Anahtar kelimeler: Saiki Gününün İstemli Evlilik Davetiye Günde Dinlenerek Sürdürülmesi Sözlü Dönem
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 22.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir
Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'nun sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında bir dönem mevcut olan evlilik dışı ilişkinin sürdürülmesi saiki ile müvekkili tarafından ...'dan olan 100.000 USD tutarındaki alacağını 24.12.2011 tarihinde iki nüsha olarak imzalanıp davalıya temlik edildiğini, temlikname bedeline ilişkin çok sayıda ödeme yapılarak bedelinin de itfa edildiğini, ayrıca "...'na" hitaben düzenlenmiş olup bu isimde bir hükmi şahsiyet, dolayısı ile geçerli ve belirli bir alacak mevcut değilken davalının iki ayrı temlik varmış gibi şirketler aleyhine icra takibinde bulunduğunu ileri sürerek, ancak temliknamenin evlilik dışı birlikteliğin sürdürülmesi karşılığında olduğundan ahlak ve adaba aykırılık sebebiyle geçersiz olduğunu ileri sürerek; düzenlenmiş olmakla 24.02.2011 tarihli temliknamenin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının iddiasının aksine ortada iki ayrı temlik bulunduğunu ve bu iki temliknamenin dava dışı borçlu şirketler tarafından kabul edilerek defter kayıtlarına alındığını ve temliknamelerin geçerli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu alacağın temliki işleminin iptalini talep eden davacının şirketteki alacağını temlik eden taraf, davalının ise temlik alan alacaklı olduğu, temlik sözleşmesinin 3. kişi tarafından değil alacağı temlik eden davacı tarafından geçersizliği ileri sürüldüğünden temlik eden tarafın rızası ile yapmış olduğu temlik işlemine karşı muvazaa hükümlerine dayanamayacağı, temliknamenin içeriğinde ahlaka aykırı bir işlem için yapıldığına dair bir ibare olmadığı, temlikin ahlaka aykırı bir işlem için yapıldığının da tanık beyanları ile somut olarak ispat edilemediği, iki adet 24.02.2011 tarihli temliknamenin şekil şartlarına da uygun olduğu gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; genel olarak tanık beyanlarında taraflar arasında arkadaşlık olduğuna dair beyanlar olsa da dava konusu temliknamelerle ile ilgili olarak her türlü kuşkudan uzak nitelikte ispat edici açık bilgi ve beyanlarının olmadığı, yönetim kurulu başkanı tanık ...'un ise; temliknamenin önünde imzalandığı, davalının şirketten olan alacaklarını ileride karşılamak amacıyla alındığı, ...'nun 3 şirketi kapsar şeklinde kullanıldığı, tek imza ile temsil edildiği, tüzel kişiliğinin bulunmadığı gibi ifadelerde bulunduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) kapsamında düzenlenen hata,hile,ikrah,tehdit gibi irade fesadı hallerinin ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; temliknameler borçlu şirkete teslim edildiğinden artık davalının alacaklı olduğuna karar verilemeyeceğini, ahlaka aykırı bir amaç için ve tüzel kişiliği bulunmayan ...'na hitaben düzenlenmiş temliknamenin geçersiz olduğunu, aynı anda iki nüsha olarak düzenlenen temliknamelerin ayrı birer temlikname gibi kabul edilmesinin yerinde olmadığını, tanık beyanlarında temliknamenin veriliş amacının açıkça belirtildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının ... vermiş olduğu iki adet 24.02.2011 tarihli 100.000 USD bedelli temliknamenin ( toplam temlikname bedeli 200.000,00 USD) hükümsüz olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu temliknamelerin TBK'da belirtilen geçerlilik koşullarına sahip olduğunun, bedelleri ve tarihleri aynı olmakla birlikte tek bir temlikname için iki ayrı nüsha düzenlendiğinin davacı tarafından ispatlanamadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!