Anahtar kelimeler: Binadaki İnşaa Katlı Müteahhit Dahili Mirasbırakanı Bina Arsa Kesinlik İnşaat
3. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davacılar ... ve ... vekili, katılma yoluyla davacı ... vekili ile davalılardan ...vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; davalı müteahhit ... ile diğer davalıların mirasbırakanı olan arsa sahibi ... arasında 29.08.2012 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşmeye göre dava konusu arsa üzerine 5 katlı bina inşaa edileceği ve bu binadaki 3,5 dairenin davalı şirkete ait olacağının kararlaştırıldığını, davalı müteahhit şirket ile davacı ... arasında imzalanan aynı tarihli iş ortaklığı protokolü ile davalı şirketin müteahhidi olduğu bu inşaat ve ayrıca başka yerdeki 3,5 katlı villa projesi işinde yarı yarıya ortak olunduğunu, davacı ...'in sermaye koyma borcunu yerine getirdiğini, davacı ... ile davalı müteahhit şirketin sonradan anlaşarak davacının villa projesindeki kâr payını davalı şirkete, davalı müteahhit şirketin ise inşa edilecek binadan doğacak kâr payını davacı ...'e bırakılması hususunda anlaştıklarını, 3 dairenin koymuş olduğu sermaye ve kâr bedeli karşılığı olarak davacı ...'e teslim edildiğine dair 11.06.2014 tarihli tutanağın düzenlendiğini ve halihazırda bir dairede davacı ...'in, diğer dairede de ...'in oğlu olan diğer davacı ...'in oturduğunu, davalıların ...'in oturduğu dairenin tapu devrini gerçekleştirmediklerini, buna ilişkin davalılara çekilen ihtarnameden de sonuç alınamadığını ileri sürerek; arsa sahipleri adına kayıtlı olan 4 numaralı dairenin davacı ... adına tesciline, tescil talepleri kabul edilmez ise 4 numaralı dairenin tespit edilecek değerinin davalı müteahhit şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 100.000,00 TL üzerinden açılan dava davacılar vekilinin 30.03.2017 tarihli dilekçesi ile 250.000,00 TL olarak ıslah edilmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili; davacı ... ile 29.08.2012 tarihinde inşaat ortaklık protokolü imzaladıklarını, daha sonra 06.05.2015 tarihli protokol imzaladıklarını, 06.05.2015 tarihli protokoldeki taahhütlerini ifa etmediklerini, ortaklığın tasfiye edilmeden ve ortaklığın 06.05.2015 tarihli protokol ile tasfiye edildiği hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmadan dava açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ..., ... ve ... ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde; davacılar ile aralarında alım satım, gayrimenkul satış vaadi veya herhangi bir taahhüt vs. işlem bulunmadığını, 4 nolu dairenin tapu kaydının davalı müteahhit şirkete bir an önce devrini yapmak için davalı müteahhit şirket yetkilisi ile şifahi görüşmeler yapıldığını ancak davalı müteahhit şirketin bağımsız bölümü devralmaya yanaşmadığını belirterek, davanın reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafça, davalı ... ile yapıldığı iddia edilen adi ortaklığın tasfiyesi için işbu davanın açılmadığı, adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin bir dava açılarak davalı şirket ile diğer davalılar ..., ... ve ...'in murisleri arasındaki vekaleten yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinden davalı ... adına tescil yapılmaksızın 4 nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali cihetine gidilemeyeceği, şirket dışındaki diğer davalılarla davacılar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığı, 16.10.2017 tarihli rapora göre; her ne kadar davacı yanın davalı yüklenici şirket ile yapmış olduğu ortaklık sözleşmesi kapsamında toplam 628.950,25 TL ödemiş olduğu, 41055 ada 18 parseldeki 4 nolu dairenin tapusunu alabilmek ve 44470 ada 3 parseldeki dükkanın 1/2 hissesine sahip olabilmek için toplamda davacının sermaye taahhüdü olan 300.000,00 TL ile dükkan bedeli 400.000,00 TL olmak üzere toplamda 700.000,00 TL ödemiş olması halinde, davalı şirketten (4 nolu bağımsız bölüm davalı şirket adına tapuya tescil edildiğinde) 4 nolu dairenin tapusunu talep edebileceği, davacı yanın İş Bankası tüketici kredisinin davalıyla ortaklık ilişkisi kapsamında ödeyip ödemediği hususunun ancak ortaklığın tasfiyesine ilişkin açılacak bir davada, ortaklığın bütün değerleri, bu arada teminat bırakılan gayrimenkul unsurlar değerlendirildikten sonra anlaşılabileceği, davada ise sadece davalı şirket adına kayıtlı olmayan 4 nolu bağımsız bölümün tapu iptali tescili, olmadığı takdirde bedelinin talep edildiği, dava dışı ...'un davanın tarafı olmadığı, bu nedenle ortaklık değerlerinin tespiti ve tasfiyesi sonuçlanmadan 4 nolu bağımsız bölümün kat karşılığı inşaat sözleşmesi tarafı olan ... adına tapuya kayıt tescil edilmeden tapu iptali tescil hususunda karar verilmesinin mümkün olmadığı, davalı şirket dışında diğer davalılarla ilgili açık inançlı işlem iddiasının ve delillerinin bulunmadığı, davalı şirketin defterlerinin usulüne uygun ve düzenli tutulmamakla birlikte bilirkişiler tarafından belirlenebilen hesaplamalar kapsamında 06.05.2015 tarihli protokolün kabulü halinde dahi tespit edilebilen davacı tarafça yapılan ödeme miktarı 628,950,25 TL olmakla, davacının 41055 ada 18 parseldeki 4 nolu dairenin tapusu, davalı şirkete intikal ettiğinde alabilmek ve 44470 ada 3 parseldeki dükkanın 1/2 hissesine sahip olabilmek için toplamda 700.000,00 TL ödemesi gerektiği, ancak 628.950,25 TL ödeme yaptığının alınan raporlarla kabul edilebilir olduğu, bakiye 71.049,75 TL daha ödemesi halinde 4 nolu dairenin tapusunu davalı şirket adına kayıt ve tescil edildiğinde talep edebileceği, 4 nolu bağımsız bölümün değerinin 250.000,00 TL olmakla, protokole ve anlaşmaya konu meblağda yer alan ve ödendiği ispatlanamayan 71.049,75 TL ödeme, bu miktardan düşüldüğünde bakiye kısmı talep hakkı bulunduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile, 178.950,20 TL (250.000,00 TL-71.049,75 TL) alacağın, davalılardan ...'den tahsili ile birlikte davacılara 1/2 oranında ödenmesine, davacıların fazlaya dair talebiyle tescil isteminin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili ve davalı şirket vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı şirket vekili, katılma yolu ile davacı ... vekili ve dahili davacılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Katılma yolu ile davacı ... ve dahili davacılar ... ve ... vekili; dosyada birbiri ile çelişkili raporların olduğunu, karara esas alınan bilirkişi raporunun karar vermeye elverişli olmadığını, adi ortaklığın tasfiyesi söz konusu ise defterlerin incelenmesi gerektiğini, davaya konu dairede müvekkili ...'in halen oturduğunu, Mahkeme tarafından eksik ödemenin tamamlanıp tamamlanmayacağı sorularak sonuca göre karar verilmesi gerektiğini, müvekkili ile davalı şirket arasında adi ortaklık sözleşmesi olmadığını, taraflar arasında adi ortaklık kurulmadığını, taraflar arasında adi ortaklık var olduğu, ayrı muhasebe ve kayıtlarının tutulduğuna dair delil ve belgeler davalı şirket tarafından sunulamadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı şirket vekili; müvekkili şirket ile davacı ... arasında akdolunan 29.08.2012 tarihli "iş ortaklığı Protokolü" ile 14.08.2014 tarihli iş ortaklığı Protokolünün ve 06.05.2015 tarihli "anlaşma tutanağıdır" başlıklı Protokolün iş ortaklığının tasfiyesi talebi ile Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E. sayı ile dava açtıklarını, davanın birleştirilmesini talep ettiklerini, 11.06.2014 tarihli tutanağın sadece taslaktan ibaret olması nedeniyle herhangi bir bağlayıcılığının bulunmadığını, 1 numaralı dairenin ...'e satıldığı sabit olup bedelinin ödendiği iddia dahi edilmediğini, 06.05.2015 tarihli sözleşmenin değerlendirilmediğini, 06.05.2015 tarihli protokolün geçmişe dayalı borçların tasfiyesinin yanı sıra yeni ortaklığın karşılıklı yükümlülüklerini de düzenlediğini, esas alınması gereken 06.05.2015 tarihli Protokol doğrultusunda davacıların taahhütlerini ifa edip etmediklerinin araştırılması gerektiğini, Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyasındaki tasfiyenin sonuçlanmadan ortaklık tasfiye edilmeden verilen kararın doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı ... ile davalılardan ... arasında düzenlenen adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal tescil, olmadığı takdirde taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
1. Davacı ... ile davalılardan ... arasında 29.08.2012 tarihinde iş ortaklığı protokolünün imzalandığı hususu uyuşmazlık konusu değildir. Bu Protokolün konusu davalı şirketin müteahhit olarak üstlendiği villa projesi ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi hükümleri gereğince yapılacak olan 5 katlı bina projesine ilişkindir.
Taraflar arasında imzalanan söz konusu Protokole ilişkin olarak düzenlenen ve sadece davalı şirket tarafından imzalanan 11.06.2014 tarihli tutanakta, davaya konu binanın 5, 4 ve 2 numaralı dairelerinin davacı ...'in koyduğu sermaye ve kâr bedeli olarak teslim edildiği, bakiye 50.000,00 TL'nin 04.02.2014 tarihinde 10.000,00 TL'si ve 21.03.2014 tarihinde 20.000,00 TL'sinin tahsil edildiği, kalan bedelin bilahare ödeneceğinin belirtildiği görülmüştür.
Davacı taraf söz konusu tutanağa dayanmış ve 4 numaralı dairenin davacı ...'in kullanımında olduğunu ancak tapuda devrinin yapılmadığını ileri sürerek, dava konusu 4 numaralı dairenin davacı ... adına tesciline, tescil talepleri kabul edilmez ise tespit edilecek değerinin müteahhit şirketten tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı ... tarafından davalılar ..., ... ve dava dışı ... aleyhine davaya konu 11.06.2014 tarihli tutanağa esas olan 29.08.2012 tarihli iş ortaklığı Protokolü ile birlikte davacı ... ile yapılan 14.08.2014 ve 06.05.2015 tarihli Protokollerin tasfiyesi Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesine ████████ E. sayı ile açılan dava ile talep edilmiş ve davanın halen derdest olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, aynı taraflar arasında ve 29.08.2012 tarihli sözleşme kapsamında açılmış olan eldeki dava ile Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyası üzerinden açılmış olan davada, 11.06.2014 tarihli tutanağın dayanağı 29.08.2012 tarihli iş ortaklığı sözleşmesinin tasfiyesi talep edildiğinden davalardan biri hakkında verilecek olan hüküm diğerini de etkileyecek niteliktedir. Bu nedenle söz konusu davalar arasında bağlantı mevcut olup, gerek yargılamanın daha sağlıklı bir şekilde yürütülmesini sağlamak ve gerekse çelişkili kararlar verilmesini önlemek açısından, davaların birlikte görülmesi ve delillerin birlikte değerlendirilmesi zorunludur.
O halde, İlk Derece Mahkemesince; Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyası sonuçlanmamış ise davaların birleştirilerek yargılamanın devam ettirilmesi ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi, Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyası karara bağlanmış ise, söz konusu kararın kesinleşmesi beklenerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2. Bozma sebebine göre dahili davacılar ... ve ... vekili ile davacı ... vekilinin tüm, davalı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Bozma nedenine göre, dahili davacılar ... ve ... vekili ile davacı ... vekilinin tüm, davalı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!