Anahtar kelimeler: Aihm Cumhurbaşkanına İsnat Süreç Paylaşımların Edenin Görüşü Özgürlüğü Hukukî Sebebine
4. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
    SAYISI : █████████ E., █████████ K.
    SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret
    HÜKÜM : Mahkumiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
    Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    Sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığa isnat edilen suçun oluşmadığına, AİHM içtihatları uyarınca paylaşımların ifade özgürlüğü kapsamında kaldığına, benzer dosyalarda beraat kararları verildiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, kararın bozularak sanığın beraatine karar verilmesi talebine yöneliktir.
    III. GEREKÇE
    Sanık savunması, açık kaynak araştırma raporu ve paylaşımlara ait çıktılar ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın mahkumiyetine ilişkin Mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
    Sanığa yükletilen Cumhurbaşkanına hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
    Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
    Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
    Ancak,
    Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; ''5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde yazılı uzun süreli hapis cezası ertelenen sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi'' dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
    IV. KARAR
    Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına ilişkin kısım çıkarılarak yerine “5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen ve aynı maddenin üçüncü fıkrasındaki kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
    Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 65. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,28.04.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!