Anahtar kelimeler: Şeritten Otobüsün Geçmek Erzurum Cismani Karışan İstikamette Kazaya Yana Aşye

T.C.
ERZURUMBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : █████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2021 (Karar)NUMARASI : 2018/5 Esas, ████████ KararDAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)Taraflar arasında görülen trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı, yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2017 tarihinde müvekkilinin içinde bulunduğu araç ile kazaya sebebiyet veren ... Turizm A.Ş'ye ait ...sevk ve idaresindeki aracın yan yana ve aynı istikamette yol almakta olduğunu, tam bu sırada sol şeritten gelen otobüsün kazaya karışan diğer aracı geçmek istediğini, bu nedenle sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesine neden olduğunu ve aracın yol kenarındaki tarlaya uçtuğunu, kazaya sebebiyet veren otobüs sürücüsünün de yardım yükümlülüğünü yerine getirmeyerek olay mahallinden uzaklaştığını, olayda müvekkili ...'ın hastahane raporlarına göre; kaburgalarında kırık, göğüs kafesi boşluğunda kan birikmesi, akciğerlerde hafif sönme ve ezilme ile hafif solunum yetmezliğinin meydana geldiğini, mevcut kazaya karışan ... plaka numaralı aracın sürücüsünün müvekkilinin eşi ... olduğunu ve kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunu, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasının ... Sirgorta A.Ş. tarafından yapıldığını, bahsi geçen sigorta şirketine █████/2017 tarihinde başvuru yaptıklarını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, kazaya sebebiyet veren diğer araç olan... plakalı ... Turizm'e ait, ...yönetimindeki otobüsün zorunlu mali mesuliyet sigortasının ise ...Anonim Türk Sigorta Şirketi tarafından yapıldığını ve █████/2017 tarihinde zarar tazmini için yapılan başvuru sonrası ... numaralı hasar dosyası kapsamında hiç bir ödeme yapılmadığını beyanla şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat ile 300.000,00 TL manevi tazminatın (sigorta şirketleri dışındaki) davalılardan tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı ... Turizm vekili cevap dilekçesinde özetle; Söz konusu otobüsün işleteninin taşıt kira sözleşmesi gereğince ... olduğunu, müvekkili olan şirketin otobüsün sadece kira bedelini tahsil ettiğini, aracın denetlenmesinde ve işletilmesinde hiç bir etkisinin ve yetkisinin bulunmadığını, bu nedenle cevap dilekçesi ekinde göndermiş olduğu ihbar dilekçesi ile ...'nu ihbar ettiklerini, davacı vekilinin dava dilekçesinde belirtilen iş göremezlik durumuna ya da çalışma gücünün kaybına ilişkin bir belge veya davaya dayanak bir delilin ibraz edilmediğini, müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını ve mahkemece kusur incelemesinin yapılması gerektiğini, davacı tarafın talep etmiş olduğu manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirkete başvurusu üzerine maluliyet tazminatı hesaplanabilmesi için maluliyet raporu talep edildiğini ancak işbu belgelerin ibraz edilmeden dava açıldığını, davacı tarafın ise sigorta müşterilerinin kusurunu ve zararını usulen ispat etmesi gerektiğini, aksi takdirde şirketin sigortalının kusuru oranında sorumlu olacağını ve davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle sorumlu olduğunu ve müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe teminatı olan 330.000,00 TL ile sınırlı olduğunu ayrıca davacının emniyet kemerini takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.Davalı ...Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Kaza tespit tutanağı ile diğer delillerin taraflarına tebliğ edilmediğini ve iddia edilen kazanın gerçekleştiğine dair hiç bir somut delil bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından sigortalandığını ve davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçedeki limitler ve sigortalı araca atfedilebilecek kusur ile sınırlı olduğunu ayrıca 6111 sayılı yasa ile değişen mevzuat gereği, tedavi giderlerinden doğan tüm sorumluluğun SGK'ya ait olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "...Davalılardan ...Sigorta A.Ş. kazaya karışan otobüsün ZMMS sigortacısı olup, ... Sigorta A.Ş. ise davacının içinde bulunduğu aracın MMS sigortacısıdır. Pasinler Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/... Esas sayılı dosyasında alınan raporda; kaza karışan araçların %50 - %50 kusurlu oldukları belirtilmiş olup, mahkememizce alınan ATK raporunda ihtimalli olarak kusur oranlarının belirtilmesi üzerine mahkememizce ... de görevli bilirkişi heyetine tevdi edilmesi amacıyla talimat yazılmış ve bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda kazaya karışan araçların %50 - %50 oranında kusurlu oldukları belirtilmiştir. Düzenlenen bu rapor dosya içeriğine uygun olduğundan mahkememizce bu kusur raporuna itibar edilmiştir. Yargılamanın devamı sırasında davacı ile davalı sigorta şirketleri arasında sulh sözleşmeleri imzalanmış ve buna göre ... Sigorta Şirketi tarafından davacıya 248.000,00-TL asıl alacak, 25.810,00-TL vekalet ücreti ve 36.000,00-TL faiz olmak üzere toplamda 309.810,00-TL tutarında ödeme yapılmış; ...Sigorta Şirketi tarafından davacıya 255.000,00-TL asıl alacak, 41.668,27-TL vekalet ücreti, 51.570,00-TL faiz ve 1.130,00-TL yargılama gideri olmak üzere toplamda 349.368,27-TL ödeme yapıldığı mahkememize bildirilmiştir. Davacının talebi üzerine, mahkememizce █████/2020 tarihinde TBK'nun 76.maddesi uyarınca 40.000,00-TL tutarının maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen 40.000,00-TL manevi tazminatın ise davalı araç sürücüsü ve araç işleteninden tahsili ile davacıya geçici olarak ödenmesine karar verilmiş olup bu ara kararımız üzerine davalı ...Sigorta Şirketi tarafından yukarıda belirtilen ödemelere ek olarak 45.768,78-TL, davalı ... Turizm Şirketi tarafından 45.826,92-TL tutarında davacıya ödeme yapılmıştır. Davacı vekili duruşma esnasındaki beyanında; davalı sigorta şirketlerinin poliçe limitleri dahilinde ödeme yaptıklarını, bu sigorta şirketleri ile sulh olduklarını ve alacaklarının kalmadığını beyan etmiştir. Bu haliyle davalı sigorta şirketleri yönünden davanın konusunun kalmaması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. Dosyaya ibraz edilen ATK raporunda; davacıda %96 oranında maluliyetin oluştuğu belirtilmiştir. Aktüer bilirkişisi raporunda; davacının TRH 2010 tablosuna göre; zararın 685.840,83-TL tutarındadır. Davacı içinde bulunduğu araç sigortacısına yönelik dava açmış olup, araç malikine yönelik husumet yöneltmemiştir. Kazaya karışan araçların %50 oranında kusurlu oldukları dikkate alındığında davalılar işleten ve sürücünün sorumlu olduğu miktarın 342.920,41-TL olduğu sonucuna varılmaktadır. Davalı işleten sigortacısı olan ...Sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme kadar davalılar işleten ve sürücü de borçtan kurtulmuş sayılırlar. Her ne kadar ...Sigorta A.Ş. tarafından tanzim edilen poliçe limite 660.000,00-TL ise de davacı vekili ...Sigorta A.Ş.'nin poliçe limiti olan 330.000,00-TL tutarında ödeme yaptığını ve sigorta şirketinden alacaklarının kalmadığını beyan ettiğinden davacıya yapılan ödeme tutarının 330.000,00-TL olduğu kabul edilmiştir. Bu durumda işleten ve sürücünün sorumlu olduğu miktarda sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme mahsup edildiğinde davalı işleten ve sürücünün bakiye 12.920,41-TL maddi tazminattan sorumlulukları devam etmektedir. Bu nedenle davacının bakiye zararı olan 12.920,41-TL'nin davalılar ... Turizm A.Ş. ile ...'den kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar vermek gerekirken; mahkememizce klavye hatası sonucu 12.940,41-TL'nin davalılar işleten ve sürücüden tahsiline karar verilmiş olup, gerekçeli karar ile kısa karar arasında çelişki oluşmaması açısından bu yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir. 6098 sayılı TBK 'nın 56.maddesi uyarınca; hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir. Manevi tazminat zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgür bir nitelik taşır. Manevi tazminat miktarının takdir edilmesinde zarar gören tarafın zenginleşmemesi, zararı giderecek olan sorumlunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Manevi tazminat miktarı zarar görenin duymuş olduğu elem ve ızdırap ile iç dünyasında oluşan huzursuzluğu bir nebze olsun giderebilme amacını taşımalıdır. Zarar miktarının tespit edilmesinde tarafların sosyal ve ekonomik durumları, meydana gelen haksız fiilin ağırlığı, tarafların kusur oranları dikkate alınarak hakkaniyete uygun şekilde belirlenmelidir. Meydana gelen kazada davacının araç içerisinde yolcu olarak bulunduğu, kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davacıda %96 oranında maluliyetin oluştuğu, davacıda oluşan maluliyetin ağır ve sürekli olduğunun belirtildiği, bu haliyle kazada davacının yaralanması nedeniyle iç dünyasında elem ve ızdıraplar yaşadığı, davacının iç dünyasında oluşan bu huzursuzluk, elem ve ızdırabın bir nebze olsun giderilmesi amacıyla manevi tazminat talep etme hakkının bulunduğu anlaşılmakla tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusur oranları, davacıda oluşan maluliyetin derecesi dikkate alınarak davacıya mahkememiz ara kararı ile ödenen 40.000,00-TL tutarındaki manevi tazminata ek olarak 110.000,00-TL tutarında manevi tazminatın davalılar sürücü ve işletenden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar ... Sigorta A.Ş ile ...Sigorta A.Ş aleyhine açılan davada karar verilmesine yer olmadığına2-Davalılar ... Turizm Seyahat Organizasyon ve Ticaret A.Ş ile ...aleyhine açılan DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;12.940,41 TL tutarında geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının davalılar ... Turizm Seyahat Organizasyon ve Ticaret A.Ş ile ...'den kaza tarihi olan █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan alınarak davacıya verilmesine, FAZLAYA DAİR TALEBİN REDDİNE,3-Yargılamanın devamı sırasında HMK'nun 76. Maddesi uayrınca davacı tarafa verilen 40.000,00 TL tutarındaki manevi tazminata ek olarak; 110.000,00 TL tutarında manevi tazminatın davalılar ... Turizm Seyahat Organizasyon ve Ticaret A.Ş ile ...'den kaza tarihi olan █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan alınarak davacıya verilmesine, FAZLAYA DAİR TALEBİN REDDİNE,..." şeklinde karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kaza nedeni ile müvekkilinin %96 oranında malul kaldığını, müvekkilinin maluliyetinin sürekli olup şu aşamadan sonra eski sağlığına kavuşmayacağını, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmadığı gibi kişideki elem ve acıyı bir nebze olsun giderme, manevi tatmin sağlama amacı güttüğünü, dava açılış tarihinin 2018, karar tarihinin ise 2021 yılı olması dikkate alındığında 3 yıllık süreçte paranın alım gücü ve enflasyondaki değişimin açık ve net bir şekilde ortada olduğunu, dava açılış tarihi itibari ile manevi tatmin sağlayabilecek bir rakam olan 300.000-TL halihazırda karar tarihinde ekonomik olarak bir hayli değer kaybettiğini, yerel mahkemece somut olay ve bu olayın müvekkili üzerindeki etkisinin yeterince irdelenmediğini, uygulamada manevi tazminat yönünden talep miktarının altında kalan tutarlara hükmedilip her somut olayın kendi içinde değerlendirilmesi ve bilhassa mevcut ekonomik koşulların dikkate alınması gerektiğini, hal böyle iken yerel mahkemece hüküm altına alınan miktarın hukuka ve hakkaniyete açıkça aykırı olup yerel mahkeme kararının manevi tazminat yönünden bozulması gerektiğini, dosyada mevcut sulh sözleşmesine bakıldığında işbu sözleşmenin %25 oranındaki kusur durumuna göre yapıldığını, ibranameden sonra 05.11.2020 tarihinde ... Trafik Kürsüsü'nden yeniden kusur raporu alındığını, bu rapor neticesinde taraflara eşit oranda %50 kusur atfı yapıldığını, 20.01.2021 tarihli hesap raporunun da değişen kusur oranına istinaden alınmış olduğunu, ... sigorta şirketinin bakiye zarar yönünden sorumluluğunun devam ettiğini, ...Anonim Türk Sigorta Şirketi yönünden poliçe limiti dahilinde bir ödeme yapıldığını, kazaya karışan otobüsün sahibi ... Turizm A.Ş. ve otobüs sürücüsü ...yönünden ıslah dilekçesi sunulduğunu, ancak verilen kararda sigorta şirketleri yönünden sulh olunduğundan bahisle karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verildiğini, maddi tazminat talebinin değerlendirilmesi hususunda PMF yaşam tablosuna göre karar verilmesi gerektiğini, aksi bir yaklaşımda ise bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosuna göre yapılan hesaplama 1.8 teknik faiz yöntemine göre hesaplandığını, TRH 2010 yasam tablosu %10 artırımlı ve %10 indirimli iskonto yöntemine göre hesaplanması gerektiğini, güncel istinaf kararları da bu şekilde olup hesaplama hususunda hukuk kurallarının öngördüğü şeklin dışında yapılan hesaplamanın hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılması istemi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı ... Turizm Seyahat Organizasyon ve Ticaret A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin şirketin kazaya karışan aracın sorumlusu ve işleteni olmayıp yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalı müvekkili şirkete tazminat sorumluluğu yükletilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, davacının maluliyet hesaplamasının maluliyet tepiti işlemleri yönetmeliğine göre yapılması gerekirken özürlülük ölçütü, sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre ve balthazard formülüne göre hatalı şekilde yapıldığını, bakiye ömür hesaplamasında PMF - 31 tablosu kullanılması gerekirken TRH - 2010 tablosuna göre hesaplama yapılmış olmasının kabul edilebilir olmadığını, kusur tespitine dair alınan raporlar arasındaki çelişki giderilmeden sürücülere yarı oranda kusur atfedildiğini, davacının emniyet kemeri takıp takmadığının ve müterafik kusurunun olup olmadığı araştırılmadan karar verildiğini, davacı yanın talihsiz kaza neticesinde ortaya çıkan zararı sigortalar tarafından karşılanmış olup feragatin sirayeti gözetilmeden verilen kararın hatalı olduğunu, davacı yanın manevi tazminata ilişkin taleplerinin fahiş olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak görülmemesi gerekirken yerel mahkemenin yargılama neticesinde hükmetmiş olduğu manevi tazminat rakamının yüksek olduğunu belirterek kararın kaldırılması istemi ile istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan cismani zarar kapsamında maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle bir kısım davalılar yönünden maddi tazminata dair isteme ilişkin karar verilmesine yer olmadığına, bir kısım davalılar yönünden maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, davacı vekili ve davalı ... Turizm ... A.Ş vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;1-)HMK 298/2. maddede ise gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz hükmü mevcuttur. Somut olayda İDM tarafından kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası ve kısa karar arasında kısmi çelişki oluştuğu ifade edilerek karar ihdas edilmiş olmakla birlikte, durumun yazım hatasından kaynaklandığının ve gerekçede tahsiline hükmedilmesi gereken miktarın 12.920,41 TL olması gerektiği halde 12.940,41 TL'ye hükmedildiği ifade edilmekle her iki miktar arasındaki cüzi farkın yargılamanın geldiği aşamada da dikkate alınarak kararın kaldırılmasını gerektirir mahiyette olmadığı takdir edilerek istinaf taleplerinin esastan incelemesine geçilmiştir. 2-)6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca kamu düzeni ve istinaf sebepleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonunda; dosyadaki belgeler, kararın dayandığı deliller, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; mahkemece kusur oranlarını belirten raporlar arasındaki çelişkiyi giderir nitelikte denetlenebilir, çelişkiyi giderir mahiyette ... öğretim elemanlarından oluşan heyetten teknik rapor alınması ve raporun hükme esas alınmasında, maluliyetin kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca belirlenmesinde, “TRH 2010” adı verilen tablo dahilinde tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmamasında (bknz. Yargıtay 4. H.D. █████████ E. █████████ K. Sayılı ilamı) isabetsizlik bulunmadığından davacı ve davalı vekilinin yazılı hususlara işaret eden istinaf itirazları reddedilmiştir.3-)Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından, mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmekle birlikte davalı vekilinin bu yöne işaret eden istinaf itirazının değerlendirilmesinde;Olay sonrası kaza mahallinde tutulan 12.08.2017 tarihli "olay-araştırma tutanağında" olay yerindeki ambulan ekibinin şarampole yuvarlanan araçta bulunan yaralı şahıslara müdahalede bulunulduğunun belirtildiği, bundan maada davacının araçtan fırladığı yönünde herhangi bir tespit yapılmadığı gibi kaza tespit tutanağında da davacı yolcu yönünden emniyet kemeri takıp takmadığı hususunun belirlenemediği seçeneğinin işaretlenmiş olduğu, dolayısıyla dosya kapsamında davacının araçta emniyet kemeri takmadığı yönünde müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirir herhangi bir veri bulunmadığı görüldüğünden bu yöndeki istinaf itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.4-)Zarara sebebiyet veren olaya karışan araç, trafikte davalı ... Motorlu Taşıtlar Taşımacılık Sanayi ve Ticaret A.Ş. adına kayıtlıdır. Davacı, bu kaydı esas alarak davasını işleten sıfatıyla ona yöneltmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 3 ve 19. maddeleri hükümlerine göre trafik kaydı “işleteni” kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin üçüncü kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. İşletenlik, trafik kaydı adına olan kişiden mülkiyeti muhafaza kaydı ile satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süre ile kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişiye geçmiş olur. Bu bakımdan, işletenliğin kayda rağmen başkasına geçmiş bulunduğu her zaman ispatlanabilir. Fakat, bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır.Davalı şirketin araç işleteni olmadığı yönünde dosyaya ibraz etmiş olduğu kiralama sözleşmesi her zaman tanzim edilebilecek nitelikte ve adi yazılı belgelerdir. Bu nedenle davalı ... Motorlu Taşıtlar Taşımacılık Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin işleten olmadığını geçerli delillerle ispatladığı kabul edilemeyeceğinden ve işleten olarak tazminattan sorumlu tutulması gerektiğinden davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf itirazına itibar edilmemiştir. (bknz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin E:█████████ , K: █████████ sayılı ilamı)5-)Davacı yanın manevi tazminat istemi 6098 TBK'nın 56/1 maddesi hükmüne dayanmakta olup anılan maddede; “Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda olayın özelliklerini gözönünde tutarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.”, aynı yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.Buna göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir.Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK █████/2004, ██████-370)Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK'nın 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.Öte yandan KTK'nın 88. maddesindeki; "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur" düzenlemesi ile birden fazla kişinin zararı tazminle yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumluluk ilkesi benimsenmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesindeki "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" düzenlemesine göre de, zarar gören 3. kişi konumunda olan davacı, zararın tamamını, isterse sorumluların hepsinden isterse bir kısmından isteyebilecektir. Davacı, açıkça kusur oranında sorumluluğa karar verilmesini istemediğine göre, dava dışı araç sürücüsünün de kazada kusurunun bulunması davalıların müteselsil sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır. Talep olunan manevi tazminat isteminin de bu minvalde değerlendirilmesi gerektiği esastır. Eş söyleyişle açıklanan maddi ve hukuksal olgulara göre; zarar gören 3. kişi konumunda olan davacının maddi ve gerekse manevi zararının belirlenmesinde, KTK'nun 88. maddesindeki müteselsil sorumluluk ilkesinin sonucu olarak, davacının yolcu olarak içerisinde bulunduğu kazaya karışan araç sürücüsünün kazadaki kusurunun davacının talep ettiği tazminata yansıtılamayacağı hususu gözden kaçırılmamalıdır. (bknz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin ██████████ Esas ve █████████ Karar sayılı kararı).Yukarıdaki açıklamalar bir bütün olarak değerlendirilerek somut olay ele alındığında; Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla davacıda meydana gelen daimi bedensel özür yüzdesinin %96 gibi yüksek bir oran olması, yaşanan olayın ağırlığı, mevcut araz durumunun davacının yaşı, konumu, sosyal ve kişisel yaşantısı itibariyle davacıyı olumsuz şekilde etkileyecek olmasının gelinen aşamada kaçınılmaz olması, davacıya atfedilecek müterafik kusurun tespit edilmemesi nazarında, hakkaniyet ölçüsü, paranın alım değeri, takdir edilen manevi tazminatın zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek nitelikte bir fonksiyon taşıması gerektiği ilkelerinden yola çıkılarak, talep olunan manevi tazminatın tamamının kabulü yönünde hüküm tesis edilmesi gerekirken yazılı miktarda kısmi kabule karar verilmiş olması isabetli görülmemiştir. Yazılı gerekçe dahilinde davalı vekilinin manevi tazminata dair istinaf itirazının reddi, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının ise kabulü gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353-(1)/b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf itirazının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)/b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına ancak bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden dairemizce yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; I-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı ... Turizm Seyahat Org. Ve Tic. A.Ş vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, II-Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile; yerel mahkeme kararının 353/(1)-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, III-KALDIRILIP DÜZELTİLEN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;"1-)Davalılar ... Sigorta A.Ş ile ...Sigorta A.Ş aleyhine açılan davada karar verilmesine yer olmadığına,2-)Davalılar ... Turizm Seyahat Organizasyon ve Ticaret A.Ş ile ...aleyhine açılan DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;12.940,41 TL tutarında geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının davalılar ... Turizm Seyahat Organizasyon ve Ticaret A.Ş ile ...'den kaza tarihi olan █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan alınarak davacıya verilmesine, FAZLAYA DAİR TALEBİN REDDİNE,3-)Davacının manevi tazminat isteminin KABULÜ ile; 300.000,00 TL tutarında manevi tazminatın davalılar ... Turizm Seyahat Organizasyon ve Ticaret A.Ş ile ...'den kaza tarihi olan █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan alınarak davacıya verilmesine,Türk Borçlar Kanunu'nun 76. maddesi gereğince davacıya yapılan geçici ödemenin tazminattan mahsubunun infaz aşamasında yapılmasına,4-)Maddi Tazminat yönünden; Alınması gereken 1.628,49 TL karar ve ilam harcının dava açılırken peşin yatırılan 1.058,81 TL peşin harç, 182,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.240,81 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 387,68 TL'nin davanın kabul ret oranları göz önünde bulundurularak 210,43 TL'sinin davalılar ... Turizm Seyahat Organizasyon ve Ticaret A.Ş ile ...'dan, 177,24 TL'sinin ise davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-)Manevi Tazminat yönünden; Alınması gereken 20.493,00-TL karar ve ilam harcının davalılar ... Turizm Seyahat Organizasyon ve Ticaret A.Ş ile ...'dan alınarak hazineye irat kaydına,6-)Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvurma harcı, 1,058,81 TL peşin harç, 182,00 TL ıslah harcı, tebligat gideri 629,40 TL, posta gideri 175,60 TL, ATK fatura bedeli 1.314,50 TL, bilirkişi ücreti 1.760,00 TL olmak üzere toplam 5.156,21 TL'den davalı ...Sigorta A.Ş. tarafından davacı yana ödenen 1.130,00 TL yargılama gideri çıkarılarak hesap olunan 4,026,21 TL'den davanın kabul red oranları nazara alınarak 2.000,41 TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, 2.025,79 TL'sinin ise davalılar ... Turizm Seyahat Organizasyon ve Ticaret A.Ş ile ...'dan alınarak davacıya ödenmesine, 7-)Maddi Tazminat yönünden; Davacı bu davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ne göre hesap ve takdir olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Turizm Seyahat Organizasyon ve Ticaret A.Ş ile ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 8-)Maddi Tazminat yönünden; Davalılar ... Turizm Seyahat Organizasyon ve Ticaret A.Ş ile ...bu davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre hesap ve takdir olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Turizm Seyahat Organizasyon ve Ticaret A.Ş ile ...'a verilmesine, 9-)Manevi Tazminat yönünden; Davacı bu davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre hesaplanan 48.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Turizm Seyahat Organizasyon ve Ticaret A.Ş ile ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 10-)Davacı tarafından yatırılan gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine," şeklinde YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,III-Davacıdan alınan istinaf karar peşin harcının davacıya iadesine,IV-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan 220,70-TL başvuru harcı, 368,10-TL posta masrafı olmak üzere toplam 588,80-TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaca alınan 177,10-TL başvurma harcının davacının talebi halinde iadesine, V-İstinaf başvurusu aşamasında alınması gereken 11.130,45-TL karar harcından peşin alınan 3.049,45-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.081,00-TL harcın davalı ... Turizm Seyahat Organizasyon ve Ticaret A.Ş'den alınarak hazineye irat kaydına, fazlaca yatırılan 347,80-TL başvurma harcının iadesine,VI-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,VII-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,VIII-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere █████/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.