Anahtar kelimeler: İşkollarındaki İstatistikleri Temmuz Ayı Olumlu Yazısının Resmî Yetki Kesinlik Şartı

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. İş MahkemesiSAYISI : 2025/6 E., 2025/8 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davaya konu 20.12.2024 tarihli ve 441434 sayılı olumlu yetki tespit yazısının müvekkili Şirkete 02.01.2025 tarihinde tebliğ edildiğini, olumlu yetki tespit yazısının düzenlendiği tarihte geçerli bulunan 24.07.2024 tarihli ve 32611 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İşkollarındaki İşçi Sayıları ve Sendikaların Üye Sayılarına İlişkin 2024 Temmuz Ayı İstatistikleri Hakkında Tebliğ'e (Tebliğ) itiraz edildiğini, Tebliğ'in kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, davalı Posta Haberleşme İletişim Çağrı Merkezi İşçileri Sendikasının (Sendika) başvuru tarihinden yaklaşık bir yıl sonra düzenlenen olumlu yetki tespit yazısının usul ve kanuna aykırı olduğunu, işkolu itirazlarının kabulü ile müvekkili Şirketin İşkolu Yönetmeliği’ne göre hangi işkoluna girdiğinin tespiti ile davalı Sendikanın işkolu yönünden yetkili olamayacağının tespitinin gerektiğini ileri sürerek Bakanlığın 20.12.2024 tarihli ve 441434 sayılı yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalılar, davaya cevap dilekçesi vermemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın davacı Şirketin işletme merkezinin bağlı bulunduğu Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün bulunduğu İstanbul İş mahkemelerinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili Şirket ile dava dışı Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi arasındaki hizmet alım sözleşmesinde Ankara mahkemelerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığını, dava konusu tespit yazısının dayanağını oluşturan ihale sözleşmesinde, yetkili mahkemenin belirlenmesi nedeniyle davanın Ankara'da görülmesi gerektiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun (6356 sayılı Kanun) 41 ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz isteminde yetkili mahkemenin belirlenmesine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Dairemizce ikinci olarak davacı temyizinin kötüniyetli olup olmadığı hususu ele alınmış olup 6356 sayılı Kanun ile yetki tespiti ve toplu görüşme sürecinin büyük bir kısmında kesin ve düzenleyici süreler öngörülmüştür. Kanun koyucunun amacının toplu iş sözleşmesinin en kısa sürede imzalanması ve işçilerin toplu iş sözleşmesinde kararlaştırılacak haklarına kavuşmaları olduğu gözetildiğinde, kesin ve düzenleyici süreler aracılığı ile toplu iş sözleşmesinin ivedi şekilde imzalanmasının amaçlandığı ifade edilebilir. Ayrıca yetki tespitine itirazın somut deliller veya olgulara istinaden yapılması gerektiğine dair hükmün de aynı amacın gerçekleşmesi için düzenlendiği şüphesizdir.Yine, 6356 sayılı Kanun’un 43. maddesinde yetki tespitine itirazın, karar kesinleşinceye kadar yetki işlemlerini durduracağının açıkça düzenlenmesi de yetki tespitine itirazın ivedi şekilde sonuçlandırılması gerektiğini gösteren açık düzenlemelerdendir. 6100 sayılı Kanun'un“Kötüniyetle temyiz” kenar başlıklı 368/1 hükmünde “Temyiz talebinin kötüniyetle yapıldığı anlaşılırsa Yargıtay'ca 329 uncu madde hükümleri uygulanır.” düzenlemesine yer verilmiştir.6100 sayılı Kanun’un "Kötüniyetle veya haksız dava açılmasının sonuçları" kenar başlıklı 329/2 hükmü “Kötüniyet sahibi davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf, bundan başka beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezası ile mahkûm edilebilir. Bu hâllere vekil sebebiyet vermiş ise disiplin para cezası vekil hakkında uygulanır.” şeklinde düzenlenmiştir.Bu genel açıklamalar ışığında davacının temyiz başvurusunun kötüniyetli olup olmadığı değerlendirilecek olursa somut uyuşmazlıkta; işletme toplu iş sözleşmesi yetki tespitine itiraz edildiğinden 6356 sayılı Kanun’un 79 ve 2. maddeleri gereğince kesin yetkili mahkemenin, işletme merkezinin bağlı bulunduğu çalışma ve iş kurumu il müdürlüğünün bulunduğu yer olan İstanbul iş mahkemeleri olduğu açıktır. Mevzuatın emredici hükümlerine göre yetkili mahkemenin İstanbul iş mahkemeleri olduğu da Bölge Adliye Mahkemesi kararında tereddüde mahal verilmeksizin gerekçelendirilmiştir. Şu hâlde ivedi şekilde sonuçlandırılması gereken yetki tespitine itiraz istemine ilişkin somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesi açık bir şekilde yetkisiz olmasına rağmen davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması kötüniyetlidir. Davacı vekilinin temyizi kötüniyetli olduğundan 6100 sayılı Kanun'un 329/2 hükmünün eldeki uyuşmazlığa tatbiki gerekir.Bu açıklamalara göre davacı vekili tarafından temyiz talebinin kötüniyetle yapıldığı anlaşıldığından davacının, 5.000,00 TL disiplin para cezasına mahkum edilmesi gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,2. 6100 sayılı Kanun'un 368. maddesi yollaması ile 329/2 hükmü gereğince davacının 5.000,00 TL disiplin para cezası ile CEZALANDIRILMASINA, para cezasının infazının İlk Derece Mahkemesince sağlanmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.