Anahtar kelimeler: Römorkun Gününün Satılması İstemli Davetiye Günde Dinlenerek Protokol Konya Sözlü
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 22.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ...'nın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacı ile davalı aralarında 10 adet araç ve 10 römorkun satılması ve ...'nin davacıya devredilmesi için protokol yapıldığını, bu protokol gereğince davalıya imzalı senetler verildiğini, ancak davalı tarafından şirketin devrinin yapılmadığı gibi sözleşmede belirtilen 10 adet araç ve 10 adet römorkunda teslim edilmediğini, sözleşme gereğince ödenilen senet bedellerinin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince iadesi gerektiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 70.000 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; Protokolde 15 adet bonodan bahsedilmekte ise de bunların bedelleri, düzenleme tarihleri ve vadeleri belirtilmeksizin yalnızca adet belirtilmek suretiyle Protokolün imzalandığını, ödendiği bildirilen bonoların 21.12.2016 tarihli Protokole binaen ödendiği yönünde delil bulunmadığını, davacının asıl borçlunun borcuna kefalet verdiğini, borçlu lehine ödeme yapmış ise bu hususta borçluya karşı rücu davası açarak bir alacağı var ise buna hak kazanabileceğini, nakden ahzolunduğu bildirilen senetler ile söz konusu devir Protokolünün ilişkilendirilmesinin hukuken mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bonoda kural olarak ispat yükünün senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa ait olduğu, bir mal alışverişine dayandığı "malen" kaydıyla ya da bir alacak borç ilişkisine dayandığı "nakten" kaydı ile senede yazılmışsa artık buna uyulmsı gerektiği, bu kayıtların aksinin savunulmasının senedin talili anlamına geldiği, böyle bir durumda ispat yükünün yer değiştirdiği, dava konusu edilen senetlerde nakten kaydı olduğu halde davacı tarafın bu senetlerin şirket devri nedeniyle verildiğini belirttiği, yani davacı tarafın senedi talil ettiği, bu durumda senedin malen verildiğini ispat yükünün davacıda olduğu, davacı tarafından kesin delil ile kanıtlanması gerektiği, dosyaya ibraz edilen belgede senetlerin keşide ve vade tarihi belirtilmediği gibi bedellerinin de belirtilmediği, davacı tarafından yemin deliline de dayanılmadığı gerekçesiyle; davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mevcut delillerin takdirinin ve kararın dayandığı gerekçenin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; kesin delil olan 21.12.2016 tarihli tarafların imzalarını taşıyan Protokol ve bu Protokole istinaden düzenlenmiş olan aynı tarihli 10 tane sıralı senet bulunduğunu, davalı tarafın imzasını ikrar ettiği sözleşmeye konu malları müvekkiline devrettiğine ilişkin hiçbir somut delil sunmadığını, Mahkemenin kesin delil konusunda takdir yetkisini kullandığını, senetlerin müvekkilinin elinde olmasının senet bedelinin ödendiğine karine olduğunu, karinenin aksinin ispat edilmediğini, müvekkili ile davalı arasında söz konusu protokole konu devir sözleşmesi dışında başkaca bir ticari veya hukuki ilişkinin bulunmadığını, tanık dinletme talebinin reddedildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 21.12.2016 tarihli sözleşmeden kaynaklanan edimlerin davalı tarafından ifa edilmediği iddiasıyla, senetler nedeniyle ödenen bedelin tahsili istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle senetlerin üzerinde "nakden" kaydının yazılı olduğunun ve aksinin davacı tarafından ispatlanmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!