Anahtar kelimeler: Fasial Felci Akıntı Kulakta Kbb İşitme Sinirlerine Azlığı Ağrı Aksaray
3. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 3. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince ve feri müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı vekili; müvekkilinin sağ kulakta ağrı, akıntı ve işitme azlığı şikayetiyle davalı ...’ün çalıştığı hastane olan diğer davalı ...'nin KBB bölümüne 21.06.2013 tarihinde tedavi için başvurduğunu, davalı hekim tarafından yapılan ameliyat esnasında müvekkilinin fasial sinirlerine kalıcı zarar verildiğinden gerçekleştirilen yanlış tedavi ve bunun sonucunda yüz felci ve kalıcı hasar gördüğünü, eksik ve yanlış tedavi sırasında hem ayıplı hizmete bedel ödediğini hem de davalı tarafça verilen hasarın giderilmesi için başka sağlık kuruluşlarına gitmek zorunda kaldığını ileri sürerek, 50.000,00 TL manevi tazminat ile yapılan harcamalar için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8.035,27 TL maddi tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili; asıl dava dosyasındaki beyanlarını tekrar ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik meslekte kazanma gücü kaybı ve iş göremezlik tazminatı olarak 100.000,00 TL' nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen davada davalı ... vekili; davacıya ameliyat öncesi ameliyatın taşıdığı riskler konusunda bilgilendirme yapıldığını, davacının yüz felci olma ihtimali dahil olmak üzere ameliyattaki riskleri kabul ederek ameliyata girdiğini, ameliyattan sonraki dördüncü saatte fasial paralizinin fark edildiğini ve kısmi felç olması nedeniyle ilaç tedavisi uygulandığını, davacıya ayaktan pansumana gelmesi önerisi yapılarak davacının taburcu edildiğini, ancak davacının ameliyat sonrası bir kez pansumana geldiğini ve sonrasında kontrole gelmediğini, müvekkilinin olayda kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Asıl ve birleşen davada Şirket vekili; müvekkilinin kusuru bulunmadığını, hastanın ameliyatın risklerini konusunda aydınlatıldığını, onam formunu imzaladığını, davacının 24.6.2013 tarihinde tedavisi ayaktan düzenlenerek ayaktan pansumana gelmesi önerisi ile taburcu edildiğini, ancak davacının ameliyat sonrası 1 kez pansumana geldiğini ve sonrasında kontrollerine gelmediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Feri müdahil vekili; sigortalı hekim ve hastanenin sorumluluğunu doğuracak herhangi bir tıbbı uygulama hatası olmadığını, ortaya çıkan zararın herhangi bir tıbbi kusurdan bağımsız olarak tortaya çıkaln komplikasyon olduğunu ve mümkün olan en erken zamanda tedaviye başlandığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin 25.02.2021 tarihli kararıyla; asıl davanın kısmen kabulüne, asıl davada talep edilen tedavi giderleri yönünden 4.247,60 TL nin dava tarihi olan 10.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin 3.787,67 TL'lik talebin reddine, asıl davada talep edilen manevi tazminat talebi yönünden takdir edilen 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 21.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine; birleşen davanın kabulüne, geçici ve kalıcı iş göremezlik bedeli olan 945.787,62 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmiş; karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin 15.09.2021 tarihli kararıyla; asıl davada yönünden, davalı vekilinin tedavi giderlerinin kısmen kabulüne dair verilen karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, karar tarihi itibariyle karar kesin olduğundan usulden reddine, taraf vekillerinin manevi tazminatın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurularının esastan reddine; birleşen dava yönünden, taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, birleşen davada verilen kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda, komplikasyonun tanısı ve tedavisinde eksiklik olduğu, davalı ....'ün uygulamalarının tıp kurallarına uygun olmadığının tespit edildiği, davacının maddi manevi zararlarından davalıların sorumluluğu olduğu gerekçesiyle, asıl davada talep edilen tedavi giderleri yönünden 4.247,60 TL'nin dava tarihi olan 10.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin 3.787,67 TL'lik talebin reddine, asıl davada talep edilen manevi tazminat talebi yönünden takdir edilen 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 21.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davada; talep edilen geçici iş göremezlik bedeli 70.603,25 TL, kalıcı iş göremezlik bedeli 676.564,59TL olmak üzere toplam 747.167,84TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl davadaki hükümler kesinleşmiş olduğundan asıl davayla ilgili de yeniden hüküm kurulmasının hatalı bulunduğu, birleşen dava yönünden, Dairenin İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına dair 15.09.2021 tarihli kararında belirtildiği üzere, hükme esas alınan ATK raporunda "kronik otit cerrahisinde ameliyat sonrası hemen gelişen fasial paralizilerinde fasial sinir eksplorasyonu yapılmasının gerektiği, bunun yapılmadığı durumlarda ileri bir merkeze sevkinin uygun olduğu cihetle gelişen komplikasyonun tanısı ve tedavisinde eksiklik olduğu ...'ün uygulamalarının tıp kurallarına uygun olmadığı" açıkça belirtildiği, davalı tarafın kabulünde olan, davalı doktorun ameliyat sonrası 4. saatte gerçekleşen yüz felci komplikasyonundan haberdar olduğu halde ATK raporunda belirtilen hususta gerekli önlemi derhal almayıp veya hastayı tespit edilen bu durum nedeniyle ileri bir merkeze doğrudan sevketmediği görüldüğünden kusurlu olduğu, Adli Tıp Raporunda, %100 oranıda geçici iş göremezliğin 18 aya kadar uzayabileceği görüşü doğrultusunda davacının olaydan sonra 18 ay boyunca %100 malul olduğu ve bu dönemde çalışamayacağı kabul edilerek 70.603,20 TL tazminat hesabı yapılmış ise de davacı tarafından bu döneme ilişkin maaş bordrolarının dosyaya sunulduğu ve bu dönemde 2013 yılı Kasım ayı bordrosunda bir maaş ödemesinin olmadığı, yine 2013 Eylül, Ekim ve Aralık ayındaki maaş ödemelerinin eksik yapıldığı, bu aylar dışında kalan tüm bordrolarda davacının maaşını tam olarak aldığı, davacının bu süre zarfında çalışmasına devam ettiği ve maaşlarını aldığının görüldüğü, iyileşme süresi içinde zarar görenin hiç bir gelir elde etmediği varsayımında hareketle hesaplanan geçici iş göremezlik tazminatında, bu süre içinde elde edilen gelirin tamamının yeniden tazminine karar verilmesi ise davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vereceği, bu dönemde, davacının çalışmadan maaşlarını aldığı da ispatlanmadığına göre, davacının bu dönem için zararı da ancak maluliyetinden dolayı daha fazla efor harcayarak çalışacak olmasından dolayı en fazla almış olduğu 70.603,25 TL'nin maluliyet oranı olan %11,3'üne isabet eden 7.978,17 TL olduğu, çalışıldığı anlaşılan bu dönemde sürekli maluliyet tazminatında bilinen dönem hesabına dahil edileceği, bununla birlikte davacı için çalışamadığı anlaşılan 2013 yılı Kasım ayı ile eksik çalıştığı anlaşılan 2013 Eylül, Ekim ve Aralık ayı için geçici iş göremezlik tazminatı hesabı yapılabilirse de hükme esas alınan raporda bu aylar için bir tazminat hesabı yapılmadığı ve davacının bu hususta bir istinaf itirazının bulunmadığı dikkate alındığında bu dönem için çalışılamamasından dolayı tazminat hesaplanmayacağı, bu durumda davacının davalılardan talep edebileceği, sürekli iş göremezlik tazminat tutarının 684.542,76 TL olduğu gerekçesiyle, asıl davaya ilişkin İlk Derece Mahkemesinin 25.02.2021 tarihli kararı kesinleşmiş olduğundan, asıl davaya ilişkin tüm hükümlerin kaldırılmasına, asıl dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına; davacı vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekili ve feri müdahilin birleşen davada istinaf başvurusunun kabulü ile, Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulurak, birleşen davanın kısmen kabulüyle; 684.542,76 TL sürekli iş göremezlik tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde taraf vekilleri ile fer'i müdahil vekili temyiz yoluna başvurmuşlardır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili; davacıya ameliyat öncesinde bilgi verilerek, ameliyatta olabilecek risklerden de bahsedildiğini, dolayısıyla müvekkillerin aydınlatma yükümlülüklerini yerine getirdiğini, orta kulak ameliyatlarında yüz siniri felci geçirme ihtimalinin çeşitli bilimsel yayınlara göre %0,6 ile %3.7 arasında değişmekte olduğunu, davacının ameliyat sonrası 4. saatte yüz felci geçirdiğinin tespit edildiğini, müvekkil doktorun gerekli dikkat ve özeni göstererek yüz felci için gerekli tedbirleri aldığını ve komplikasyonun tedavisi için basiretli bir vekil gibi dikkat ve özen yükümlülüğüne uygun olarak tedavi önerdiğini, nitekim kısmi yüz felci, sinirlerde gerçekleşen ödeme işaret ettiğinden müvekkil doktor tarafından cerrahi bir müdahale yapılmadığını, hastayı pansumana geldiği son gün olan 24.06.2013 tarihinde gördüğünü söz konusu pansuman sırasında davacıya Ankara’ya gitmesi konusunda telkinde bulunduğunu, kusur durumuyla ilgili yeniden bilirkişi heyetinden rapor almadan verilen kararın hukuya aykırı olduğunu, davacının yabancı para cinsinden kazandığı geliri üzeriden tazminat hesabı yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, tazminat hesabının hatalı olduğunu, hakkaniyet indirimi yapması gerektiğini belirterek kararın bozulmasının istemiştir.
Davacı vekili; davacının çalışmış olduğunun kabulü ile geçici iş göremezlik tazminatına hak kazanamayacağı belirlemesinin hatalı olduğunu, davacının aile şirketinde çalıştığında mağduriyetinin artmaması için kendisine bir kısım ödemeler yapıldığını, ancak bu dönemde yüzünün şekli nedeni ile çalışabilmesinin mümkün olmadığını, tazminat hesabına ilişkin bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, asıl ve birleşen davada vekalet ücretinin ayrı ayrı hesaplanması gerektiğini, müvekkilin maluliyet oranı %14 olarak belirlenmiş iken %11,3 oranından hesaplama yapılarak karar verildiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
Fer'i müdahil vekili; kusura yönelik, eksik inceleme sonucu karar verildiğini, Üniversite Hastanelerinde görev yapan hekim kurulundan oluşan bir heyetten de rapor alınarak karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vekalet ilişkisinden kaynaklı hekim hatası iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyize konu kararda, hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa uygulanan hukuk kurallarının doğru şekilde belirlendiği, Adli Tıp Kurumu raporunda; davalı hekimin komplikasyonun yönetiminde hatalı olduğunun tespit edildiği, maddi tazminata ilişkin bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğu, taraf itirazlarının ek rapor ile karşılandığı, Adli Tıp Kurumu raporunda, hastanın E cetveline göre % 11.3 (yüzdeonbirnoktaüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının tespit edildiği, asıl davaya ilişkin karar kesinleştiğinden bu karara ilişkin temyiz incelemesi yapılmayacağı anlaşılmakla, taraf vekilleri ile fer'i müdahil vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalılar ile fer'i müdahile yükletilmesine,
Fazladan yatırılan peşin harcın temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!