Anahtar kelimeler: Vno Özetlekeşidecisi Tar Malz Ekte Kaybedilmiş Nak Bulunurken Sunulmuş Kıymetli

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ : █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Keşidecisi ... Yapı Malz. İnş. Tur. Tar. Gıda Nak. San. Ltd. Şti. (V.No.:....) olan 15.04.2023 keşide tarihli olan Bolu keşide yeri olan ... Bankası .... Şubesi'ne ait ... numaralı çek keşideci tarafından müvekkile aralarındaki ticari alacak nedeniyle ekte sunulmuş olan tahsilat makbuzu ile müvekkile teslim edildiğini, müvekkili nezdinde bulunurken ilgili çek kaybedilmiş ve buna ilişkin olarak Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... E. Sayılı dosyası ile Kıymetli Evrakın İptali Davası açılmış ve çek hakkında ödeme yasağı kararı verildiğini, bunun üzerine davalılar tarafından haksız yere ele geçirilmiş olan çek keşide tarihinde bankaya ibraz edilmek istenmiş ancak banka tarafından ödeme yasağı kararı gereğince çek karşılığı ödenmediğini, müvekkili nezdinde bulunan ve işbu davaya konu çek ile birlikte kaybolup aynı dosya üzerinden çek zayi davası açılarak hakkında ödeme yasağı kararı verilmiş olan ...bank ... Şubesine ait .... seri numaralı çek de yine aynı cirantalar tarafından haksız yere ele geçirilmiş ve banka tarafından ödemenin yapılmamasının akabinde davalılardan .... tarafınca İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyasından ilgili çeke dair İhtiyati Haciz kararı alınarak İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün .... E. Sayılı dosyası üzerinden hem müvekkilin hem de müvekkile çeki veren keşidecinin malvarlıklarına ve banka hesaplarına haciz işlemi yapıldığını, alınan ihtiyati haciz kararı ve yapılan haciz işlemleri neticesinde hem müvekkili hem de keşideci müşterisi ciddi zararlar yaşamış bir anda ticari faaliyetleri durma noktasına geldiğini, ihtiyati haciz kararından haberi olamayan müvekkili bir anda kendisini haciz işlemleri ile karşı karşıya bulduğunu, nihayetinde hacizleri kaldırabilmek adına tüm dosya borcunu itirazi kayıt altında ödemek zorunda kaldığını, işbu davaya konu ... Bankası .... Şubesi'ne ait ... numaralı çek yönünden de müvekkili ve müşterisi olan keşidecinin benzer sorunlar yaşamaması adına işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, keza müvekkilinin kendisinden sonra gelen cirantalara herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin ve diğer cirantaların ticari defterleri veya aralarındaki banka alış verişleri incelendiğinde ve en önemlisi ilgili çekler adına alınan çek ödeme yasağı kararları gereğince müvekkilinin cirantalara bir borcunun olmadığının ortaya çıkacağını, işbu hususun ortaya çıkartılabilmesi adına çeki müvekkilden ciro ile aldığı görünen taraf olan davalılardan .... Hırdavat'tan işbu çek karşılığında kesmiş olduğu fatura veya makbuzları dosya arasına sunmasını ve aynı şekilde diğer cirantaların da birbirleri ile olan ticaretlerinin ortaya çıkartılmasını, öncelikle ivedilikle davaya konu çek hakkında icra takibi yapılması halinde takibin durdurulması adına ihtiyati tedbir kararı verilmesine, çekin bankaya ibrazı halinde çekin muhatapa ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesine,
müvekkilin davalılara herhangi bir borcu olmadığının tespitine, ilgili çekin davalılardan hamil olandan istirdadına, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle;huzurdaki davanın menfi tespit davası niteliğinde olup davacının işbu davayı açmak için hukuki yararı bulunmadığını, hukuki yararın varlığına kanaat getirebilmenin ilk koşulu ise davacı borçluya ödemekle yükümlü olduğunda bahisle bir borç bildirilmesi gerektiği, davacıya karşı dava konusu edilen ... Bankası ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı çekten kaynaklanan herhangi bir alacak iddiasında bulunulmamış olup davanın hukuki yarar yokluğundan reddini, müvekkili şirketin kambiyo senetlerini usulüne uygun şekilde aldığı ve zaten bu hususta yasal düzenlemelere bağlı olduğu, zira Faktoring Şirketlerinin Kuruluş ve Çalışma Esasları Hakkındaki Yönetmeliğin 8/d. maddesi uyarınca "Faktoring şirketleri, kambiyo senedine dayalı olsa bile, fatura veya alacağın bir mal veya hizmet satışından doğmuş olduğunu tevsik eden benzeri belgelerle ilişkilendirilmeyen alacakları satın alamazlar." Bu yönetmelik maddesi doğrultusunda müvekkil şirketin ticari ilişkiye dayanmayan, faturaya bağlı olmayan bir alacağı devralması zaten mümkün olmadığı, dolayısıyla davacı yanın ispat etmesi gerekli bulunan "yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir." hususunun aksi de böylece ispat olunduğunu, bu itibarla dava dilekçesindeki birçok iddia gibi bu iddianın da asılsız olduğu, davacı yanın iddiasının çeklerin kaybolduğuna yönelik olduğunu, çek zayi durumu kanun koyucu tarafından TTK Madde 651'de düzenlemeye konu edildiğini, buna göre, “1- Kıymetli evrak zayi olduğu takdirde mahkeme tarafından iptaline karar verilebilir. 2- Kıymetli evrakın zayi olduğu veya zıyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi, senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir.” davacı yan dilekçesinde, ciro silsilesinde kopukluk ve/veya hukuka aykırılık olduğunu iddia etmiş ise de bu hususun gerçeği yansıtmadığını, kaldı ki müvekkili şirketin ciro silsilesini araştırmaya dair bir yükümlülüğü de bulunmadığını, davacı aleyhine icra takibinde bulunulmasının durdurulması ve ödeme yasağına ilişkin verilen kararlar haksız ve hukuka aykırı olup işbu kararlara itiraz ettiklerini, müvekkili şirket tarafından devralınan çekler meşru yollardan geçmekle, çek üzerindeki ciro silsilesinin düzgün olduğu ve müvekkilin iyi niyetli yetkili hamil olup, bile bile davacının zararına hareket etmiş olmadığı da düşünüldüğünde, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddedilmesi ve açık kanun hükümlerine göre müvekkilinin alacak hakkının korunması gerekirken hukuka aykırı ve eksik incelemeye dayalı iş bu kararın usul ve yasaya aykırı olması sebebi ile ara kararın müvekkile lehine ortadan kaldırılması gerektiğini, bununla birlikte davaya konu çek bir ödeme aracı olup, sebepten mücerret olduğu da düşünüldüğünde tedbir kararının kaldırılması gerektiği, izah edilen nedenlerle cevap dilekçesinin kabulü ile haksız ikame edilen davanın öncelikle usulden aksi takdirde esastan reddine karar verilmesini, açıkça haksız ve kötüniyetle hareket eden davacı tarafın %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalıların cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, davacının meşru hamili olduğu ileri sürülen çekin rızası dışında davacının elinden çıktığı iddiasına dayalı menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.
Davacı taraf benzer nitelikte aynı cirantalar tarafından imzalanan ...bank çekinin de bulunduğunu ve davalıların kötüniyetli olduğunu iddia etmiş olup UYAP entegrasyon ekranından yapılan araştırmada benzer nitelikte davalılar aleyhine açılan başka bir dava dosyasına rastlanmamıştır.
Somut olayda, davalıların iktisabında ağır kusurlu veya kötüniyetli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Davalılar arasında .... Şirketi bulunduğundan söz konusu çekle ilgili faktoring işlemine uygun olarak işlem yapılıp yapılmadığı hususunun da araştırılması gerekmektedir.
Muhatabın çeki ibraz eden kişiye geçerli bir ödeme yapabilmesi için bu kişinin çek bedelini tahsil konusunda talep hakkına sahip olması zorunludur. Emre yazılı çeklerde düzgün bir ciro zinciri ile hak sahibi olduğu anlaşılan kişi (yetkili hamil) olması gerekir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğine dava; davacının elinden rızası dışında çıkan çek nedeniyle menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. TTK.'nın 792. Maddesi gereğince çekin herhangi bir surette hamilin elinden çıkması halinde, ister hamile yazılı, ister ciro yolu ile devredilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkının 790. Maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. Anılan kanunun 790. Maddesi gereğince cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır düzenlemesi bulunmaktadır.
Davacı taraf çekteki imzayı inkar etmeyip işbu davaya konu çekin iradesi dışında elinden çıktığını beyan etmiştir. Davacı yanın iddiası şahsi def'i mahiyetinde olup 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 687. maddesinde, hamilin poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına harekete etmesi dışında şahsi def'ilerin başvuran hamile karşı ileri sürülemeyeceği düzenlenmiştir. Yine 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9/3. maddesinde
"Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." düzenlemesine yer verilmiştir. Davalı faktoring şirketinin çeki temlik alırken 6361 sayılı Factoring Kanunu ve BDDK 'nın işlemleri kanunu genelgesine uygun hareket edip etmediği buna göre kusur durumunun tespiti açısından ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan kök ve ek raporda dava konusu çekle ilgili faktoring işlemine uygun olarak işlem yapıldığı tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu çeke ilişkin bir soruşturmanın bulunmadığı, istirdat davası yönünden imzaların istiklali ilkesi gereği TTK'nun 677. Maddesi gereğince davalıların kötüniyetli olduğuna dair dosyada bir delil bulunmadığı, bilirkişi raporunda da dava konusu çekle ilgili faktoring işlemine uygun olarak işlem yapıldığı anlaşıldığından rapora ilişkin itirazların reddi ile davanın reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 615,40TL ilam harcından peşin alınan 796,58TL harcın mahsubu ile bakiye 181,18TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı ... Anonim Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren işbu davalıya verilmesine,
5-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!