Anahtar kelimeler: Döveri Biçer New Holland Karaman Motor Model Euro Plaka Seri
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

    SAYISI : █████████ E., ████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : ███████ E., ████████ K.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili asıl davada, müvekkilinin davalı ile 27.03.2017 tarihinde yapmış olduğu sözleşme ile 27.03.2017 tescil tarihli, 81 tescil numaralı, A seri, .... seri numaralı, .... tescil plaka numaralı, .... motor seri numaralı, 2006 model New Holland marka biçer döveri toplam 72.500,00 Euro bedelle satın aldığını, 27.03.2017 tarihinde 10.000 Euro peşin olarak ödediğini kalan 62.500 Euronun ise 30.12.2022 tarihine kadar her yıl aynı tarihte her biri 12.500 Euro bedeli 5 eşit taksitle ödenmesi şartıyla anlaşıldığını ve buna mukabil senetler düzenlendiğini, müvekkilinin ilk taksidi ödemesinin ardından 85 nolu Cumhurbaşkanlığı kararı ile türk parası kıymetini koruma hakkında 32 sayılı kararda değişiklik yapılmasına dair karar ile 32 sayılı kararın 4. maddesine eklenen "g" bendi ve geçici 8. maddesi uyarınca döviz cinsinden yapılan sözleşmelerin Türk parası olarak taraflarca yeniden belirlenmesi kuralı getirildiğini, akabinde müvekkilinin .... Noterliğinin 12.10.2018 tarihli ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı tarafa müracaat ettiğini, yapılan sözleşmenin söz konusu karar ile Türk parası (T.C. Merkez Bankası 02.01.2018 tarihindeki Euro efektif satış kuru olan 4,55 TL üzerinden) olarak yeniden uyarlanmasını talep ettiğini ancak davalı yanın bu hususta herhangi bir girişimde bulunmadığını, aradan geçen zamanda müvekkilinin 2017-2018-2019 yıllarına ait taksitleri de ödediğini, söz konusu uyuşmazlık nedeni ile arabuluculuk kanun yolunun tüketildiğini, davalı yanın anlaşmaya yanaşmaması nedeni ile anlaşmazlık evrakı düzenlendiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı tarafından davalı şirkete 2018 ve 2019 yıllarında yüksek kurdan ödenen taksit bedellerinin bilirkişi marifetiyle tespit edilerek davalıdan tahsiline, 2020 yılı Aralık ayı taksidinin ödenmesine az kalması hasebiyle Kanun uyarınca 2020 yılında ödenecek taksit Euro bedelinin kurulunun 4,55 olarak tedbiren belirlenmesine, 2020-2021-2022 yıllarında ödenecek taksit bedelleri bakımından daha önceki yıllar gibi yüksek kurdan ödenmemesi için T.C. Merkez Bankası 20.01.2018 tarihli Euro efektif kuru olan 4,55 TL üzerinden ödenecek bedellerin Türk Parasına uyarlanmasına karar verilmesini, birleşen davada ise, taraflar arasındaki sözleşmenin müvekkili tarafından Türk Lirası üzerinden uyarlanması talep edilmiş ancak davalı tarafça bu durumun kabul edilmediğini, müvekkili tarafından davalı şirkete 29.12.2020 tarihinde yüksek kurdan ödenen taksit bedellerin bilirkişi marifetiyle tespit edilerek davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili asıl ve birleşen davada; Türkiye'de üretilen traktörlerin Türk Lirası üzerinden, ithal edilen biçerdöverlerin ise Euro üzerinden ithal edilmesi nedeniyle Euro üzerinden satışının yapıldığını, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 8. maddesinin altıncı fıkrasında dava konusu biçerdöver yönünden istisna getirildiğini belirterek davacının usulüne uygun ticari davalarda zorunlu arabuluculuğa müracaat etmediğinden ve günü gelmemiş ödemeler yönünden dava açılamayacağından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, davacı taleplerinin dayanaksız ve yersiz olduğunu savunarak davanın esastan da reddine karar verilmesini dilemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu olayda, taraflar arasında 27.03.2017 tarihinde traktör alımı için sözleşme düzenlendiği, bu sözleşme doğrultusunda emre yazılı bono düzenlendiği, bonoların niteliği gereği tedavül fonksiyonunun bulunduğu, asıl davada davacı tarafça 2018 ve 2019 vadeli bonoların ödendiği, birleşen davada ise 2020 vadeli bononun ödendiği görülmüştür. Davacı vekilince euro kurunun 4,55 TL üzerinden sabitlenerek diğer taksitlere uygulanması, ödenen fazla bedellerin de iadesi talep edilmiş ise de; yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda, sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durumun ortaya çıktığı ve yasanın aradığı anlamda işlem temelinin çöktüğü dolayısı ile uyarlama şartlarının oluştuğu ispat edilemediği gibi "Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara ilişkin tebliğde değişiklik yapılmasına dair tebliğin" yürürlük tarihi nazara alındığında dava konusu dönem için uygulanmasının mümkün olmadığı, yine gecikmiş alacaklar ile gayrimenkul kira sözleşmeleri kapsamında verilen depozitolar ve sözleşmelerin ifası kapsamında dolaşıma girmiş kıymetli evraklar için bu fıkra hükmü uygulanmayacağı düzenlenmiştir. Ayrıca tarafların menfaat dengesi de gözetildiğinde, ülkemizdeki yaşanan son gelişmeler ile ikinci el araç fiyatlarının arttığı, davacının sözleşme ile satın aldığı traktörün de fiyatının bu vesile ile artmış olduğu gerekçesiyle; asıl davanın reddine, birleşen dava yönünden davanın HMK'nın 114/1-ı ve 115/2 maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    IV. İSTİNAF
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dosya kapsamına ve toplanan deliller göre, mevcut delillerin takdirinin ve yazılı gerekçeyle asıl davanın reddine, birleşen davanın usulden reddine dair verilen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili; dava ve istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek, asıl ve birleşen davalardaki taleplerinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık, döviz üzerinden yapılan biçerdöver alım-satım sözleşmesinin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi gereğince Türk Lirası üzerinden uyarlanması ve fazla ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir.
    Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle █████/2018 tarih ve 85 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile Türk Parası Kıymetinin Korunması Hakkında 32 sayılı karar ve bu kararda değişiklik yapılmasına dair ekleri niteliğindeki geçici maddeler bir bütün halinde değerlendirildiğinde somut uyuşmazlıkta uygulanamayacağının anlaşılmasına göre temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
    Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!