Anahtar kelimeler: Yüke Çekince Hasarsız Temiz Sağlam Emtialar İçermeyen Emtiaları Emtiaların Vaziyette

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu emtialar sağlam, eksiksiz ve hasarsız bir vaziyette, yüke ilişkin yazılı hiçbir çekince içermeyen temiz taşıma senedi ile davalı taşıyıcıya teslim edildiğini, ancak ne var ki emtialar davalının sorumluluğu altında yapılan taşıma işlemleri esnasında hasarlandığını, bu nedenlerle ilgili mevzuat hükümleri gereği eksiksiz ve hasarsız olarak emtiaları teslim alan davalı taşıyıcının kendi sorumluluğu altında yapılan taşıma işlemleri esnasında emtiaların hasarlanmasına sebebiyet vermesi nedeniyle doğan zarardan sorumlu olacağının kabulü gerekeceği, dava konusu edilen emtiaların hasarlanması ilgili olarak gerekli tüm incelemeler ve araştırmalar yapılmış olup inceleme ve araştırma sonucu tanzim edilen ekspertiz raporuna istinaden müvekkili şirket tarafından poliçe teminatı kapsamında bulunan hasar bedeli olarak dava dışı sigortalı firmaya 11.067,37-TL tazminat bedeli ödendiği ve bu ödeme karşılığı dava dışı sigortalı firmadan temlik iradesini içerir ibraname belgesi alındığını, bilindiği üzere sigortacı Türk Ticaret Kanunu madde 1409 ve 1421 hükmü uyarınca geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra kural olarak oluşan rizikolardan sorumlu olduğu, sigortacı sigorta güvencesi sağladığı rizikoya bağlı olarak meydana gelen zarar/hasar için TTK 1427 vd hükümleri uyarınca tazminat ödemekle yükümlü olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Halefiyet” başlıklı 1472. maddesine göre; “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.” 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 183. ve 189. maddesine göre; “Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir….Alacağın devri ile devredenin kişiliğine özgü olanlar dışındaki öncelik hakları ve bağlı haklar da devralana geçer. Asıl alacakla birlikte işlemiş faizler de devredilmiş sayılır.” Halefiyet ilkesinden yararlanan sigortacı, sigortalısına tazminat ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren/sigortalı yerine geçer ve sigortalının 3. kişiler karşısındaki dava hakkı tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal ettiğini, sigortacı, ödeme yaptığı tarih itibariyle 3. şahıslara rücu edebileceği, bu nedenlerle davacı müvekkili sigortacı şirket tarafından dava dışı sigortalı firmaya yapılan tazminat ödemesi ile işbu davada davacı müvekkili şirketin halefiyet ilkesi gereği dava ehliyetine sahip olduğunun kabulü gerekeceği, sigorta poliçesinin geçerli olduğu bir dönemde meydana gelen hasar ile ilgili olarak dava dışı sigortalı firmaya tazminat ödemesi yapıldığından ödeme dekontu ile türk ticaret kanunu hükümleri gereği halefiyet şartları, temlik iradesini içerir ibraname belgesi ile de borçlar kanunu hükümleri gereği alacağın temliki şartları oluştuğu, zira bahsi geçen (temlik iradesini içerir) ibranamede sorumlululara karşı rücu hakları kayıtsız ve şartsız olarak müvekkili davacı şirkete devredildiğini, böylece müvekkili şirketin hem halefiyet (TTK m 1472 hükümleri) kapsamında hem de alacağın temliki (BK m 183 vd hükümleri) kapsamında işbu davada dava dışı sigortalı firmaya ödenen tazminat bedelinin rücuen tahsiline ilişkin sigortalının haklarına halef olduğu ispat edildiğini, borca ve ferilerine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ederek takibin durmasına neden olan davalı-borçlunun Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... E. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazları ile ilgili olarak icra takibinin 2.469,91-TL'lik kısmına ilişkin haksız ve kötüniyetli tüm itirazlarının iptali ile takibin icra takibindeki takip talebinde belirtilen şartlarda devamına karar verilmesini, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davanın Bulgaristan'da bulunan ... firması ile Türkiye'de bulunan dava dışı sigortalı .... Dış Ticaret Ltd. Şti arasında gerçekleşen uluslararası kara yolu taşımasından kaynaklandığını, "Karayoluyla Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesine İlişkin Anlaşma" (CMR) hükümlerine tabidir. Şöyle ki; CMR m. 1: "Bu anlaşma, sözleşmede belirtildiği gibi yükleme yeri ile teslim için belirlenen yerin iki ayrı ülkede olması halinde, ücret karşılığında yüklerin taşıt ile karadan taşınmasına ait her sözleşmeyi kapsar. Bu ülkelerden en az birinin Akit ülke olması zorunludur." Taşımada gerçekleştiği iddia olunan hasar müvekkil şirket sorumluluğunda olmayıp sorumluluk dava dışı sigortalı-alıcı firmada olduğu, bu nedenle husumet itirazı olduğundan davanın usulden reddi gerektiği, CMR'nin taşımacının sorumluluğuna dair 17. Maddenin 4(c) fıkrasına göre; "Yükün gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden kişiler tarafından alınması, taşınması, yüklenmesi, yığılması veya boşaltılması halinde taşımacı sorumlu tutulamayacaktır." Müvekkil ile ... arasındaki anlaşma yükün antrepoya teslimi şeklinde olup uyuşmazlık konusu gönderi işbu anlaşmaya uygun olarak ... Depo'ya teslim edilmiş ve depodan teslim alınması için gereken iç nakliye alıcı tarafça üstlenildiği, dava konusu gönderinin iç nakliyesi, müvekkil şirket tarafından organize edilen bir araç ile müvekkili şirket sorumluluğunda gerçekleştirilmediğini, müvekkili şirket tarafından davaya konu gönderi tam ve hasarsız olarak ... Depo'ya teslim edildiğini, yükün tam ve gereği gibi antrepoya getirilmesi ve işlemlerinin tamamlanmasının ardından ...'ın "....", 24.02.2023 günü, 10:49:21'de müvekkil şirket ilgililerine, ilettiği e-postada, yükün ... plakalı araçla .... (TCKN: ....) adlı personelleri tarafından alınacağı ve ayrıca bu kişinin firma adına elleçleme yapma yetkisi olduğu bildirildiğini, iç nakliyenin dava dışı sigortalı Makromed tarafından üstlenildiğine dair yazışmalar cevap dilekçesi ekinde yer aldığını, uyuşmazlık konusu gönderi, 24.02.2023 günü 14:39:08'de ... tarafından .... Depo'dan sağlam ve eksiksiz olarak teslim alındığını, imzalı depo çıkış fişi dilekçe ekinde sunduklarını, Nitekim dava dilekçesi ekinde sunulan ekspertiz raporunun 3.sayfasında; "Gümrük giriş işlemleri sonrasında 27.02.2023 tarihinde ... plakalı araç ile antrepodan teslim alınarak aynı gün sigortalıya teslim edildiği..." yönünde belirlemede bulunulduğunu, dava konusu gönderinin müvekkili şirket tarafından antrepoya tam ve sağlam teslim edilmesinin ardından dava-dışı sigortalı tarafından üstlenilen iç nakliyede hasara uğraması karşısında zarar ile müvekkili fiil eylemleri arasındaki illiyet bağı kesildiğini, iddia olunan zarardan müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, davacı firmanın temin ettiği ekspertiz raporunda da gösterildiği üzere, oluşan zarardan müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, davacının talebine konu alacak likit (belirlenebilir) olmadığından ve ancak yargılama ile belirlenebileceğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini, izah edilen nedenlerle hasara neden olan eylemler dolayısıyla müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine, davacının haksız ve kötü niyetle açtığı dava sebebiyle, dava değerinin %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine ve her türlü yargılama giderinin ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, taşıma ilişkisinden kaynaklı rücuan tazminat istemiyle İİK'nun 67. Maddesine göre başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın taşıma hizmeti kapsamında oluşan zarardan sorumluluğun kime ait olduğu, zarar miktarı ve davacı sigorta şirketinin rücuan tazminat isteminde bulunup bulunmayacağına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.Takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 11.067,37 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu, itirazın iptali talebinin 2.469,91 TL üzerinden kısmi olarak istendiği anlaşılmıştır.Mahkememizce yapılan yargılamada taşıma uzmanı ve sektör bilirkişiden rapor alınmıştır. Alınan bilirkişi raporunda; "...Yurt dışından gelen yükün ... depoya teslimi aşamasında yükün dış ambalajında hasar olmadığı, teslim formunda herhangi bir şerh olmadığı, ... depodan yükün Alıcının organize ettiği .... plakalı araçla yapıldığı ve bu aşamada da dış ambalajda hasar tespit edilmediği görülmüştür. Dosyaya sunulan tüm belgeler incelendiğinde yükün alıcıya ulaştığında hasarın tespiti yapılmıştır. Gönderici kendi yük üzerindeki tasarruf hakkını kullanarak organize ettiği araçla yük aldırmış, gönderdiği personele elleçleme yetkisi vermiş fakat yükün ... depoya indirildiği ve yükün yüklenmesi aşamasında hasar olduğu tespit edilememiştir. CMR sözleşmesine göre gönderici yük üzerindeki tasaruf hakkını kullanarak kendi gönderdiği araçla ve kendi görevlendirdiği personelle taşıma işlemini yaparsa bu aşamasında oluşacak hasardan taşıyıcıyı sorumlu tutulamaz, tüm sorumluluk göndericiye geçmiş olur. Davalının taşıma aşamasındaki sorumluluğunun ortadan kalktığı ve yükün hangi aşamada hasar gördüğünün tespit edilemediği..." belirtilmiştir.Tüm dosya kapsamı, ekspertiz raporu, alınan bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli olması, davalının taşıma aşamasındaki sorumluluğunun ortadan kalkması ve yükün hasar gördüğü aşamanın belirsiz olması hususları da dikkate alınarak ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafın kötüniyetle hareket ettiği sabit olmadığından davalının kötüniyet tazminat talebinin de reddine karar verilerek aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE, 2-Davalı vekilinin kötüniyet tazminat talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 615,40TL ilam harcından peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 2.649,91TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,7-HMK’nın 333. maddesi gereği hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ...¸e-imzalıdır