Anahtar kelimeler: Açılmaksızın Çektirilmesine Rejimine Mükerrirlere Özgü Görüşü İzmir Mahkûmiyet Talebi İnfaz

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: ███████ E., ████████ K. SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM: İlk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının değiştirilerek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozmaİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-e ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasına cezasına hükmedilerek, aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, sanığın istinaf talebi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesince duruşma açılmaksızın ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının değiştirilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 167/1-b ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/4-b maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına kararı verildiği anlaşılmakla, hükmün 5271 sayılı CMK'nın 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, suça konu aracın malik ve zilyedinin şikâyetçi ... olduğu anlaşıldığından sanık hakkında araç içerisinden teyp çalma eyleminden ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekirken TCK'nın 167/1-b ve CMK'nın 223/4-b maddelerine göre ceza verilmesine yer olmadığına kararı verilmesinin usûl ve yasaya aykırı olduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Olay tarihinde trafikte sanığın dedesi olan ... (1944 doğumlu) adına kayıtlı olan ve fakat aynı konutta ikâmet etmeyen sanığın amcası olan şikâyetçi ... tarafından kullanılan ve şikâyetçinin evinin önündeki park hâlindeki araca kilitli olmayan arka bagaj kapısından girilerek aracın göğsünde takılı olan oto teybinin çalındığı; her ne kadar aracın maliki sanığın dedesi, zilyedi ise amcası olsa da, suça konu aracın sanığın amcası tarafından kullanıldığı, zilyetliğin ve mülkiyetin dâimi olarak sanığın dedesine ait olduğu, bu itibarla; aracın geçiçi olarak kullanımının zilyetliğin sürekli devrini içermemesi sebebiyle suçun asıl mağdurunun sanığın dedesi olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 167/1-b, 5271 sayılı CMK'nın 223/4-b maddeleri gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi usûl ve yasaya uygun olduğundan, tebliğnamedeki bozma isteyen (II) numaralı düşünceye iştirak edilmemiştir.Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının değiştirilerek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin de İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.