Anahtar kelimeler: İkizlerden Bebeklerin Kulu İkiz Enjeksiyon Ambulans Dünyaya Servisi Erken Doktor
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kulu 1. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkillerinden ...'ün 15.06.2014 tarihinde ... Devlet Hastanesinde erken doğum yapması sonucu dünyaya gelen ikiz bebeklerin ... Devlet Hastanesinde Yeni Doğan Servisi bulunmadığından ambulans ile davalı hastaneye sevk edildiğini, ancak tedavi sırasında davalı hastane doktor ve çalışanlarının yanlış tedavi ve enjeksiyon uygulaması nedeniyle ikizlerden davacı ...'un kolunda dolaşım bozukluğu meydana geldiğini ve sonrasında da kolunun kesildiğini, müvekkillerinin hem bedensel hem de ruhsal anlamda büyük bir çöküş yaşadıklarını, hastane, ilaç, yol gibi çeşiti masraflar yaptıklarını, maddi anlamda da kayıplarının olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkillerinin her biri için 1,000.00 TL maddi, Umut için 200.000,00 TL, Bayram ve ... için ayrı ayrı 100,000.00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacılardan ...'un 28 haftalıkken anne karnındaki gelişimini tamamlamadan dünyaya geldiğini, yeni doğan servisinde yoğun bakımda yatan bir bebeğin tedavisinin belli riskleri de beraberinde getirdiğini, bebeğin takip ve tedavileri sırasında gerekli sıvıların ve ilaçların uygulanabilmesi için damar yolu açılması gerektiğini, açılan damar yolundan uygulanan ilaçların bazen cilt altına sızarak cilt lezyonuna neden olabildiğini, bu durumun herhangi bir ihmal veya kusurdan kaynaklanmayan bir komplikasyon olduğunu, müvekkili hastane tarafından söz konusu komplikasyonu gidermeye yönelik gerekli konsültasyonları ve tedavileri uyguladığını, olayda müvekkiline izafe edilebilecek bir kusur bulunmadığı savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kusur oranının tespiti için ... Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyelerinin düzenlediği bilirkişi raporu ve davacılar vekilinin itirazı üzerine alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu 7. Adli Tıp İhtisas Kurulunun raporunda davacı küçüğün tedavisine katılan sağlık personelinin eylemlerine herhangi bir tıbbi hata atfedilemediği, hizmeti sağlık çalışanları aracılığı ile yürüten idarenin dosya içerisindeki mevcut belgelere göre görünür bir hatasının saptanmadığı, adli tıbbi uygulamalarda tıbbi hata tespit edilmeyen durumlarda maluliyet oranı tespiti yapılmadığının bildirildiği, davalının sorumluluğuna gidilebilmesi için dava konusu küçüğün kolunun kesilmesi olayında davalının kusurlu olması gerektiği, bilirkişi raporlarına göre davalının kusurlu bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; Mahkemece alınan bilirkişi raporunda yapılan tespitlere göre davalı hastane personelinin müvekkilinin kolunda morluk oluşuncaya kadar olayı fark etmediği, hastayı ihmal etmek suretiyle tedbirsiz ve dikkatsiz davrandığı sonucuna ulaşıldığını, bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere dolaşım bozukluğunun geçici olduğunu, ancak olayın meydana geldiği 09.07.2014 ile 19.07.2014 tarihleri arasında 10 gün boyunca dolaşım bozukluğunun giderilemediğini, müvekkiline uygulanan tedavide geç kalındığını, bilirkişi raporunun kendi içerisinde çelişkili olduğunu, Mahkemece müvekkili ...'un mevcutlu olarak Adli Tıp Kurumu'na gönderilmediğini, müvekkilinin kolunun omuzuna yakın bir bölgeden kesildiğini, kolun kesildiği yerin doğru olup olmadığı hususunda bir araştırma yapılmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vekalet ilişkisinden kaynaklı hekim hatası iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle Mahkemece aldırılan ATK raporu ile bilirkişi kurul raporlarının birbiriyle uyumlu olmasına, meydana gelen tıbbi sonucun komplikasyon olarak nitelendirilmesine, davalı hastaneye sorumluluk yüklenemeyeceğinin anlaşılmasına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Temyiz eden taraf harçtan muaf olduğundan peşin alınan harcın iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!