Anahtar kelimeler: Şebekeden Yerleşkesinde Yerleşkeye Aboneye Endeks Balıkesir Sayaçtan Sorununun Dökümü Üniversitenin

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K. vekili Avukat ...DAVA TARİHİ : 03.06.2016İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçeslerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; davacı idare çalışanlarınca, davalı Üniversitenin ... Yerleşkesinde 11.11.2015 tarihinde meydana gelen su sorununun giderilmesi amacıyla yapılan çalışmalar sırasında, şebekeden yerleşkeye verilen su miktarı ile sayaçtan gelen su miktarı arasında fark olduğunun belirlendiğini, bu nedenle aboneye ait endeks dökümü incelendiğinde, sarfiyat miktarının abonenin kullanım amacı ve faaliyetine göre düşük olduğunun tespit edilmesi üzerine, davalı aboneye ait ... abone ve ... seri numaralı su sayacının detaylı olarak incelenmesinde; 01.03.2012 tarihinde daha önceki sayacın arazı yapması nedeniyle yerine şu anki yüksek tüketimli aboneler için kullanılan mekanik su sayacının takıldığını, eski sayacın yerine takılan bu tip su sayaçların ölçüm tekniğinin tamburda görünen tonajın 1x10 katı olarak sisteme girilmesi ve buna göre tahakkuk ettirilmesinin gerektiği halde, tonajın sehven çarpansız olarak sisteme girilmesi sonucu 01.03.2012 tarihinden itibaren aboneden eksik bedel alındığının tespit edildiğini, bunun üzerine çarpan farkından kaynaklanan ek tahakkukların 11.11.2015 tarihinde davalıya bildirildiğini, ancak davalının ödeme yapılamayacağını bildirdiğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan davacı lehine takip dosyasına davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, davalı borçlunun yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. II. CEVAPDavalı vekili; 01.03.2012 tarihinde daha önceki sayacın arıza yaptığından değiştirildiği belirtilmesine karşın, bu arıza ve sayaç değişimi ile ilgili olarak müvekkiline bilgi verilmediğini, sayaç kontrolünden ve okumasından davacı sorumlu olduğunu, hatalı okumadan müvekkilinin bir kusuru bulunmadığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 114/2 maddesi atfıyla 52. maddesi gereğince, talep edilen borç miktarı kaldırılması veya müterafik kusur nedeniyle bedelden indirim yapılması gerektiğini, taraflar arasında akdedilen 24.05.2011 tarihli protokolün (8.) maddesi uyarınca müvekkili Üniversiteden atıksu bedeli talep edilemeyeceğini, taraflar arasında su aboneliği bakımından sözleşme ilişkisi mevcut olduğundan 6183 sayılı Kanun kapsamında gecikme zammı talep edilmesinin mümkün olmadığını, temerrüt gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI1.İlk Derece Mahkemesinin 08.10.2019 tarihli kararıyla; bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, bilirkişi incelemesi sonucu borç miktarı hesap edilebildiğinden icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 1.759.711,81 TL'lik asıl alacak üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, takip tarihi itibariyle faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin ve alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı taraf vekillerinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 29.06.2021 tarihli kararıyla; davacı idarenin sayaç okumalarında çarpan farkını yanlış uygulaması nedeniyle (10 çarpan yerine 1 çarpan olarak uygulanması) davaya konu uyuşmazlığın doğduğu, bu nedenle davacı idarenin kendisine düşen edimi ifada ihmal gösterdiği, dolayısıyla 6098 sayılı Kanun'un 114. maddesi delaletiyle sözleşme ilişkilerine de uygulanması gereken aynı Kanun'un 52. maddesi uyarınca müterafik kusurlu olduğu, hal böyle olunca, Mahkemece; belirtilen ilke ve esaslar doğrultusunda, konusunda uzman (üçlü) bilirkişiden rapor alınarak, belirlenecek hatalı çarpan farkı alacağından davalı yanında, davacı idarenin de müterafik kusuru nedeniyle indirim yapılması suretiyle bir karar verilmesi gerektiği, Mahkemece takip tarihi itibariyle faiz işletilmesine, karar verilmiş ise de, faizin türü belirtilmeksizin verilen kararın infaza elverişli olmadığı, hüküm fıkrasında açıkça faiz türü (yasal, avans vd.) gösterilerek karar verilmesi gerektiği belirtilmek suretiyle istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.2.İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yeniden alınan bilirkişi raporu uyarınca atık su bedelinden davalının sorumlu olmadığı, icra takibinin açılış tarihi itibariyle davalının faizden sorumlu olacağı, bilirkişi incelemesinde müterafik kusur indirimi yapılarak bu şekilde miktarın saptandığı, borç miktarı hesap sorucu ortaya çıktığından icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 1.446.792,82 TL eksik ödenen su bedeli ve gecikme zammı toplamı olan alacak üzerinden itirazın iptaline, takip tarihi itibariyle 6183 sayılı Kanun uyarınca uygulanacak yıllık %16.80 faiz oranından az olmamak üzere artan oranlarda faiz uygulanmasına, takip tarihi itibariyle faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin ve icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece, davacı idarenin ve davalı Üniversitenin birlikte kusuru olduğu kabul edilerek, davalı aleyhine tahakkuk ettirilen tüketim bedelinden yapılan hakkaniyet indirim oranın, makul ve somut olayın özelliklerine uygun olduğu, ne var ki, Mahkemece; kaldırma kararı öncesi verilen 08.10.2019 tarihli kararda; İcra takibinin açılış tarihi itibariyle davalının faizden sorumlu olacağı gerekçesiyle, "1.759.711,81 TL'lik asıl alacak üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, takip tarihi itibariyle faiz işletilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verildiği, kararı istinaf eden davacı vekilinin, Mahkemece reddine karar verilen ve takip konusu yapılan gecikme zammı ile işlemiş faiz alacağını istinaf başvuru sebebi yapmadığı, başvuru sebebi yapılmayan ve kamu düzeniyle de ilgili olmayan bu hususların davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturacağı, ayrıca abonelik sözleşmesinden kaynaklı ödemelerde gecikme olması halinde, 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammının istenebilmesi için, sözleşmede gecikme zammı uygulanacağına dair açık ve anlaşılır bir ifadeye yer verilmesi gerektiği, somut olayda davaya konu edilen aboneliğe ilişkin sözleşmede 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammının istenebileceğine ilişkin bir hükmün varlığının davacı yanca ispat edilemediği, takip tarihinden itibaren davacının yasal oranda faiz isteyebileceği gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden davanın kısmen kabulüne, Balıkesir 2. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasında davalının borca itirazının kısmen iptali ile icra takibinin 1.407.769,44 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, icra inkar tazminatı ile davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Davacı vekili; davalı tarafından takibe itiraz edilirken işlemiş faize itiraz edilmiş ise de, faiz türüne yönelik itirazının olmadığını, icra takibinin faiz türü yönünden kesinleştiğini, asıl alacağa yasal faiz uygulanmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu, Mahkemece verilen 08.10.2019 tarihli kararda 1.759.711,81 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptaline, takip tarihi itibariyle faiz işletilmesine karar verildiğini, verilen kararda gecikme zammı ve temerrüt tarihinden itibaren işlemiş faizin reddedildiğine dair açık bir karar bulunmadığını, açıkça reddedilmeyen bir talep hakkında istinaf yoluna gidilmesinin abesle iştigal olduğunu, Katma Değer Vergisi Kanunu gereği KDV'nin alınmak zorunda olduğunu, müvekkili idareye %20 müterafik kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu, müterafik kusurun asıl alacak üzerinden yapılamayacağını, gecikme zammından yapılması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili; faiz başlangıcının karar tarihinden itibaren olması gerektiğini, borcun hesaplanmasında müvekkili Üniversitenin kusurunun bulunmadığını, davacı idarenin sayaç okumasını ve borç tahakkukunu doğru yapsa idi yine faturaların zamanında ve gecikmeksizin ödenmiş olacağını, hatalı okumadan müvekkilinin sorumlu olmadığını, davacı idarenin müterafik kusurunun %20 oranından daha fazla olarak kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı idarenin, davalı Üniversiteye uyguladığı hatalı çarpan nedeniyle düzenlenen fark faturası borcuna dayalı olarak yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye uygulanan müterafik kusur oranının hakkaniyete ve somut olaya uygun olduğunun anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştirVI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.