Anahtar kelimeler: Salihli Süreç Markaların Edenin Görüşü Kararnameye Beraatine Korunması Mahkûmiyet Muhalefet
7. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    BOZMA ÜZERİNE

    MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
    SAYISI : █████████ E., █████████ K.
    SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefet
    HÜKÜM : Mahkûmiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
    Yapılan ön inceleme neticesinde; bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKİ SÜREÇ
    A. Bozma
    Salihli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli mahkûmiyet kararının sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine sanık hakkındaki mahkûmiyet kararı kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmesi suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının, katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 03.05.2023 tarihli kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
    B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
    Bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin
    15.11.2023 tarihli kararıyla, sanığın 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye muhalefet suçundan 10 ay hapis ve 4 gün karşılığı 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
    II. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Sanığın Temyiz İstemi
    Soruşturma ve kovuşturma safhalarında atılı suçu işlemediğini ısrarla beyan ettiğine, polisler iş yerine geldiğinde ağırlamaya çalıştığına, arama için izin vermediğine, polisler geldiğinde ve daha sonra yanlarında muhtar ya da komşulardan kimse olmadığına, yasaya ve usule aykırı arama tutanaklarının kesinlikle delil niteliği olmadığına, buna dayanılarak cezaya hükmedilemeyeceğine, usul ve yasaya aykırı, açık bir muvafakati olmayan bir olayın dayanak yapılarak ceza verilmesinin bozmayı gerektirdiğine ilişkindir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun’un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında belirlenen cezanın isabetli olduğu anlaşıldığından, sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
    III. KARAR
    Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
    Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Salihli 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!