Anahtar kelimeler: Projededen Daireyi Sürede Bakırköy Şirketten Şimdilik Bedel Etmediğini Aldığını Kesinlik

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 6. Tüketici MahkemesiSAYISI : ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilerek, duruşma talebi miktar yönünden reddedilmek suretiyle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 22.10.2011 tarihinde ... adlı projededen bağımsız bölümü 195.000,00 TL bedel karşılığı davalı şirketten satın aldığını, sözleşme bedelinin ödenmesine rağmen davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve sözleşmede belirlenen sürede daireyi teslim etmediğini ileri sürerek, şimdilik 10.000,00 TL belirsiz alacağın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, sözleşmenin feshi ile taşınmazın dava tarihindeki serbest piyasa rayiç bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; mücbir sebep kaynaklı gecikmeden sorumlu olamayacaklarını, kabul manasına gelmemekle birlikte sözleşme bedeli olan 195.000,00 TL'nin taksitler halinde ödendiğini, ödeme planındaki reeskont indirimleri hesaplandığında gayrimenkulün 153.653,00 TL bedel ile satıldığının anlaşıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sözleşmenin yerine getirilmesi veya bedel ödemesi konusunda davacının yükümlülüğünü yerine getirdiği davalı şirketin temerrüte düştüğü, sebepsiz zenginleşmeye konu alacağın iadesine karar verilirken, taşınmazın satış bedelinin alım gücünün ilk ödeme günündeki alım gücüne ulaştırılması ve bu şekilde iadeye karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 22.10.2011 tarihli gayrimenkul satış ve inşaat yapım sözleşmesinin feshi ile 390.413,26 TL'nin 22.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının taşınmaz için davalıya ödediği bedelin güncellenmiş değerini "denkleştirici adalet" ilkesi ve taleple bağlılık kuralı gereğince sebepsiz zenginleşme kuralları çerçevesinde geri isteyebileceği, alınan bilirkişi raporunun taraf, mahkeme ve istinaf kanun yolu denetimine olanak sağlayacak şekilde düzenlenip, hükme esas alınmaya yeterli olduğu, mahkemece verilen kararın yerinde bulunduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.V. TEMYİZA.Temyiz SebepleriDavalı vekili; Mahkemece verilen kararın açıkça yasaya aykırı olduğunu, davacının davasını genişletmesine ve değiştirmesine muvafakatları olmadığı halde Mahkemece bunun yok sayıldığını, davacının taleplerini aşan bilirkişi raporu üzerinden hüküm kurulduğunu, ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, gecikmenin mücbir sebepten kaynaklandığını, bilirkişi raporunda davacının ödemeleri güncelleştirildiği halde davalı şirketin ödemelerinin güncellenmediğini, dava tarihinden itibaren hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin feshi ile bağımsız bölümün süresinde teslim edilmemesi nedeniyle ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesi gereğince tahsili istemine ilişkindir.Temyizen incelenen kararda; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle sözleşmede kararlaştırılan sürenin aşılması nedeniyle feshin haklı olduğu, davacının yaptığını kanıtladığı ödemelerin denkleştirici adalet ilkesi gereğince güncellenmiş değerinin tespiti yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli ve denetime elverişli bulunduğu anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun kararın onanması gerekmiştir. VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.