Anahtar kelimeler: Gününün İstemli Kızı Davetiye Günde Dinlenerek Bakırköy Sözlü Dinlenildikten Kesinlik
3. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 22.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir
Belli edilen günde gelen davacılar vekili Avukat ... ile davalı şirket vekili Avukat ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkillerinin olay tarihinde tek kızı olan 13 aylık ...'nun 19.12.2013 tarihinde yüksek ateş şikayeti nedeniyle davalı şirkete ait hastaneye başvurduğunu, diğer davalı doktor tarafından muayene edilerek reçete düzenlendiğini, ertesi gün reçetede yazılı antibiyotiğin aynı hastanenin acil servisinde enjeksiyon yolu ile uygulandığını ve acil serviste gözlem altında tutulması gereken küçüğün polikliniğe muayene için sıra beklemek üzere gönderildiğini, polikilinik önünde sıranın beklenmesi gerektiğinin belirtildiğini, geç müdahalede bulunulduğunu ve küçüğün hayatını kaybettiğini, bu konuda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonucunda ölüm sebebinin Novazef adlı antibiyotiğin uygulanmasına bağlı gelişen anaflaksi (alerjik şok) olduğunun tespit edildiğini, davalıların yaşanan ölüm olayında sorumlu bulunduklarını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere ...'in desteğinden mahrum kalan her bir müvekkili için 500,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi ve her bir müvekkili için 50.000,00 er TL toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan olay tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri ayrı ayrı sundukları cevap dilekçeleri ile; taleplerin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin tüm yükümlülüklerini usulünce yerine getirdiğini, herhangi bir kusur ve ihmallerinin bulunmadığını, zaten soruşturma dosyasında Ağır Ceza Mahkemesinde sunulan raporda da hastane ve sağlık personeline herhangi bir kusur yüklenemeyeceğinin belirlendiğini savunarak davanın reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; savcılık dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu (ATK) 1.İhtisas Kurulu raporu yanında mahkemece ATK 3. Üst Kurulundan alınan raporda aynı hususların yinelendiği, tıbbi tedavi sürecinde yapılan işlemlerin ve reçete edilen ilaçların konulan tanıya uygun olduğu, ilaç anaflaksisinin ön görülemeyen ve önlenemeyen bir komplikasyon olduğu çocuğun muayenesi ve tedavisi, takibi ve resüsitasyon işlemlerinde görev alan doktor ve sağlık personelinin ve ilacı enjekte eden sağlık personelinin uygulamalarına tıp kurallarına uygun olduğunun kanaat olarak belirtildiği, böylece gerek 1. İhtisas Kurulu gerek 3. Üst Kurulun raporlarının birbirini teyit ettiği, davalı hastane ve hekime yüklenebilecek bir kusur bulunmadığı, davacı vekili son oturumda süre talep etmiş ise de son düzenlenen ATK raporunun davacı vekili Av. ...'ye 15.04.2019 tarihinde tebliğ edildiği, bilirkişi raporu tebliğ edildiği halde bu konuda beyanda bulunmayan davacı tarafa yeniden beyanda bulunma için süre verilmemesinin savunma hakkını kısıtlar mahiyette olmadığı gerekçesiyle sabit olmayan davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyada mübrez ATK 3. Üst Kurulu raporu ile soruşturma dosyasında aldırılan İstanbul ATK 1. İhtisas Kurulu raporunun birbirini teyit ettiği, raporların denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, mahkemece alınan rapora davacı tarafın itiraz etmediği ve istinaf dilekçesinde de yeni rapor aldırılmasına yönelik talebi içeren istinaf sebebinin olmadığı gerekçesiyle oy çokluğuyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; eksik inceleme ile karar verildiğini, üniversitelerin tıp fakültelerinden seçilmiş, konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınmadığını, küçük İrem'in acilde gözlem altına alınıp takip edilmesinin gerekip gerekmediği, direkt servise yollanması sebebiyle şok gerçekleştiğinde acil ve gerekli müdahalenin yapılmasının gecikip gecikmediği ve bunun yaşanan ölüm olayına sebebiyet vermediği, gecikmenin bir illiyet bağı oluşturup oluşturmadığı hususlarında değerlendirme yapılmadığını, davalı hastanenin organizasyon eksikliği bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vekilin özen yükümlülüğüne aykırı davranmasından kaynaklı maddi manevi zararların tazmini istemine ilişkindir.
Mahkeme kararında belirtilen gerekçelere, yargılama aşamasında ileri sürülmeyen hususların istinaf ve temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceğinin anlaşılmasına göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,
28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı şirkete verilmesine,
22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!