Anahtar kelimeler: Numara Açılırken Hat Fotokopisinin Harici Tokat Emri Rızası Samsun Şahıslar

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkilinin bir adet telefon numarası kullanmasına rağmen davalı tarafından dört numara adına ödeme emri gönderildiği, söz konusu numaraların müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin harici araştırması sonucu kimlik bilgilerinin başka şahıslar tarafından rızası dışında kullanılarak üzerine hat açıldığını tespit ettiğini, hat açılırken kullanılan sahte kimlik fotokopisinin ön yüzünün müvekkiline ait olduğunu, ancak arka yüzünün başka bir kişiye ait olduğunu, operatör ile müvekkili adına hat açtıran kişiler arasında imzalanan sözleşmede müvekkilin imzasının bulunmadığını, müvekkili adına rızası dışında açılan hat numaralarının "...", "...", "...", "..." olduğunu, müvekkil hiçbir zaman bu numaraları kullanmadığını ileri sürerek; telefon numaralarının müvekkiline ait olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; dava konusu GSM hatlarının 08.02.2000 yılında tesis edildiğini, tesis işleminden itibaren 20 yıllık bir süre geçtiğini, müvekkili şirketin, abonelerine doğrudan telefon hattı satmadığını, hat satışlarının müvekkili şirketten tamamen bağımsız tüzel/gerçek kişiler (bayiler) tarafından yapıldığını, davacının belirttiği hattın da satışının müvekkili dışında yapıldığını, sahte kimlik düzenlendiğinin açık olduğunu, bu durumda davacının kimlik bilgilerini koruyamadığını, benzer sahtecilik iddialarının gerçek olup olmadığının mahkemeler tarafından dahi ancak konusunda uzman bilirkişiler vasıtasıyla tespit edilebilmekte iken müvekkil şirketin sorumluluğundan bahsedilmesinin hukuken mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; abonelik sözleşmelerindeki imzaların davacının elinden çıkmadığı, taraflar arasında usulüne uygun abonelik sözleşmesinden bahsedilemeyeceğinden davaya genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla bakıldığı, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 15.11.2022 tarihli raporu ile davacıya ait imza örnekleri ile sözleşmede bulunan imza üzerinde yapılan incelemede, mukayese imzalar arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediğinin belirtildiği, davacının imza ve yazısı taklit edilerek sahte imza yöntemiyle abonelik tesis edilip adına hat açıldığı gerekçesiyle; davanın kabulüne; dava konusu GSM hatlarının davacıya ait olmadığının tespitine karar verilmiş, karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; uyuşmazlık yönünden Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu, alınan rapor ile, dava konusu abonelik işlemlerindeki imzaların davacıya ait olmadığının tespit edildiği, davalı şirketin bayisini iyi seçmemek ve onu yeterince eğitip denetlememekle davacının zarara uğramasından ve dolayısıyla davalı şirketin, bayisinin/acentesinin yapmış olduğu işlemler sebebiyle davacıya karşı işlemi yapan bayi ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili; müvekkili şirketin, bayisinin ya da üçüncü kişilerin suç teşkil eden eylemlerinden sorumlu olmasınun hukuken mümkün olmadığını, abonelik evrakını düzenleyen gerçek ve/veya tüzel kişilerin eğitimi ve denetiminin müvekkili şirket tarafından özenle yerine getirildiğini, sahtecilik iddialarının gerçek olup olmadığının mahkemeler tarafından dahi ancak konusunda uzman bilirkişiler vasıtasıyla tespit edilebilmekte iken müvekkil şirketin bu nedenle sorumluluğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığını, uyuşmazlığın, abonelik işlemlerinden kaynaklanan bir tüketici ilişkisinden kaynaklandığını, bu nedenle huzurdaki davaya bakmakla görevli olan mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu, dava konusu GSM hatlarının tesis işleminden itibaren geçen sürede hak düşürücü sürenin dolduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3. kişiler tarafından kimlik bilgileri kullanılarak açılan GSM hatlarının aboneye ait olmadığının tespitine ilişkindir.Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle davaya konu abonelik sözleşmelerinin davalı GSM şirketinin bayiisi tarafından düzenlenmesine, bu durumda dava dışı bayiinin gerekli denetimi yapmamış ve adına hareket ettiği davalı firmalar ile birlikte davacı adına kayıtlı telefon hatlarının açılmasına neden olmasına, davalı GSM şirketinin ise bayiisini iyi seçmemek ve onu yeterince eğitip denetlememekle davacının zarara uğramasından sorumlu olmasına, ayrıca telefon hattının işletiminin davalıya ait olması ve aboneliğin davalı şirket adına tesis edildiği gözetildiğinde, abonelik işlemleri sırasında bayiinin özensiz davranışı nedeniyle davalıya husumet yöneltilmesinin hukuka uygun olmasına, abonelik işlemlerinin davalı tarafından değil bayii tarafından yapılmış olmasının aralarındaki iç ilişki olup, zarar gören yönünden hukuki önem taşımadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.