Anahtar kelimeler: İlimizin Kayar Meram Çekiciye Tipindeki Yazma Keserek Satımdan Kasa Sunmuş

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO: HAKİM : ... ... KATİP : ... ...DAVACI : ... - ...VEKİLİ : DAVALI : ... - ... ...VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının dosya üzerinden yapılan incelemesi sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin, Konya ilimizin Meram İlçesinde, servis tipindeki araçların arka kısmını keserek "sabit kasa, kayar kasa çekiciye" dönüştürdüğünü, davalının, davacıya ait ... plakalı aracını çekiciye çevirmek için getirdiğini, tarafların bu işlem için 120.000,00-TL'ye anlaştıklarını, davalının, fatura bedelini ödemediğini, davacının alacağını tahsil etmek maksadıyla Konya . İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasıyla icra takibi başlattıklarını, başlatılan takibe davalı tarafından haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini, her ne kadar taraflarınca 120.000,00-TL bedelli icra takibi başlatılmış olsa da, takip tarihinden sonraki bir tarihte davalı tarafından davacı şirkete 55.000,00-TL elden ödeme yapıldığını, bu sebeple huzurdaki davanın ödenmemiş 65.000,00-TL üzerinden ikame edildiği gibi nedenlerle davalının, konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına vaki itirazının 65.000,00-TL yönünden iptalini, takibin bu miktar yönünden devamını ve davalı yan aleyhine bu miktarın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İşbu davanın TTK'da belirtilen mutlak ticari iş davalarından olmadığı; yine işbu davanın bilanço hesabına göre defter tutmayan, ticari-mesleki olmayan amaçlarla hareket eden davalının ticari işletmesiyle ilgili olmadığının görüleceğini, dosya kapsamında mevcut müzekkere cevaplarında da davalının tacir olmadığı, söz konusu uyuşmazlığın ticari işletmesinden kaynaklı olmadığının sabit olduğunu, tüm bu hususlar nazara alındığında görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olmadığından cihetle görev itirazının olduğunu, bu nedenle işbu davanın esasına girilmeden önce görevsizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, davacının ikame etmiş olduğu işbu dava haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının davacıya herhangi bir borcunun olmadığını, İşbu uyuşmazlığa konu iş gereği taraflar arasında anlaşılan tutar davalı tarafından davacıya eksiksiz bir şekilde ödendiğini, ancak kötü niyetli bir şekilde hareket eden davacı Surkon, faturada belirtilen asıl alacağın tamamı için haksız bir icra takibi başlatarak haksız kazanç elde etmeye çalıştığı gibi nedenlerle haksız ve mesnetten yoksun işbu davanın usulden reddini, davanın esastan reddini, icra takibinde haksız ve kötü niyetle hareket eden davacının takibe konu alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkûmiyetini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Konya Ticaret Sicili Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalının kendi adına tacir olup olmadığı sorulmuş, gelen cevabi yazıda davalının tacir kayıtlarına rastlanılmadığı bildirilmiştir. Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'ne müzekkere yazılarak davalının kendi adına tacir olup olmadığı sorulmuş, cevabi yazıda davalının defter kayıtlarında herhangi bir kaydının olmadığı bildirilmiştir. Hukuk mahkemelerinin hangileri olduğu ve bunların kuruluşu 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 4 ve 5 inci maddelerinde düzenlenmiştir. Kanunun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre asliye hukuk mahkemeleri, sulh hukuk mahkemelerinin görevleri dışında kalan ve özel hukuk ilişkilerinden doğan her türlü dava ve işler ile kanunların verdiği diğer dava ve işlere bakar. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2 nci maddesiyle de teyit edilmiştir. Anılan maddenin ikinci bendi Hukuk Muhakemeleri Kanununda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğunu vurgulamıştır.Asliye Ticaret Mahkemeleri de 5235 sayılı Kanunun üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinin 1 numaralı bendi uyarınca bu mahkemeler, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bir davanın ticari nitelikte olup olmadığı, bir diğer ifade ile asliye ticaret mahkemesinde görülüp görülmeyeceğinin belirlenmesi işi de Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinde gösterilen ilkelere göre yapılmalıdır. Öğretide de benimsenen görüşe göre ticari davalar mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrılmaktadır. TTK'nun 4/1 maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava niteliğindedir. Nispi ticari davalarda, uyuşmazlığın taraflarının tacir olması ve uyuşmazlık konusunun da tarafların ticari işletmesine ilişkin olması şarttır. Ancak, TTK'nın 4/1. fıkrası (a)-(f) bentlerinde sayılan mevzuat ile düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları herhangi bir şart aranmaksızın mutlak ticari dava olarak kabul edilmektedir.6102 sayılı TTK'nın 12. maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir.TTK'nun 19.maddesinde "Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır. Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır" hükmü bulunmaktadır.Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olduğundan göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır.Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise; dosya içerisinde bulunan belgelerin incelenmesinde davalının tacir olmadığı anlaşılmakla, dava, nisbi ticari dava mahiyetinde olmadığı gibi, mutlak ticari dava da değildir.Görev hususu dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında re'sen nazara alınması gerektiğinden ve davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğundan, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığından reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, davaya bakmakla görevli Mahkemenin T.C. KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,2-Görevsizlik Kararımız Kesinleştiğinde ve Mahkememizin görevsiz olduğu yönünde hüküm kurulması durumunda; 6100 Sayılı Kanunun 20/1. Maddesi gereğince iki haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talepte bulunulması halinde DOSYANIN GÖREVLİ T.C. KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde dava açılmamış sayılacağının ve bu konuda resen karar verileceğinin İHTARINA,3-6100 Sayılı Kanunun 331/2. Maddesi gereğince yargılama giderlerinin GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEMECE DEĞERLENDİRİLMESİNE, 4-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi.█████/2025Katip ... Hakim ...