Anahtar kelimeler: Maaşından Esaskarar Yazim Katip Adana Menfi Borçlularının Nezdinde Borcu Kesinti

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - █████████
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████ KARAR NO : █████████HAKİM : ...KATİP : ...DAVACI : ....VEKİLİ : Av. ...DAVALI : ...VEKİLLERİ : Av. .. Av. ...DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit)DAVA TARİHİ : █████/2021KARAR TARİHİ : █████/2022YAZIM TARİHİ :... Mahkememizde görülen Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit) davası yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine davalı banka tarafından Adana 13. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, ancak davalı banka nezdinde böyle bir borcu bulunmadığını, maaşından 16.805,72 TL kesinti yapıldığını, takibin borçlularının ... ve ... olduğunu belirterek ilgili icra dosyasında müvekkilinin davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, maaşından yapılan 16.805,72 TL kesintinin faizi ile birlikte müvekkiline iadesine, davalı bankanın %20 oranında kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa üzerinde tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ;Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; temlik alınan ... T.A.Ş nezdinde dava dışı ..., davacı ve dava dışı ... arasında yapılan sözleşmeye dayanarak verilen kredilerin ödenmemesi üzerine Osmaniye 3. Noterliği tarafından ihtarname gönderildiğini, gönderilen ihtarnameye rağmen borcun ödenmediğini, borçların tahsili için Adana 13. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, devam eden süreçte alacağın temlik edildiğini belirterek davanın reddine, davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava ilk olarak Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemsi'nde açılmış, mahkemenin ... E. ... K. Sayılı görevsizlik kararı ile dosya mahkememize gönderilmekle, yargılamaya mahkememizde devam edilmiştir.Davanın, 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi gereğince; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu ticari davalardan olduğu, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür. İcra dosyasına konu alacak .... Tarafından ... A.Ş. 'ne temlik edilmiş, ... Yönetim A.Ş. İle Birikim Varlık Yönetim A.ş 'nin TTK hükümleri doğrultusunda birleşmesi neticesinde ... Yönetim A.ş 'nin tüm aktif ve pasifleri ile Birikim Varlık Yönetim A.Ş.'ye devrolmuştur. Dava dışı .... ile dava dışı ... arasında █████/2005 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşmeye davacı müteselsil kefil olmuştur.Adana 13.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasında; alacaklı .... tarafından borçlu ..., ... ve ... hakkında 7.665,54 TL asıl alacak 171,42 TL işlemiş faiz 8,56 TL BSMV olmak üzere toplam 7.845,52 TL üzerinden █████/2016 tarihinde icra takibi başlatılmıştır. Mahkememizce bilirkişi olarak tayin edilen ...█████/2022 tarihli raporunda; dava dışı temlik veren ... nezdinde dava dışı asıl borçlu ..., borçlu davacı ... ve dava dışı ...'ın müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla kredili çalışmalar yaptığını, dava konusu kredili çalışmaların dayanaığının 50.000 TL tutarında █████/2014 tarihli genek kredi sözleşmesi kapsamında olduğunu, davacı banka nezdinde belirtilen sözleşmelere istinaden taksitli kredileri ve çek kredisi şeklinde kullandırımın yapıldığını, █████/2016 tarihli Adana 13. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında 7.665,54 TL asıl alacak olmak üzere toplam 7.845,52 TL nakit ve 16.320 TL tutarlı takipten davacının toplam 50.000 TL tutarlı sözleşmede sorumluluğunun devam ettiğini belirtmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı aleyhine davalı banka tarafından Adana 13. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takip başlatıldığı icra dosyasında davacının maaşından 16.805,72 TL kesinti yapıldığı ancak davacının davalı banka nezdinde böyle bir borcu bulunmadığını iddia ederek, davalı bankaya borçlu olmadığının tespiti ile maaşından yapılan 16.805,72 TL kesintinin faizi ile birlikte tarafına iadesi için iş bu davanın açıldığı, icra takibine dayanak kredi sözleşmesinin dosya arasına celp edildiği dosyanın bankacılık alanında uzman bir bilirkişiye tevdi edildiği, █████/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda; "dava dışı temlik veren ... nezdinde dava dışı asıl borçlu ... ile davacı ... ve dava dışı ...'ın müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla kredili çalışmalar yaptığının, dava konusu kredili çalışmaların dayanağının 50.000 TL tutarında █████/2014 tarihli genel kredi sözleşmesi olduğunun, davacının kredi sözleşmesinde kefil olarak imzasının bulunduğu, █████/2016 tarihli Adana 13. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında 7.665,54 TL asıl alacak olmak üzere toplam 7.845,52 TL nakit ve 16.320 TL tutarlı takipten davacının toplam 50.000 TL tutarlı sözleşmede sorumluluğunun devam ettiğinin" tespit edildiği, davacı tarafından Adana 13. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyasına yapılan ödemelere ilişkin tarih ve bilgileri gösterir belgelerin dosyamız arasına alındığı davacı tarafından ilk olarak █████/2017 tarihinde olmak üzere çeşitli tarihlerde ödemeler yapıldığı son ödemenin █████/2020 tarihinde yapılarak icra dosyasının infaz edildiği, davacının borçlu olmadığı parayı icra baskısı altında ödemek durumunda kaldığını iddia ettiği, bu bakımdan davanın İİK'nun 72.maddesinde düzenlenen istirdat ve menfi tespit davası olduğu, ödemenin icra dosyasına veya haricen yapılmış olmasının istirdat davası açmak bakımından önemsiz olduğu, önemli olanın, ödemenin, takibin kesinleşmesinden sonra ve icra tehdidi altında yapılması olduğu, istirdat davasının, kanunda özel olarak düzenlenmiş bir dava türü olup, İİK.nun 72. maddesinde düzenlenen istirdat davasının, sebepsiz zenginleşme davasının özel bir hali olduğu ve genel düzenlemeye göre öncelikle uygulanması gerektiği, buna göre davanın İİK.nun 72. maddesinde düzenlenen istirdat davası olduğu değerlendirilerek, İİK'nun 72 maddesinde takibe itiraz etmemiş veya itirazın kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı ödemek mecburiyetinde kalan şahsın ödediği tarihten itibaren bir sene içinde umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebileceğinin düzenlendiği, istirdat davasının ödeme tarihinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiği, hak düşürücü sürenin mahkemece resen gözetilmesi gerektiği, , davacı tarafından son ödemenin █████/2020 tarihinde yapıldığı, iş bu davanın ise █████/2021 tarihinde açıldığı, bir yılllık hak düşürücü sürenin dava tarihi itibari ile dolduğu, esasa ilişkin alınan bilirkişi raporunda davacının davalıya borçlu olduğu tespit edilmiş ise de usulün esastan önce geldiği gözetilerek davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, 2-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 80,70 TL 'nin peşin alınan 287,91 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 207,21 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-AAÜT gereğince hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,5-Fazla yatan avans var ise Adalet Bakanlığı HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesine göre, karar kesinleştikten sonra talep sahibine elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise PTT aracılığı ile adreste ödemeli gönderilmesine, (gönderme masrafının avanstan karşılanmasına ) 6-T.C. Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.320,00 TL Arabuluculuk Ücretinin 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A ve HUAK Yönetmeliğinin 25-26. Maddeleri gereğince, 6183 sayılı kanuna göre davacıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2022Katip e-imza Hakim e-imza