Anahtar kelimeler: Özetleyargılamaya Cumhurbaşkanına Sözlerin Süreç Edenin Görüşü Özgürlüğü Hukukî İfade Neticesinde
4. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
    SAYISI : █████████ E., █████████ K.
    SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret
    HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
    Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    Sanıklar müdafiinin temyiz isteği özetle;yargılamaya konu sözlerin ifade özgürlüğü kapsamında olduğuna, usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulmasına ilişkindir.
    III. GEREKÇE
    Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
    Ancak;
    5187 sayılı Kanun'un 26/1-2. maddelerinde; “Basılmış eserler yoluyla işlenen veya bu Kanun'da öngörülen diğer suçlarla ilgili ceza davalarının bir muhakeme şartı olarak, günlük süreli yayınlar yönünden dört ay, diğer basılmış eserler yönünden altı ay içinde açılması zorunludur.
    Bu süreler basılmış eserlerin Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edildiği tarihten başlar. Basılmış eserlerin Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edilmemesi halinde yukarıdaki sürelerin başlama tarihi, suçu oluşturan fiilin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından öğrenildiği tarihtir. Ancak bu süreler, Türk Ceza Kanununun dava zamanaşımına ilişkin maddesinde öngörülen süreleri aşamaz.” hükümleri düzenlenmiştir.
    Şikâyet konusu yazı sebebiyle kişilik haklarına saldırıldığı iddiasına ilişkin olarak açılacak kamu davasının 5187 sayılı Kanun'un 26/1. maddesinde öngörülen dört aylık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerekmektedir. Bu sürelerin muhakeme şartı olarak kabul edildiği görülmektedir.
    Somut olayda, 15.01.2015 tarihinde gazetede yayımlanan yazıya ilişkin katılan vekilince 16.01.2015 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, Cumhuriyet Başsavcılığınca Cumhurbaşkanına hakaret suçundan 22.06.2015 tarihinde iddianame düzenlendiği ve kovuşturma izninin alınması için geçen durma süresi de dahil edildiğinde kamu davasının yasal süresi içerisinde açılmadığının anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkumiyetlerine karar verilmesi,
    Hukuka aykırı bulunmuştur.
    IV. KARAR
    Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
    Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!