Anahtar kelimeler: Açılmaksızın Kayseri Mükerrirlere Özgü Kısmın Görüşü Tck Talebi Esastan Mahkûmiyet
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

    SAYISI: ████████ E., ████████ K.
    SUÇ : Hırsızlık
    HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
    İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun TCK 142/2-h, 143 ve 62/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedilerek, aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca hakkında mükerrirlere özgü infaz rerijiminin uygulanmasına karar verildiği, sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince duruşma açılmaksızın ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararından 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkarılarak, aynı Kanun'un 142/2-h ve 62/1. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla, hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, suç vasfında hataya düşüldüğüne, somut olayda kullanma hırsızlığına ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğine, "şüpheden sanık yararlanır" ve "silâhların eşitliği" ilkelerine aykırı davranıldığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
    Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 17.02.2020 tarihli karar başlığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232/2-b maddesine aykırı olacak şekilde heyet üyelerinin isimleri gösterilmemiş ise de, belirtilen bu eksikliğin mahallinde giderilmesi mümkün görülmüştür.
    Tekerrüre esas alınan Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.01.2018 tarihli, ████████ Esas ve ███████ Karar sayılı ilâmında da sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmış olması karşısında, sanığın ikinci kez mükerrir olduğunun gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından ve hükümlülüğün birden fazla suçtan verilen cezalardan oluşması karşısında, en ağır cezayı içeren hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmemiş ise de tekerrüre esas alınacak miktarın infaz aşamasında belirlenebilecek olması nedeniyle, belirtilen bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
    Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin de Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!