Anahtar kelimeler: Başakşehir Cephelerine Bulvarı Aleyhlerine Tapunun Tanıtım Reklam Alışveriş İzinlerin Yatırım

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : █████████Karar No : █████████ TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : 1- (DAVACI) ... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, İstanbul ili, Başakşehir ilçesi,... Mahallesi, ... Bulvarı, No:... adresi, tapunun ... ada, ... parsel sayılı taşınmazında bulunan ...Alışveriş Merkezinin cephelerine tanıtım uygulamalarının yapılması amacıyla İstanbul Reklam İlan ve Tanıtım Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri doğrultusunda gerekli izinlerin verilmesi istemiyle yaptığı █████/2021 tarihli başvurunun değerlendirilmesi neticesinde, "Otoyol ve üst geçitlerde yer alan AVM isim reklam uygulamalarının ve otopark girişi boyunca yerleştirilmiş tekrar eden tabelaların kaldırılmasına", "AVM ana girişinde yer alan LED Ekranların kaldırılmasına" ve "Yapı üzerinde bulunan AVM ismini gösteren reklam uygulamalarının Yönetmelikte belirtilen ölçülere uygun hale getirilmesine" karar verilmesine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Mimari Estetik Komisyonu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile anılan kararın Kentsel Tasarım Şube Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısıyla davacıya bildirilmesi sırasında Avrupa Yakası Zabıta Şube Müdürlüğü'nce tanzim edilen, reklam/ilan/tanıtım unsurlarının en geç 5 gün içerisinde kaldırılması aksi halde bu işlemin belediye ekipleri tarafından yerine getirilerek yapılan masrafların %20 fazlasıyla davacıdan tahsil edileceğine ilişkin █████/2022 tarihli Tebliğ Tutanağının ve bu işlemlerin dayanağı olan Mimari Estetik Komisyonu Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönerge'nin tüm maddelerinin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; davanın, Mimari Estetik Komisyonu'nun ...tarih ve ... sayılı kararı ile █████/2022 tarihli Tebliğ Tutanağı yönünden; davacı tarafından bahse konu alışveriş merkezinin cephelerine tanıtım uygulamalarının yapılması amacıyla Reklam İlan ve Tanıtım Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri doğrultusunda gerekli izinlerin verilmesi istemiyle █████/2021 tarihinde davalı idareye başvuru yapıldığı, davalı idare bünyesinde oluşturulan Mimari Estetik Komisyonu'nca "Otoyol ve üst geçitlerde yer alan AVM isim reklam uygulamalarının ve otopark girişi boyunca yerleştirilmiş tekrar eden tabelaların kaldırılmasına", "AVM ana girişinde yer alan LED Ekranların kaldırılmasına" ve "Yapı üzerinde bulunan AVM ismini gösteren reklam uygulamalarının yönetmelikte belirtilen ölçülere uygun hale getirilmesine" karar verilmesine ilişkin tesis edilen Mimari Estetik Komisyonu'nun ... tarih ve ... sayılı kararında söz konusu başvurunun davalı idare bünyesinde yer alan Kentsel Tasarım Müdürlüğü tarafından uyuşmazlık konusu taşınmazın erişme kontrollü yolların (otoyol) güzergah çevresinde karayolları kamulaştırma sınırları içinde ve dışında erişme kontrollü karayolu (otoyol) etki alanındaki yerlerde bulunduğu da gözetildiğinde reklam, ilan ve tanıtım uygulamaları konulmasına, ilgili Karayolları Bölge Müdürlüğü’nün görüşü doğrultusunda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Etüd ve Projeler Dairesi Başkanlığı Kentsel Tasarım Müdürlüğü tarafından karar verilmesi gerekirken, Mimari Estetik Komisyonu tarafından tesis edilen işlemde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, anılan karar esas alınarak Avrupa Yakası Zabıta Şube Müdürlüğü'nce tanzim edilen, reklam/ilan/tanıtım unsurlarının en geç 5 gün içerisinde kaldırılması aksi halde bu işlemin belediye ekipleri tarafından yerine getirilerek yapılan masrafların %20 fazlasıyla davacıdan tahsil edileceğine ilişkin █████/2022 tarihli tebliğ tutanağının hukuki dayanağının ortadan kalktığı, bu nedenle dayanaksız kalan bu işlemde de hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, davanın Mimari Estetik Komisyonu Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönerge'nin tüm maddelerinin iptali istemine ilişkin kısmı yönünden ise; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-a. maddesinde, iptal davaları idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanarak, 14/3-c. maddesinde; dava dilekçelerinin ehliyet yönünden inceleneceği, 15/1-b. maddesinde ise, bu hususta Kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği düzenlemesi yer verildiği, dava konusu Yönergenin genel olarak şehrin tarihi ve kültürel dokusu ile ilgili standartlar belirleyen hükümler ihtiva ettiği, söz konusu yönergenin toplamda 11 maddeden oluştuğu, belediyenin yetki ve görev sınırları içerisinde kalan yerlerde estetiğe, tarihi ve doğal değerlere uygun ilke kararları geliştirmek ve bu doğrultuda oluşturulacak Mimari Estetik Komisyonu'nun oluşum ve çalışma kurallarını belirlemek amacıyla hazırlanıp yürürlüğe konulduğu, dolasıyla davacının hukuki menfaatini doğrudan etkileyen bir yanının bulunmadığı, nitekim dava dilekçesinde de anılan Yönergenin tüm maddelerinin iptali istenilmekle birlikte anılan Yönergenin hangi maddesinin hangi açıdan davacının hukuki menfaatini etkilediği ve yine bu maddenin neden hukuka aykırı olduğu yönünde herhangi bir açıklamanın yapılmadığı görüldüğünden bahisle dava konusu Yönergenin, davacı yönünden hukuki bir sonuç doğurması söz konusu olamadığından, davanın bu kısmı açısından davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmakla, dava konusu Mimari Estetik Komisyonu'nun █████/2022 tarih ve 44 sayılı kararı ile █████/2022 tarihli Tebliğ Tutanağının iptaline, dava konusu Mimari Estetik Komisyonu Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönerge yönünden ise 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 1/b. bendi hükmü uyarınca davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kararın aleyhlerinde olan davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmının usul ve hukuka aykırı olduğundan bahisle bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.Davalı idare tarafından, kararın iptale ilişkin kısmının usul ve hukuka aykırı olduğu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Reklam İlan ve Tanıtım Yönetmeliğinin hale yürürlükte olduğu, söz konusu Yönetmelik uyarınca tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, mevzuat uyarınca Karayolları 1. Bölge Müdürlüğünden alınan olumsuz görüş doğrultusunda dava konusu işlemlerin tesis edildiğinden bahisle kararın bu kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmının onanması, "davanın ehliyet yönünden reddine" ilişkin kısmının "davanın reddine" karar verilmesi şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının incelenmesinden;Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.Temyize konu kararın davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmının incelenmesinden;2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'İdari davaların açılması' başlıklı 3. maddesinde; "İdari davalar, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılır. Dilekçelerde; a) Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, b) Davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller, c) Davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi, d) Vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar, e) Vergi davalarında davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nevi ve yılı, tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası ve varsa mükellef hesap numarası, gösterilir. Dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örnekleri dava dilekçesine eklenir. Dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örnekleri karşı taraf sayısından bir fazla olur." hükmüne yer verilmiş; 'Dilekçeler üzerine ilk inceleme' başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendinde, dilekçelerin, 3 ve 5 inci maddelere uygun olup olmadıkları yönünden de inceleneceği, 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde ise, 14. maddenin 3. fıkrasının (g) bendinde yazılı hallerde otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği, aynı maddenin 5. fıkrasında ise; dilekçenin reddedilmesi üzerine, yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hususları hüküm altına alınmıştır.İdari Yargılama Usulünde geçerli olan resen araştırma ve yazılılık ilkeleri gereği dava dilekçelerinin, 2577 sayılı Kanunda belirtilen şekil kurallarına uygun bir biçimde ve yargılamanın gerektirdiği bilgileri içerecek nitelikte düzenlenmesi gerekmektedir. Bunu sağlamak için, dava dilekçelerinde; dava konusu edilen işlemlerin ve dava sebeplerinin, başka bir ifadeyle, idari işlemin içerdiği iddia edilen hukuka aykırılığın dayandığı hukuk kurallarının açık ve net bir biçimde somut olarak belirtilmesi şarttır. Ayrıca birden fazla işlemin davaya konu edilmesi ya da bir işlemin birden fazla madde, fıkra veya bendinin iptalinin istenilmesi halinde söz konusu işlemler ve bu işlemlerin hangi madde veya fıkralarının iptalinin istenildiğinin tek tek sayılmak suretiyle belirtilmesi de yukarıda alıntısı yapılan düzenlemeler ile idari yargılama usulü ilkelerinin bir gereğidir.İptal davalarında iptali istenilen işlem ya da işlemlerin sayı, tarih, tebliğ tarihi belirtilmek ve menfaat bağı kurulmak suretiyle işlemin tamamının mı, yoksa belli kısımlarının mı iptalinin istenildiğinin hukuka aykırılık sebepleriyle birlikte açıkça gösterilmesi gerekmektedir. Birçok maddeden oluşan bir düzenleyici işlemin tümünün, yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık sebebiyle iptalinin istenebilmesi mümkün ise de, yargı yerince, dava konusu düzenlemeyi yapan idarenin yetkili bulunması ve işlemde şekil yönünden hukuka aykırılık görülmemesi halinde, tek tek maddelerin incelenmesine geçileceğinden, davacı tarafından incelenecek her maddeye veya düzenlemeye yönelik olarak menfaat ilgisinin ve hukuka aykırılık sebeplerinin gösterilmiş olması gerekmektedir. Bu nedenle bir düzenleyici işlemin tümüne yönelik yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık iddialarıyla birlikte düzenlemenin bir kısmının veya tamamının aynı anda dava konusu edilmesi mümkün ise de, düzenleyici işlemin tümüne yönelik yetki ve/veya şekil yönünden hukuka aykırılık iddiasında ve iptal isteminde bulunulduktan sonra, mutlaka işlemin diğer unsurları (sebep, konu, maksat) yönünden hukuka aykırılığı ileri sürülen ve iptali istenilen maddelerin tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıkça belirtilmesi ve maddelerin davacının menfaatini nasıl etkilediği konusunun ortaya konulması gerekmektedir.İdare Mahkemesince, davacı tarafından █████/2022 tarihinde kayda giren dava dilekçesinde iptali istenilen Mimari Estetik Komisyonu Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönergenin hangi maddelerinin iptalinin istenildiğinin ayrı ayrı gerekçelendirilmek suretiyle yeniden verilecek dilekçe ile açıklanmasının istenilmesi ve dava dilekçesinin reddine karar verilmesi sonrasında tekrar düzenlenen █████/2022 tarihinde kayda giren ikinci dilekçede aynı hataların yapıldığı, söz konusu Yönergenin iptali istenilen maddelerinin tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıkça belirtilmediği ve bu maddelerin davacının menfaatini nasıl etkilediği hususunun açıkça ortaya konulamadığı anlaşılmaktadır.Bu nedenle kararın hüküm kısmının "...dava konusu Mimari Estetik Komisyonu Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönerge yönünden ise 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 1/b. bendi hükmü uyarınca davanın ehliyet yönünden reddine..." ilişkin kısmının; "...dava konusu Mimari Estetik Komisyonu Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönerge yönünden ise 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrası hükmü uyarınca davanın reddine..." şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle,1. Temyiz istemlerinin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının iptale ilişkin kısmının ONANMASINA, davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmının DÜZELTİLEREK ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, davacının yürütmenin durdurulması istemi yönünden karar verilmediğinden kullanılmayan... TL Temyiz YD harcının talebi halinde davacıya iadesine,4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,5. Kesin olarak, █████/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.