Anahtar kelimeler: Nden Yaptırdığını Esaskarar Üstlendiği Taşeron Taşeronu Yazildiği Katip Dönemlerde Şirkette

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
HAKİM : .....
KATİP : .....
DAVACI : .....
VEKİLİ : Av. .....
DAVALI : .....
VEKİLİ : Av. .....
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ : █████/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ...'nden ihale ile üstlendiği işlerin bir kısmını taşeron şirketler aracılığı ile yaptırdığını, davalı şirketin de müvekkili şirketin taşeronu olarak çalıştığını, davalının taşeron olarak çalıştığı dönemlerde, davalı şirkette çalışan işçilerden ...'in işçilik alacakları için ... karşı arabuluculuk yoluna başvurduğunu, arabuluculuk görüşmeleri neticelerinde █████/2019 tarihinde tarafların anlaşmış olduğunu, başvurucunun işçilik alacaklarının ... tarafından ödenmiş olduğunu, ayrıca arabuluculuk ücret ve masraflarının ödendiğini, 15.656,00-TL ödeme tutarının müvekkili şirketin hakediş alacaklarından █████/2022 tarihinde kesildiğini, müvekkilİ tarafından hizmet sözleşmeleri gereği zorunlu arabuluculuk yoluna başvurularak taşeron şirketlerden talep edildiğini, bir kısım taşeron şirket ile anlaşma sağlanmış ise de davalı şirket ile anlaşma sağlanamadığını belirterek, kısmi dava olarak şimdilik 1.200,00-TL'nin ... tarafından müvekkili şirketin hakedişinden kestiği █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; dava dışı işçinin müvekkili ... Ltd. Şti. bünyesinde 23.02.2016-20.02.2017 tarihleri arasında çalıştığını, bu döneme ilişkin ücret ve sair hakları dava dışı işçiye ödendiğini, dava dışı işçinin müvekkili şirketten istifa etmek suretiyle ayrıldığını, dava dışı işçinin müvekkilde çalışmış olduğu sürenin 1 yılı doldurmadığından, yıllık izin ücreti ve kıdem tazminatı hakkı alacağı da doğmadığını, bu minvalde dava dışı işçinin müvekkilden tazminat, ücret ve geniş anlamda ücret olarak kabul edilen fazla çalışma ücreti, AGİ, hafta tatili ücreti, UBGT ücreti alacağının bulunmadığını, söz konusu arabuluculuk sürecinden müvekkil şirketin haberdar edilmediğini, dava dışı işçinin müvekkili şirket nezdindeki çalışmasına ilişkin özlük dosyası istenmediğini, kıdem, ihbar tazminatı alacağı olup olmadığı, varsa ödenip ödenmediği, ihbar öneli kullandırılıp kullandırılmadığı, varsa yıllık izinlerinin kullandırılıp kullandırılmadığı, kullandırılmış olması halinde buna ilişkin yıllık izin belgesi, iş akdi, ücret bordroları vs. müvekkillerden istenmediğini, bununla birlikte dava dışı işçinin hak ve alacağı olduğu iddia edilen 15.656,00-TL’nin ne şekilde hesaplandığı ve hangi dönemi kapsadığının da dava dilekçesinden anlaşılmadığını, yapılan ödemenin kusurlu bir ödeme olduğunu, müvekkiline rücu edilecek bir tutar bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan rücu alacağının tahsili istemine ilişkin olup mahkememizce taraf delilleri toplanmış, taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri, davaya konu ödemelere dair bilgi ve belgeler ile ... kayıtları celp edilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Öncelikle davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi bakımından dosyanın tevdi edildiği mali müşavir bilirkişi tarafından sunulan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...davalının yapılan sözleşme karşılığı olarak geri alınmak üzere davacıdan, hak edişler üzerinden kesilen teminatlar tutarı olan toplam 1.913.406,73-TL tutarında alacaklı olduğu, davalının taşeron olarak çalıştığı dönemlerde davalı şirkette çalışan .....’e ait işçi alacağının, ... tarafından davacı
şirketin hak ediş alacaklarından kesilerek ödenen tutarın müteselsil
sorumluluk gereği davalıya rücu edilebileceği, davacının 15.656,00-TL tutarındaki rücu alacağının, davalının hak edişler üzerinden kesilen emanet ve teminat kesintileri tutarı olan 1.913.406,73-TL alacağından mahsubunun mahkemenin takdirinde olduğu..." yönünde; takiben davacının kayıtları ile birlikte tüm dosya kapsamında inceleme yapılması bakımından dosyanın tevdi edildiği nitelikli hesaplamalar uzmanı ile mali müşavir bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetince düzenlenen █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...davacı ile davalı ... İnş. Taah. Peyz. Tas. İth. İhr. San. ve Tic.Ltd. Şti. arasında imzalanan 30.03.2017-31.12.2017, 09.08.2017-31.12.2017, 18.10.2017-31.12.2017 tarihli sözleşmelerin 8. Maddesinin, “Yüklenicinin çalıştıracağı işçilerin iş yasasından vesair yasalardan kaynaklanan her türlü hak ve alacaklarından ücret, fazla mesai, yıllık izin ücreti alacağı, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde yapacağı çalışmalardan doğacak her türlü alacağı, şartların oluşması halinde ihbar tazminatı, kıdem tazminatı, kötü niyet tazminatı, diğer her türlü tazminat, vergi ... işsizlik birimi, işçilik noksanlıkları, bunların gecikme faizleri, iş güvencesi kapsamında, iş kazası vs.
sebeplerden dolayı belirlenecek tazminat ve ücretler, işçilerin sağlık giderleri, yüklenici hatasından
kaynaklanan sebeplerden dolayı ... kurumunun talep edeceği her türlü zarar ve tazminatlar gibi tüm giderler yüklenici tarafından karşılanacak olup, hiçbir şekilde ... ya rücu edemez." hükmünün bulunduğu,
... davalıların sorumlu oldukları kıdem tazminatı miktarı dava dışı işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak hesaplandığı, ... Yargıtay kararlarına göre; ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti son işveren olan dava dışı
... Şirketinin sorumluluğunda bulunduğu, ... arabuluculuk tutanağında yer alan UBGT ücreti ve hafta tatili ücretinin hangi işveren
dönemine ait olduğu belli olmadığını, bu nedenle bu alacaklar dava dışı işçinin işverenlerde çalışma
süresine oranlanmak suretiyle hesaplandığı, davacının hak edişinden kesilmek suretiyle 15.656,00-TL ödemenin davalı ... İnş. Taah. Peyz. Tasarı İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin sorumlu bulunduğu miktarın 4.145,22-TL olduğu, davacı şirket yasal defterlerinde █████/2019 tarihi itibariyle davalı ... Ltd.Şti.’ne emanet ve nakit teminat kesintilerinden kaynaklı toplam 1.875.175,94-TL borçlu olduğunun kayıtlı
olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile gerekçeli ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınmasının mümkün olduğu değerlendirilen bilirkişi raporları birlikte değerlendirilerek; özellikle celp olunan ... kayıtlarından da sabit olduğu üzere işçilik alacakları dava dışı işsahibi ... tarafından ödenip davacı yüklenicinin hak edişinden kesilen işçinin davalı taşeronun işçisi olması, davacının işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair davalı ile imzalanan sözleşmelerde bir hükmün bulunmadığı, aksine taraflar arasındaki sözleşmelerin 8. maddeleri kapsamında sorumluluğun davalıya bırakıldığının kararlaştırılmış olduğu gözetilerek davacının, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının tamamını davalı taşeronun ilgili işçiyi çalıştırdığı dönemle sınırlı sorumlu olmak üzere davalı taşerondan talep edebileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Somut olarak; işçilere ödenen kıdem tazminatı, iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup, bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yıllık izinler kullanılmadığı takdirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de aynı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. Bu ilkelere uygun olarak █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalar çerçevesinde toplam 4.145,22-TL'den davalı taşeronun sorumlu olduğu ve bu zararın karşılandığının davalı taşeron tarafından iddia ve ispat olunmadığı; ancak davalı taşeronun davadan önce temerrüde düşmediği anlaşılmakla 4.145,22-TL'nin, dava dilekçesinde talep edilen 1.200,00-TL'sine █████/2023 dava, █████/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile talep bakiye 2.945,22-TL'sine ise █████/2024 ıslah tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekmiştir. Her ne kadar davalı tarafından davacının yapmış olduğu teminat kesintilerinden doğan alacağı nedeniyle takas/mahsup defi ileri sürülmüş, yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacı tarafından davalıdan 1.875.175,94-TL teminat kesintisi yapıldığı anlaşılmış ise de, taraflar arasındaki sözleşmelerin 4. maddesi kapsamında davacıya işçilik alacakları nedeniyle uğramış olduğu zararın teminat kesintilerinden karşılanması hususunda verilen yetkinin, davacının alacağını davalıdan dava yoluyla talep etmesine engel teşkil etmediği ve sözleşmenin 6. maddesi kapsamında teminatın iadesi koşulları oluşmadığı sürece teminat kesintilerinden kaynaklı, davacının alacağından mahsubu gereken bir alacağın varlığından bahsedilemeyeceği, bir bütün olarak ilgili teminatların iadesinin sözleşmelerin tasfiyesi aşamasında değerlendirecek olup, eldeki dava dosyasında teminat alacakların muaccel hale gelip gelmediği ve asıl sözleşmeler kapsamında edimin tam ve eksiksiz şekilde ifa edilip edilmediği hususları bu yargılamanın konusu olmadığından takas ve mahsup definin kabulü mümkün olmamıştır. Yine davalı vekilince zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de, eldeki davada taraflar arasındaki ilişki hukuki nitelikçe “hizmet temini (alım) sözleşmesi” olup; kendine has özellikleri olan bu sözleşme türü için zamanaşımı süresini düzenleyen ayrık bir hüküm de bulunmadığından, TBK'nın zamanaşımı ile ilgili genel hükmü olan 146. maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanması gerektiğinden (Emsal: ..... sayılı ilamı), dava ve ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı da dolmadığından zamanaşımı definin kabulüne olanak bulunmamış ve son tahlilde davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; 4.145,22-TL'nin 1.200,00-TL'sine dava tarihinden, 2.945,22-TL'sine ıslah tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 269,85-TL ve 70,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 87,75-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 4.145,22-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yatırılan 269,85-TL başvuru harcı, 269,85-TL peşin harç, 70,00-TL ıslah harcı, 427,00-TL tebligat, 15,00-TL müzekkere gideri ve 9.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.052,3‬0-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.█████/2024
Katip .....
¸e-imzalıdır.
Hakim .....
¸e-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!