Anahtar kelimeler: Kabil Görüşü Talebi Edilebilir Mahkûmiyet Sayisi Derece Hırsızlık Beraat İstanbul

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi mahkûmiyet hükmü kaldırılarak beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozmaİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu (İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-b maddesi gereğince 5 yıl hapis cezasına hükmedildiği, sanık ve müdafii ile şikâyetçi vekilinin istinaf talebi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında hırsızlık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraat kararının verildiği anlaşılmakla, hükmün temyizi kabil olduğu), 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek şikâyetçi vekilinin temyiz isteminin "şikâyetçinin beden ve ruh bakımından kendini koruyamayacak durumda olması nedeniyle, verilen cezanın artışına gidilmesi gerekirken, mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmesinin usûl ve yasaya aykırı olduğuna" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Suç tarihinde şikâyetçinin yanına motosikletle yaklaşan iki kişinin şikâyetçiye ait cep telefonunu çaldıkları olayda, olaya ilişkin CD görüntülerinin izletilmesi sonucu, sanık ve hakkında mahkûmiyet hükmü verilen inceleme dışı sanık ...'un kasklı kişinin sanık ... olduğunu beyan ettiklerine dair 19.04.2019 tarihli tutanağın tutulduğu, bu tutanakta sanık müdafiinin imzasının bulunmadığının anlaşıldığı, sanığın kollukta susma hakkını kullanmasının akabinde, tüm savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, inceleme dışı sanık ...'un ise, motosikletin arkasındaki kişinin kendisi olduğu yönünde ikrarda bulunduğu, motosikleti kullananın ve yüzü görünmeyen kasklı diğer kişinin ise... isimli bir arkadaşı olduğunu, sanık ... olmadığını beyan ettiği, görüntü incelemesinden olumlu bir sonuç elde edilemediği olaya ilişkin olarak, dosya kapsamında, 19.04.2019 tarihli tutanaktaki, sanıkların kasklı kişinin ... olduğu yönünde anlatımların, sanık ...'ın üzerine atılı suçu işlediği hususundaki tek delil olduğu, yukarıda belirtildiği şekilde, bu tutanağın düzenlenmesi sırasında sanık müdafiinin hazır bulunmadığı ve devamında sanığın istikrarlı bir biçimde, tutanak içeriğini kabul etmemesi karşısında 5271 sayılı Kanun'un 148/4. maddesindeki "Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz" hükmü de dikkate alındığında, bahse konu tutanak içeriğinin hükme esas alınamayacağı, bu itibarla sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair, mahkûmiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin sanığın üzerine atılı suçun sübut bulmadığına yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğname'deki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.Sanık hakkında, hırsızlık suçundan verilen beraat kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, şikâyetçi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi