"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza MahkemesiSAYISI : ███████ E., ████████ K.MALEN SORUMLU : ....SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesiTEMYİZ EDENLER : Katılan ... İdaresi vekili, sanık ..., sanık ...TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî düzeltilerek onamaSanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I-Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü AçısındanKatılan ... İdaresi vekilinin temyiz talebinin münhasıran sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,II-Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü AçısındanOlay tutanağına göre, 21.12.2013 tarihinde kolluk kuvvetlerinin Baykan Sulh Ceza Mahkemesinin ████████ Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden sanık ...'ın kiraladığı, ancak sanık ...'ın sevk ve idaresindeki 34 KT 0307 plakalı araca dur ihtarında bulunulduğu, ancak aracın kaçtığı ve bir müddet sonra araç durdurularak yapılan aramada, aracın bagajında ve arka koltukları üzerinde üstleri örtülü şekilde toplam 1.198 karton kaçak sigara ele geçirilen olayda, sanık ...'ın kiraladığı aracı sanık ...'a verdiğini, ancak aracın suçta kullanılacağını bilmediğini beyan ettiği görülmekle, sanık ...'ın savunmasının aksine eyleme iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığından beraati yerine mahkûmiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.III-Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü AçısındanOlayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3. maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde;10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesinin ''3/23." olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,2. Sanığa verilen gün adlî para cezasının paraya çevrilmesi sırasında adlî para cezasının bir gün karşılığı belirlenirken 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi yerine 52. maddesinin yazılması,3. 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı iptal kararı nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,4. İddianamede davaya konu kaçak sigaların müsaderesi talep edilmediği gibi Mahkemece de 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesinden ek savunma hakkı alınmadan yazılı şekilde kaçak sigaraların müsaderesine karar verilmesi,5.Suçtan doğrudan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan Gümrük İdaresinin Mahkemece katılmasına karar verildiği halde gerekçeli kararda sıfatının ''katılan'' olarak gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,6.Suçtan doğrudan zarar gören ve davaya katılan ... İdaresi lehine karar tarihi itibarıyla verilen vekalet ücretinin ''sanıklar ... ve ...'tan eşit oranda alınmasına'' karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,7. Sanık ...'un tutuklulukta ve gözaltında kaldığı sürelerin aldığı cezadan 5237 sayılı Kanun'un 63. maddesi uyarınca mahsup edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, sanıklar ... ve ...'un temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, kısmen oy çokluğuyla BOZULMASINA, 16.06.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OYBaykan Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2015 gün ve ███████ E. ████████ nolu kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında verilen 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet ve sanık ... hakkında verilen beraat hükümlerinin temyiz edilmesi sonrasında heyetimizce yapılan incelemesi neticesinde;Sanık ... hakkında verilen beraat kararının oy birliği ile onanmasına, sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmünün oy birliği sübutu kabul edilmesiyle neticesi itibarıyla 5607 sayılı Yasa değişikliğinin sanık lehine değerlendirilebilmesi amacıyla bozulmasına dair oy birliğiyle alınan karara katılmaktayız. Ancak, sanık ... hakkında suçun sübuta ermediğine ve beraati gerektiği halde mahkûmiyetine ilişkin ilk derece mahkemesinin yerinde olmadığına dair sayın çoğunluk görüşüne katılmamaktayız.Yani sayın çoğunluk görüşü ile aramızdaki görüş aykırılığı sanıklardan ...'nın suçunun sübutuna ilişkindir.Dosya kapsamı incelendiğinde hakkında beraat kararı verilen sanık ... ile ... kardeştir. Hakkında mahkûmiyet kararı verilen ... ile sanık ...'nın da bir kaç kez halı saha maçı oynama dışında ilişkilerinin olmadığı bizzat savunmalarında belirtmiş olmakla birlikte sabittir. Buna rağmen sanık ...'nın kendi adına araba kiralayıp sanık ...'ın kullanımına tahsis ettiği ve Serkan tarafından da suçta kullanılması hali tarafımızdan anlamlandırılmadığı gibi sanık ...'ın da aracı ... ile birlikte kiraladıkları yönündeki savunması karşısında her iki sanığında birlikte hareket ettikleri sabit olup Baykan Asliye Ceza Mahkemesince sanık ... yönünden suçun sübuta ilişkin değerlendirilme tarafımızdan yerinde görüldüğünden, sayın çoğunluğun beraati gerektiğine yönelik bozma kararına gerekçe yönünden katılamıyoruz ve sanık ...'ın sübuta eren eylemi nedeniyle sanık ... ... hakkındaki bozma gerekçesi gibi lehe yasa değişikliği nedeniyle bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle sanık yönünden karara muhalifiz.
Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!