Anahtar kelimeler: Ambulans Adıyla Kapanmadan Ayakta Hastalara Başbakanlık Ruhsatlandırılmış Acil Teşhis Genelgesi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 28. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin ... ve kapanmadan önce ... adıyla tek sağlık kuruluşu olarak ayakta teşhis, tedavi ve ambulans hizmetleri sunduğunu, bu hizmetlerin Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış olduğunu, 26.06.2008 tarihli ve 26918 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Başbakanlık Genelgesi uyarınca bu tarihten itibaren sosyal güvencesi olan acil hal kapsamındaki hastalara da sağlık hizmeti verdiğini, ancak mevzuat gereği bu hizmetlerin bedelini hastalardan tahsil edemediği gibi davalı Kurumdan da tahsil edemediğini, bunun üzerine 10.10.2017 tarihli dilekçe ile davalı Kuruma başvurarak acil hal kapsamında sunulan sağlık hizmetlerine ilişkin bedellerin tarafına ödenmesini talep ettiğini, Ankara SGK İl Müdürlüğü Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin ise 30.04.2018 tarihli yazısıyla, taraflar arasında bu konuda yapılmış bir sözleşme bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verildiğini, ne var ki Başbakanlığın ███████ sayılı Genelgesinde, davalı Kurum ile sözlemesi bulunmayıp sosyal güvencesi olan acil hal kapsamındaki hastalara sağlık tedavi hizmeti veren sağlık kuruluşlarının Kuruma fatura kesmek suretiyle bedel tahsil edebileceklerinin öngörüldüğünü, bu nedenle talebin reddine ilişkin işlemin mevzuata aykırı olduğunu ileri sürerek; Kurumun 30.04.2018 tarihli yazısıyla müvekkili hakkında tesis ettiği işlemin iptali ile acil hal kapsamında verilen hizmet bedellerinin Kurum tarafından ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; taraflar arasında sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi bulunmadığını, Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) hükümleri uyarınca, özel poliklinikler ile ağız ve diş sağlığı hizmet veren sözleşmesiz sağlık kuruluşlarınca verilen sağlık hizmetleri ile düzenlenen reçete bedellerinin müvekkil Kurumca karşılanmadığını, bu hususta davacıya da bilgi verildiğini, Kurum tarafından davacı hakkında tesis edilen işlemin mevzuata uygun olup hukuka aykırı bir durum bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının sahibi olduğu poliklinik için Sağlık Bakanlığı tarafından Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkındaki Yönetmelik kapsamında poliklinik uygunluk belgesi düzenlendiği, SUT’un (2.2.) maddesinde de açıkça belirtildiği üzere özel polikliniklerin sunduğu hizmet bedellerini Kuruma fatura edemeyeceği, fatura kesilebilmesi için Kurum ile sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi yapılması gerektiği, ancak davacının davalı Kurum ile sözleşmesinin bulunmadığı; öte yandan, Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından ülkemizdeki tüm havalimanlarındaki acil sağlık hizmetleri için 112 Acil Sağlık Hizmetlerine ait ambulans bulundurulmasına yönelik düzenleme yapıldığı, ihtiyaç duyulan acil sağlık hizmetlerinin bu birimler tarafından karşılandığı, yine SUT'un (1.5.1.3.) maddesi uyarınca sözleşmesiz özel sağlık hizmet sunucularından acil hallerde alınan sağlık hizmet bedellerinin ödenebilmesi için bu durumun Kurumun inceleme birimince kabul edilmesi gerektiği, davalı Kurumca bu yöndeki talebinin kabul edilmediğinin davacıya yazıyla bildirildiğini, davaya konu Kurum işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafın sunmuş olduğu hizmetlere ilişkin dosyaya fatura ibraz edemediği, hükme esas alınan denetime elverişli bilirkişi raporu uyarınca verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, heyetin havalimanı sağlık uygulamalarını, bu yerlerde acil vakalara hangi kurumların müdahale ettiğini bilen ve havalimanı bünyesinde acil sağlık hizmeti deneyimi olan doktorlardan oluşması gerektiğini, müvekkiline ait polikliniğin kapanan Atatürk Havalimanında ve halen Ankara Esenboğa Havalimanında görev yapan tek sağlık kuruluşu olduğunu, bu iki havalimanında Sağlık Bakanlığına bağlı 112'nin çalışmadığını, SUT'un Acil Sağlık Hizmetlerine ilişkin hükümlerinde, sözleşmesiz sağlık kuruluşlarının Kurumun sağlık yardımlarından faydalanan kişilere acil hallerde sundukları hizmet bedellerini Kuruma nasıl fatura edeceklerinin izah edildiğini, zira acil vakalara müdahalenin sözleşmeli veya sözleşmesiz her tür sağlık kurumu tarafından yapılmasının kanuni zorunluluk olduğunu, acil sağlık hizmeti bedellerine ilişkin mevzuatın çok açık olup sözleşmesi olsun ya da olmasın sağlık kuruluşlarınca acil sağlık hizmeti sunulan hastadan bedel talep edilemeyeceğini, bu nedenle mevzuattaki usulün takip edilerek Kuruma faturalandırma yapılması gerektiğini, bir sağlık kuruluşunun kanun koyucunun emriyle acil vakalara bedelsiz sağlık hizmeti sunup bu bedelleri hiçbir devlet kurumundan tahsil edememesinin sosyal devlet anlayışına uygun olmadığını, bunun karşılıksız hizmet sunulması anlamına geldiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davacıya ait özel poliklinik tarafından acil hal kapsamında verilen sağlık hizmeti bedellerinin ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddi yönündeki Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, hükme esas alınan denetime elverişli bilirkişi raporunda, SUT’un (2.2.) maddesi uyarınca özel polikliniklerin sunduğu hizmet bedellerini Kuruma fatura edemeyeceği, fatura kesilebilmesi için Kurum ile sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi yapılması gerektiği, ancak davacının davalı Kurum ile sözleşmesinin bulunmadığı, yine SUT'un (1.5.1.3.) maddesi uyarınca sözleşmesiz özel sağlık hizmet sunucularından acil hallerde alınan sağlık hizmet bedellerinin ödenebilmesi için bu durumun Kurumun inceleme birimince kabul edilmesi gerektiği, davalı Kurumca SUT hükümleri çerçevesinde yapılan inceleme sonucunda ise davacının bu yöndeki başvurusunun reddine karar verildiği, Kurum işleminde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.