Anahtar kelimeler: Azalarla Beğenerek Mevkisinde Akçakoca Satılık Denize Sıfır Görüştüğünde Muhtarı Kime

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Akçakoca 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkili ... ili, ... İlçesi, ..., ... mevkisinde bulunan satılık bina ve önünde denize sıfır arsa olduğunun çevresi tarafından bildirildiğini, söz konusu yeri görmeye gittiğinde beğenerek satın almaya karar verdiğini, müvekkilinin her iki parselin de kime ait olduğu hususunda köy muhtarı ve azalarla görüştüğünde bu kişilerin de söz konusu parsellerin davalıya ait olduğunu, satın almasında bir sakınca olmadığını ve satın almaya karar vermesi halinde kendilerinin satış sözleşmesi imzalayabileceklerini, köy muhtarının ve azalarının imzaladığı satış sözleşmesinin geçerli ve sağlam olduğunu, hiçbir problem çıkmayacağını, davalıyı da yıllardan beri tanıdıklarını, yerin iki ayrı parsel olduğunu ve parsel numaralarının 12 ve 13 olduğunu, 12 nolu parselin yola cepheli ve üzerinde bina olduğunu, 13 nolu parselin de denize sıfır olduğunu, 12 nolu parselle ilgili dava olduğunu ve dava bittikten sonra tapuların devri hususunda hiçbir problemle karşılaşmayacağını beyan ettiklerini, 08.08.2022 tarihinde de Akçakoca muhtarlar odasında buluşarak “Gayrimenkul satış senedidir” başlıklı satış sözleşmesini hem muhtar ve hem de azaların imzaladığını, bu iki parselden 12 nolu parselin yol kenarında ve denizle arasında başka parsel olduğundan bu parsel için 1.400.000,00 TL ve 13 nolu parselin denize sıfır olması nedeniyle de bu parsel için de 1.600.000,00 TL değer belirlenerek toplamda 3.000.000,00 TL'ye satılması hususunda anlaşma sağlandığını, satış bedelinin bir kısmını bankadan ve bir kısmını da elden ödediğini, satış işlemleri tamamlandıktan sonra müvekkilinin satın aldığı yeri kullanmak istediğinde 13 numaralı parselin başkalarına ait olduğunu öğrendiğini, davalının 13 numaralı parselin maliki olmadığı halde adi bir sözleşme ile kendisine ait olmayan bir yeri satmak suretiyle müvekkilini kandırdığını bu parsel için ödenen 1.600,00 TL'nin tahsili için başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek; takibe vaki itirazın iptaline, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; iki parsel için müvekkiline toplamda 1.700.000,00 TL bedel ödendiğini ve bu bedelin 1.000.000,00 TL'lik kısmının banka havalesi ve geri kalan kısmının elden alındığını, Gayrimenkul Satış Senedinde yazılan 3.000.000,00 TL bedelin sonrasında satış işleminden vazgeçilmesine engel olmak amacıyla yüksek yazıldığını, 13 nolu parselin müvekkili tarafından 11.07.2001 tarihinde o zaman taşınmaza malik sıfatıyla zilyet olan ... adlı kişiden Gayrimenkul Satış, Mülkiyet ve Zilyetliğinin Devri Sözleşmesi adı altında düzenlenen senet ile satın alındığını ve bu taşınmazın 11.07.2001 tarihinden taşınmazı davacıya devrettiği 08.08.2022 tarihine kadar malik sıfatıyla zilyet olarak kullanıldığını, davacının iddialarının aksine 11.07.2001 tarihli Muhtar senedinden de anlaşılacağı üzere müvekkili tarafından kendisine ait olmayan bir taşınmazın devredilmediğini, müvekkilinin söz konusu parselin tapusunu aldıktan sonra davacı tarafa devretmeye hazır olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; satım sözleşmesinde taşınmaz malın malikinin davalı olarak belirtildiği, davacının da bu sebeple dava konusu taşınmazı davalıya ödeme yapmak suretiyle satın aldığı, davalının satım sözleşmesinde toplamda 3.000.000,00 TL bedeli nakden ve tamamen aldığını belirttiği, ayrıca satım sözleşmesinin son satırında da davaya konu taşınmazın davalı adına kayıtlı olduğu şeklinde ibare bulunduğu, bu noktada davacının iradesinin fesada uğratıldığı ve dosyaya kazandırılan tapu kaydı uyarınca tek başına malik olmamasına rağmen dava konusu taşınmazın davalı tarafından davacıya satıldığı, her ne kadar davalı tarafından mevcut durumun davacı tarafından bilindiği iddia edilmişse de, bu bakımdan ispat yükü üzerinde olan davalının iddiasını ispat edemediği, davacının taşınmazdaki hukuksal sıkıntıları bilmediği, davacının davalıdan ödemiş olduğu bedeli geri almaya hak kazanmış olduğu, davalının taşınmaz satış bedelinin sözleşmede belirtilen bedelden daha düşük olduğu iddiasına itibar edilmediği gerekçesiyle; davanın kabulüne, davalının takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, icra takibinin 1.600.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağın %20'si oranına tekabül eden 320.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı alıcı ile davalı satıcı arasında taşınmaz alımına ilişkin 08.08.2022 tarihli sözleşme kapsamında ilgili taşınmazların 3.000.000,00 TL'ye satılması hususunda anlaşıldığı ve davalı tarafça kararlaştırılan satış bedelinin nakden ve tamamen alındığının sözleşmede açıkça yazılı olduğu, bu nedenle davacının taşınmaz alımı nedeniyle sözleşmede yazılı bedeli ödediğini ispat etmiş olduğu, buna karşılık devir yapılmaması nedeniyle geçersiz hale gelen sözleşme nedeniyle davalının davacıya karşı sebepsiz zenginleştiği, takip konusu alacağın likit nitelikte olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekilinin temyiz başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili; her iki parsel için müvekkiline 1.700.000,00 TL ödendiğini, sonrasında satış işleminden vazgeçilmesine engel olmak amacıyla satış senedine 3.000.000,00 TL yazıldığını, keşif mahallinde dinlenen tanıkların beyanları ve 19.06.2023 tarihli bilirkişi raporunda 13 nolu parsel sayılı taşınmazın satış tarihi itibariyle 144.240,00 TL, dava dışı 12 parsel sayılı taşınmaza 1.185.746,40 TL bedel tespiti yapılmasına rağmen Mahkemece aksinin kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz için belirlenen 144.240,00 TL'ye rağmen Mahkemece 1.600.000,00 TL bedele hükmedildiğini davacının satış sözleşmesinde satın aldığı yeri bildiğini ifade ettiğini, davacının satışa konu 12 nolu parsel için gerçek dışı iddialar ile taşınmazların konumu ve denize yakınlık nedeniyle farklı belirlemeler yaptığını, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, geçersiz sözleşme uyarınca ödenen bedelin tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye özellikle imzalanan geçersiz sözleşme uyarınca tarafların verdiklerini haksız iktisap kuralları gereğince geri isteyebilecek olmasına, davacının her iki taşınmaz bedelini ödediğinin sözleşmede hüküm altına alınmasına, aksinin davalı tarafça ispat edilememesine, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcanın temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.