Anahtar kelimeler: Anlayamadıklarını İsnadı Kuyuları Tane Sulama Takiplerinden Tarımsal Şanlıurfa Gaziantep Takibi
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/2 E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin su kuyuları ile tarımsal sulama yaptığını, davalı tarafından müvekkili aleyhine 9 tane icra takibi başlatıldığını, hangi gerekçe ile borç isnadı yapıldığını anlayamadıklarını, düzenlenen kaçak elektrik tutanaklarının usulüne uygun düzenlenmediğini ileri sürerek; müvekkili hakkında başlatılan icra takiplerinden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile müvekkili lehine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının 8 günlük süre içerisinde faturaya ve cezaya itiraz etmediğini, zamanaşımı süresi içerisinde davayı açmadığını, davacıya ait tarımsal sulama tesisinde yerinde yapılan kontrolde kaçak tespit tutanağının düzenlendiğini, davacının elektrik enerjisi kullanmadan sulu tarım yapabilmesinin imkansız olduğunu, davacının ÇKS kayıtlarına göre devletten sulu tarım desteği almasının elektrik enerjisi almadığı yönündeki iddiasını çürüttüğünü savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ispat külfeti üzerinde olan davalı tarafın, usulüne uygun şekilde yapılan ön inceleme duruşma davetiyesi ve ihtara rağmen, kanunun tanıdığı süreler içerisinde, usulüne uygun olarak dava konusu tahakkuklar nedeniyle alacağının varlığını ispatlar kayıt ve belgeleri sunmadığı, incelenen takip dosyaları kapsamında kaçak tahakkuku veya kaçak tespitinin yapıldığı mahalli tespit eder herhangi bir kayıt bulunmadığı, bu sebeple davalı taraf alacağının denetlenemediği, teksif ilkesi gereği delillerin tanınan süre içerisinde sunulması gerektiği, incelenen dava ve takip dosyaları kapsamında davanın konusunu oluşturan tahakkuk dayanağı fatura veya kaçak tespit tutanaklarının bulunmadığı, bu sebeple alacağın varlığının incelenemediği ve denetlenemediği, dosyanın geldiği aşama dikkate alındığında delil bildirme ve toplama süreçlerinin tamamlanmış olduğu, dosya kapsamına göre ispat külfeti üzerinde olan davalı tarafın alacağın varlığı ve miktarını usulüne uygun olarak ispat edemediği gerekçesiyle; davanın kabulüne, davacının Şanlıurfa 1. İcra Müdürlüğünün ..., ..., ..., ..., Şanlıurfa 2. İcra Müdürlüğünün ... ve ..., Şanlıurfa 3. İcra Müdürlüğünün ... ve ..., Şanlıurfa 4. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyalarından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; Mahkemece, tensip ara kararında müvekkili şirketin davacıya ait belgeler istenmişse de, bu müzekkerenin akıbeti sorulmadan cevabını beklenmeden karar verildiğini, tahkikat için ayrı bir duruşma günü tayin edilerek müvekkilinin usulüne uygun gösterdiği deliller toplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, Mahkemece ön inceleme duruşması yapılmışsa da, özellikle davalı müvekkilimizin dava dilekçesinde bildirdiği delilleri toplamadan, bir kısım davalı delilleri beklenmeden karar verilmesinin hukuki dinlenilme hakkına, adil yargılanma haklarına aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili şirketten istenen belgelerin yargılamayı geciktirme amacı taşımadığını, celse talikine yol açmadığını, söz konusu dava dosyasına konu olan ve tahakkuk edilen kaçağın aynı zamanda davacının da dayandığı delil olup bu hususta gerekli araştırma ve inceleme yapılması gerektiğini, tutanak mümzilerinin dinlenmeden karar verildiğini, Mahkemenin yazısı ile delillerin istenilmesinin belli süreye bağlı olmayacağını, müvekkili şirket bünyesinde birden fazla işletme bulunduğunu, şirkete karşı açılan kaçak ve cezalı faturalarla ilgili bilgi ve belgelerin ulaşılması konusunda hepsinin farklı bölgelerde bulunulmasından dolayı Mahkemenin vermiş olduğu yasal süre içerisinde toparlanmasının mümkün olmadığını, birden fazla kaçak tespit tutanağı mevcut olması davacının kötü niyetli olduğunu ve söz konusu davasında haklı olmadığını gösterdiğini savunarak, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kaçak elektrik kullanımı nedeniyle tahakkuk edilen faturaların tahsili için başlatılan icra takipleri dolayısıyla borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; İlk Derece Mahkemesince 05.01.2022 tarihli müzekkere ile, davalı şirketten kaçak elektrik tespit tutanakları, tutanak mümzilerinin bilgileri, davacının aboneliğine ilişkin tüm tüketim kayıtları istenilmiş, 17.05.2022 tarihli ilk duruşmada da DEDAŞ'a yazılan yazıya yanıt verildiği belirtilmiş, ancak aynı duruşmada davalının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 139/1-ç ve 140/5 maddeleri gereğince davalı şirket vekiline dilekçesinde gösterdiği ancak henüz sunmadığı belgeleri Mahkemeye sunmak üzere iki haftalık kesin süre verildiği, kesin süre zarfında bu belgenin sunulmamış olması halinde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtar edildiği, usulüne uygun yapılan ön inceleme duruşma davetiyesine karşı davalı yanca davaya konu kaçak elektrik tespit tutanakları ve borca ait belgelerin dosyaya ibraz edilmediği gerekçesiyle davalının davaya konu icra takiplerine dayanak kaçak elektrik kullanımına ilişkin bilgi ve belgelere ait delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.
Bu durumda, davalı tarafça her ne kadar kesin süre içerisinde delil bildirilmemiş ise de, 17.05.2022 tarihli duruşma tutanağında davalı şirket tarafından müzekkereye cevap verildiğinin belirtilmesi, duruşmanın davacının davasını ıslah etmek üzere talik edilmesi ve yargılamanın uzamasına sebebiyet verilmemesi de göz önüne alınarak söz konusu müzekkere cevabının değerlendirilmesi gerekirken, müzekkere cevabı yok sayılarak karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; 17.05.2022 tarihli duruşmadan önce gönderildiği anlaşılan müzekkere cevabına ekli bilgi ve belgeler incelenip sonucu dairesinde karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle davanın reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!