Anahtar kelimeler: Gününün Talepli Yöne İstemli Davetiye Tutularak Haklar Fazlaya Kesinlik Saklı

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
EK KARAR TARİHİ : 28.12.2023İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Tüketici MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı ve 28.12.2023 tarihli ek kararı davacı tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,Davacının ek karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; davanın fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak maddi ve manevi tazminat talepli olarak açıldığı, sonrasında dava değerinin ıslah edilmediği, bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin nitelikte olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulü ile ek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Davacı vekilinin duruşma isteğinin kabulü ile; 22.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştirTaraflardan gelen olmadığı görülerek işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı; davalı Bankadan 21.07.2015 ve 12.11.2015 tarihlerinde kredi kullandığını, banka tarafından yasal yükümlülükler yerine getirilmeden taşınmış olduğu adresine ihtarname gönderilmek suretiyle vadesi gelmemiş kredi taksitlerinin muaccel hale getirilerek kredilerin takip hesaplarına intikal ettirildiğini ve sonrasında telefon bankacılığı üzerinden anlaşılan protokol hükümlerine uyulmasına rağmen icra takibi başlatıldığını, bankanın usulüne uygun şekilde temerrüt ihtarını tebliğ etmeksizin kredili takip hesabına almasının hukuka aykırı olduğunu, banka tarafından haksız yere takip hesaplarına alınması ve haksız takip başlatılması nedeniyle itibarının düşürüldüğünü, varlıklarının çoğalmasının engellendiğini, maddi kayıplara neden olunduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 1.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; öncelikle yetki, zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davacının kullandığı kredilere ve yapılan protokole aykırı bir şekilde borçlarını çok defa ihlal ettiğini ve bu nedenle hesabın kat edilerek ihtarnameyle temerrüde düşürüldüğünü, davacı tarafından her ne kadar icra dosyalarına itiraz edilmiş ise de, 17.04.2018 tarihli dilekçesi ile itirazlarından vazgeçtiğini ve İcra Dairesinde icra taahhüdü imzalayarak borcu taksitlendirmek suretiyle ödeme yapmayı da kabul ettiğini, davacının en son ödemeyi 15.01.2019 tarihinde yaptığını ve 15.02.2019 tarihi itibariyle taahhüdü ihlal ettiğini, ortada şüpheye mahal vermeyecek bir alacak bulunduğunu, davacının da bunu kabul ettiğini ve herhangi bir itirazının da bulunmadığını, yapılan icra işlemlerinin de hukuka ve yasalara uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; denetime elverişli hüküm kurmaya yeterli görülen bilirkişi raporu hükme esas alınarak yapılan değerlendirmede, davacının kullandığı kredileri süresinde ödemediği, ödenmeyen krediler nedeniyle ihtarname gönderildiği, ihtarnamelerin usulüne uygun düzenlendiği, daha sonra banka ile davacı arasında protokol düzenlendiği ancak protokole istinaden de davacı tarafından ödeme yapılmadığı, bilahare başlatılan icra takibine konu borcu davacının kabul ettiği ve itirazından vazgeçtiği, takibin kesinleştiği, davacı tarafından icra dosyasına ödeme yapılmakla dosya borcunun kapatıldığı ve fazla ödeme de bulunmadığı anlaşılmakla davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; toplanan delillere, yerel mahkeme gerekçesine, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporları içeriklerine, Giresun İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası için açılan icra memur muamelesini şikayet davası neticesinde Giresun İcra Hukuk Mahkemesinin 15.09.2021 tarih ve ... sayılı kararı ile verilen davanın reddi kararı ve Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 25.02.2022 tarih ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararına, davalı bankaca kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile yapılan yargısal işlemlerde hukuka ayrılıktan söz edilemeyeceği gibi kusurlu kabul edilmesinin de mümkün olmamasına göre; mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacının istinaf talebinin esastan reddine, karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin 28.12.2023 tarihli ek kararıyla; kararın kesin nitelikte olduğu gerekçesiyle davacının temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş, süresi içinde davacı ek karara karşı temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı; kararın maddi manevi tazminat istemine ilişkin olup fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak dava açıldığını, bu nedenle kesin nitelikte olmadığını, bilirkişi raporunun hükme esas almaya elverişli olmadığını, davalı banka tarafından usulsüz ihtarnamelerle kredi hesaplarının takip hesaplarına alındığını ve haksız olarak takip başlatıldığını ileri sürerek ek kararın ve kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, bankanın haksız olarak takip başlattığı iddiasına dayalı maddi manevi tazminat istemine ilişkindir.Davacının asıl karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; kararda belirtilen gerekçelere, hükme esas alınan raporun taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olmasına, davacının kredi borçlarını ödemede temerrüde düşmesi üzerine gönderilen ihtarnamelerin icra dosyasında ödeme emrinin tebliğ edildiği ve davacının borca itiraz dilekçesinde beyan ettiği adresiyle aynı adres olduğunun anlaşılmasına, davacının icra dosyasında borcu ödemeyi taahhüt ettiğinin anlaşılmasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARARAçıklanan sebeple;1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi 28.12.2023 tarihli ek kararının KALDIRILMASINA,2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.