Anahtar kelimeler: Evliliğinden Ölümünden Vasiyetname Bıraktığını Murisi Vasiyetnamenin Noterliğinde Murisin Yevmiye Olma
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; tarafların ortak murisi ...'in 10.06.2009 tarihinde öldüğünü, ölümünden önce ...Noterliğinde 22.01.2003 tarih ve ................ yevmiye No.lu vasiyetname düzenlendiğini, düzenlenen bu vasiyetname ile 29, 92, 93, 94, 95, 100, 107, 108, 109, 110, 111, 211, 235, 236, 256, 257 ve 360 parsel sayılı taşınmazları ikinci evliliğinden olma çocukları olan davalılara bıraktığını, bu tasarrufun murisin tüm mal varlığını oluşturduğunu, vasiyetnamenin yasal unsurları taşımadığını, murisin 85 yaşında olup fiil ehliyeti olmadığını, ayrıca okuma yazması adını-soyadını yazıp imza atmaktan ibaret olan murisin vasiyet içeriğini anlamasının beklenemeyeceğini, okuma yazma bilmeyen birisi tarafından düzenlenen vasiyetnamenin şekil şartlarını taşımadığını, bu nedenlerle vasiyetnamenin iptalini, bu mümkün olmadığı takdirde saklı payın tenkisine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevabında; murisin vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte akli melekelerinin yerinde olmadığı yönündeki iddiaların doğru olmadığını, vasiyetname düzenlenirken saklı paylara riayet edilerek yapıldığını, saklı paylar hesaplanırken davacıların evlilik anlarında yapılan harcamalar, okul harcamaları ve diğer tüm mal varlıklarının da göz önüne alınması gerektiğini, vasiyetnamenin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.06.2016 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; murisin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 532. maddesi gereğince usulüne uygun olarak resmî vasiyetname tanzim ettiği, Adli Tıp Kurumu raporu doğrultusunda vasiyetname tanzim edilirken akli melekelerinin yerinde olduğunun anlaşıldığı, davacıların dava konusu vasiyetname ile saklı paylarının ihlâl edildiğini belirterek açılan davanın tenkis talebine ilişkin kısmının kabulü ile toplam 67.688,00 TL tenkis alacağının davalılardan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ile davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 10.10.2018 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile;
“1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalıların sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Mahkemece, hüküm fıkrasında davacının vasiyetname iptali istemi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir. Bu husus usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. Somut olayda; davacılar tarafından vasiyetnamenin şekil eksikliği ve ehliyetsizlik nedenleriyle iptali talep edilmiş ise de; kararda sadece ehliyetsizlik nedeni yönünden toplanan deliller değerlendirilmiş, şekil eksikliği nedeniyle vasiyetnamenin iptali talebi yönünden toplanan deliller hakkında bir değerlendirme yapılmamıştır. Eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı hüküm kurulmuş olması da doğru görülmemiştir.
3.Somut olaya gelince;murise ait sosyal ekonomik durum araştırmasında, adına kayıtlı İstanbul-Maltepede bir taşınmazın varlığından bahsedilmiş olmakla, mahkemece bu taşınmazın tapu kaydı da getirtilerek, taşınmazın muris adına kayıtlı olması halinde bu taşınmaz bedelinin de aktif terekeye dahil edilerek tenkis hesabının yapılması gerekmektedir. Yine davalılara MK. 564.maddesi uyarınca mal seçip para ödemeyi mi, yoksa mal verip almayı mı tercih ettiği mahkemece sorulmak suretiyle, seçimlik hakkı kullandırılmamıştır. Bununla birlikte, mahkemece, en son keşif 15.12.2014 tarihinde yapılmış olmakla, usulen bilirkişi iştirakı ile yapılacak bir keşif ile seçim hakkının kullanıldığı tarih itibariyle murisin davalıya temlik ettiği malın değerinin saptanması gerekirken, eksik inceleme ile bu keşif yapılmadan karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Hal böyle olunca, mahkemece; öncelikle dosyanın önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kuruluna verilerek, vasiyete konu taşınmazların salt tercih tarihi itibariyle değerinin belirlenmesi, akabinde dosyada sabit tenkis oranı hesap edilmek üzere denetime elverişli bir rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
4- Kabule göre de; davacı taraf ıslah dilekçesi ile faiz talebinde bulunmuştur. Mahkemece, davacı tarafça dava dilekçesinde faiz isteminde bulunulmamış olmasına karşın ıslah dilekçesi ile faiz istenmiş olması göz önüne alındığında, mahkemece yalnızca ıslah edilen (ıslah ile artırılan) bedel bakımından ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken, bir kısım bedele dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması da doğru görülmemiş, bu husus da ayrıca bozma sebebi yapılmıştır.” şeklindeki gerekçe ile Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1. Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.01.2022 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararıyla; murisin ölmeden önceki son yerleşim yeri adresinin Pendik/ İstanbul olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
2. İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.06.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; karşı yetkisizlik kararı verilmiştir.
C. Yargı Yeri Belirlenmesi Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 27.02.2023 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilâmı ile; İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
D. İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının vasiyetnamenin iptali talebinin reddine, tenkis talebinin kabulü ile; 144.327,71 TL alacağın 134.327,71 TL'lik kısmına 18.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı ...'den 58.175,04 TL, davalı ...'den 50.284,44 TL, davalı ...'den 35.868,24 TL olacak şekilde) tahsili ile davacılara eşit oranda verilmesine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde;
a. Vasiyetnamenin iptali talebinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, tarafların ortak murisi ...'in okuma-yazması bulunmadığı hâlde dikkate alınmaksızın vasiyetnamenin Türk Medeni Kanunu'nun 535. maddesine aykırı olarak, şekil şartlarına uyulmaksızın düzenlenmiş olduğunu ve iptali gerektiğini,
b. Vasiyetname düzenlenirken 4721 sayılı Kanun'un 536. maddesine de uyulmadığını, vasiyetnamenin düzenlenmesine tanık olarak katılması mümkün olmayan okur yazar olmayanlar ve mirasbırakanın eşi, üstsoy ve altsoy kan hısımları, kardeşleri ve bu kişilerin eşlerinden sayılacak kişilerin katıldığını, yine tanıkların üstsoy ve altsoy kan hısımlarına, kardeşlerine ve bu kişilerin eşlerine o vasiyetname ile kazandırmada bulunulduğunu,
c. Görevli ve yetkili istanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesinde usuli işlemlerin yeniden yapılması, yetkili ve görevli mahkeme tarafından yeniden keşif yapılması ve keşif neticesinde belirlenecek miktarlara göre tercih hakkının tespiti ile tenkis hesabı yapılması yönündeki taleplerinin reddolunarak yetkisiz mahkeme olan Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesindeki işlemler esas alınıp karar verildiğini,
d. Tenkis hesabına dair bilirkişi raporunun aktüer tekniklerine ve tenkis hesabı esaslarına uygun olmadığını belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde;
a. Vasiyetnamenin iptali talebi reddedildiği hâlde lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmediğini,
b. Murisin fiil ehliyeti bulunduğunu, okur - yazar olmadığı itirazlarını kabul etmediklerini, vasiyetnamenin şekle uygun olduğunu,
c. Davacıların murisin ekonomik desteğini yıllarca gördüğünü, düğünlerinin murisçe yapıldığını, eğitimlerine destek olunduğunu, yine mal edinimleri sırasında da murisin desteğinden faydalandıklarını, bunların da tenkis hesabına katılması gerektiğini, saklı payların ihlâl edilmediğini belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali ile terdiden tenkis istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Diğer temyiz itirazlarına gelince; davalıya yapılan tasarrufun tenkisine sıra geldiği takdirde tasarrufun tümünün değeri ile davalıya yapılan fazla teberru arasında kurulan oranda (sabit tenkis oranı) tasarrufa konu malın paylaşılmasının mümkün olup olamayacağı (TMK.564) araştırılmalıdır. Bu araştırma sonunda tasarrufa konu mal sabit tenkis oranında bölünebilirse bu kısımların bağımsız bölüm hâlinde taraflar adına tesciline karar verilmelidir. Tasarrufa konu malın sabit tenkis oranında bölünmezliği ortaya çıktığı takdirde, sözü geçen 564. maddedeki tercih hakkı gündeme gelecektir. Böyle bir durum ortaya çıkmadan davalının tercih hakkı doğmayacağından davalının tercihini kullanması söz konusu olamaz. Daha önce bir tercihten söz edilmişse de sonuç doğurmaz. O zaman davalıdan tercihi sorulmak ve dava konusu olup sabit tenkis oranına göre bölünemeyen malın, karar tarihindeki değeri belirlenmeli ve bu değerin sabit tenkis oranıyla çarpımından bulunacak nakdin ödetilmesine karar verilmelidir. Somut olayda, Mahkemece vasiyetnamenin iptali talebi yönünden davanın reddine, tenkis talebi yönünden ise kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamı incelendiğinde, yargı yeri belirlenmesine ilişkin karardan sonra yetkili mahkemece yeniden keşif yapılmaksızın, vasiyetnameye konu taşınmazların 2019 yılı değerleri üzerinden 2023 yılında tenkis alacağına hükmedildiği anlaşılmıştır. Hâl böyle iken yukarıda anlatılan usulde tenkis alacağının hesaplandığını söyleme imkânı bulunmamaktadır. Mahkemece yapılacak iş, vasiyetnameye konu taşınmazların bölünemez olduğunun tespiti hâlinde süratle 4721 sayılı Kanun'un 564/2 hükmüne uygun olarak dava konusu taşınmazların karar tarihine en yakın olacak değerinin tespit edilerek, belirlenecek miktarın sabit tenkis oranıyla çarpılması suretiyle bulunacak değer üzerinden tenkis alacağına hükmetmek olmalıdır. Hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda V.B.2. paragrafta belirtilen sebeplerle temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, tarafların sair temyiz itirazlarının reddine,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!