Anahtar kelimeler: Müftülüğü Edirne İşbirliği Millî Okul Eğitimi Valiliği Milli Sekizinci Süreci

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : █████████Karar No : █████████ TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sendikası VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ... BaşkanlığıVEKİLLERİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Edirne İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Edirne Müftülüğü arasında imzalanan █████/2019 tarihli Okul Öncesi Eğitimi Protokolünün iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Edirne İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Edirne İl Müftülüğü İşbirliği ile Gerçekleştirilen Okul Öncesi Eğitimi Protokolü'nün 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu, Millî Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim Ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği, Diyanet İşleri Başkanlığı Kur’an Eğitim Ve Öğretimine Yönelik Kurslar İle Öğrenci Yurt Ve Pansiyonlar Yönergesi, Millî Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim Ve İlköğretim Kurumları Çocuk Kulüpleri Yönergesi'ne dayanılarak hazırlandığı, Protokolün amacının, okul öncesi eğitimini yaygınlaştırmak ve bu kapsamda okul öncesine kayıtlı 4-6 yaş grubu çocukların değerler eğitimi ve dini eğitim çalışmalarının yapılması olduğu ve 4-6 yaş Okul öncesi öğrencilere yönelik D grubu kurs açılmasının hedeflendiği, protokolde Kur'an Kursları Öğretim Programının, Diyanet İşleri Başkanlığı mevzuatında belirtilen özelliklere sahip ve Milli Eğitim Bakanlığı onaylı "296 saatlik Çocuk Gelişimi" sertifikasına sahip Müftülük personeli olan Kur'an Kursu öğreticileri tarafından uygulanacağının belirtildiği, protokol kapsamında verilecek eğitime öğrencilerin katılımının isteğe bağlı olduğu ve velinin yazılı beyanını gerektiği, söz konusu kursların örgün eğitim saatleri dışında eğitim kurumlarında verilen eğitimi aksatmayacak şekilde uygulanacağı hususları dikkate alındığında █████/2019 tarihinde Edirne İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Edirne İl Müftülüğü arasında imzalanan "Okul Öncesi Eğitimi Protokolü"nde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı Sendika tarafından, █████/2019 tarihli Okul Öncesi Eğitimi Protokolünün; eğitim-öğretim hizmetlerindeki denetim ve gözetim sorumluluğunun devredilebileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, bu nedenle protokolün hukuka aykırı olduğu, okullarda okutulacak dersleri gösteren haftalık ders çizelgelerinde yer almayan bir dersin yada etkinliğin ders saatleri içerisinde yapılmasının yasal dayanağının bulunmadığı, temyize konu kararın bozulması geretiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davaya konu protokolle okul öncesine kayıtlı 4-6 yaş grubu çocukların değerler eğitimi ve dini eğitim çalışmalarının yapılmasının bu sebeple ders saatleri dışında okul öncesine kayıtlı öğrencilerin katılım sağlayabileceği D grubu kursların açılmasının hedeflendiği, öğreticilerin 4-6 Yaş Çocuk Eğitimi ve Etkinlikleri sertifikasına sahip Kuran kursu öğreticileri olacağı, protokolün Anayasa ve diğer mevzuat hükümlerine, Türk Milli Eğitim sisteminin amaçlarına, hizmet gereklerine uygun olduğu ve kamu yararı açısından herhangi bir sakınca taşımadığı, açılacak kurslara katılımın isteğe bağlı olduğu ve velilerin yazılı beyanının aranacağı, Milli Eğitim Müdürlüklerinin İl Müftülükleri ile protokoller imzalayabilmesi konusunda yetkili olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle,1. Temyiz isteminin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,5. Kesin olarak, █████/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY :(X)- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olduğu; "Eğitim ve öğretim hakkı ve ödevi" başlığını taşıyan 42. maddesinde; öğrenim hakkının kapsamının kanunla tespit edileceği ve düzenleneceği; eğitim ve öğretimin, Atatürk ilkeleri ve inkılâpları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılacağı; bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerlerinin açılamayacağı; ilköğretimin kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunlu olduğu ve Devlet okullarında parasız olduğu; özel ilk ve orta dereceli okulların bağlı olduğu esasların, Devlet okulları ile erişilmek istenen seviyeye uygun olarak, kanunla düzenleneceği, eğitim ve öğretim kurumlarında sadece eğitim, öğretim, araştırma ve inceleme ile ilgili faaliyetlerin yürütüleceği, ''Genel ilkeler'' başlığını taşıyan 128. maddesinde; Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği, memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği kurala bağlanmıştır. 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun ''Genel amaçlar'' başlığını taşıyan 2. maddesinde, Türk Milli Eğitiminin genel amacının, Türk Milletinin bütün fertlerini, Atatürk inkılap ve ilkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı; Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek olduğu; ''Özel amaçlar'' başlığını taşıyan 3. maddesinde, Türk eğitim ve öğretim sisteminin, bu genel amaçları gerçekleştirecek şekilde düzenleneceği ve çeşitli derece ve türdeki eğitim kurumlarının özel amaçlarının, genel amaçlara ve temel ilkelere uygun olarak tespit edileceği; ''Genellik ve eşitlik'' başlığını taşıyan 4. maddesinde, eğitim kurumlarının dil, ırk, cinsiyet, engellilik ve din ayırımı gözetilmeksizin herkese açık olduğu, eğitimde hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamayacağı; ''Her yerde eğitim'' başlığını taşıyan 17. maddesinde, resmi, özel ve gönüllü her kuruluşun eğitimle ilgili faaliyetlerinin, Milli Eğitim amaçlarına uygunluğu bakımından Milli Eğitim Bakanlığının denetimine tabi olduğu; ''Örgün ve yaygın eğitim'' başlığını taşıyan 18. maddesinde, Türk Milli Eğitim Sistemi'nin, örgün eğitim ve yaygın eğitim olmak üzere, iki anabölümden kurulduğu, örgün eğitimin, okul öncesi eğitimi, ilköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretim kurumlarını kapsadığı, yaygın eğitimin, örgün eğitim yanında veya dışında düzenlenen eğitim faaliyetlerinin tümünü kapsadığı; ''Koordinasyon'' başlığını taşıyan 42. maddesinde, genel, mesleki ve teknik yaygın eğitim alanında görev alan resmi, özel ve gönüllü kuruluşların çalışmaları arasındaki koordinasyonun Milli Eğitim Bakanlığı'nca sağlanacağı, genel yaygın eğitim programlarının düzenleniş şeklinin yönetmelikle tespit edileceği, mesleki ve teknik yaygın eğitim faaliyetlerini yürüten Bakanlıklar ile özerk eğitim kurumları ve resmi ve özel işletmeler arasında Milli Eğitim Bakanlığınca sağlanacak koordinasyon ve işbirliğinin esaslarının kanunla düzenleneceği; ''Görev'' başlığını taşıyan 53. maddesinde, Milli Eğitim Bakanlığının, kendisine bağlı eğitim kurumlarının eğitim araç ve gereçlerini, gelişen eğitim teknolojisine ve program ve metotlara uygun olarak sağlamak, geliştirmek, yenileştirmek, standartlaştırmak, kullanılma süresini ve telif haklarını ve ders kitabı fiyatlarını tespit etmek, paralı veya parasız olarak ilgililerin yararlanmasına sunmakla görevli olduğu; ''Yürütme, gözetim ve denetim'' başlığını taşıyan 56. maddesinde, eğitim ve öğretim hizmetinin, bu kanun hükümlerine göre Devlet adına yürütülmesinden, gözetim ve denetiminden Milli Eğitim Bakanlığı sorumlu olduğu kuralları yer almıştır.Yukarıda alıntısı yapılan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; ülkemizde milli eğitimin bir bütün olarak, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nda belirtilen amaçlar doğrultusunda salt akademik anlamda eğitim verilmesini aşan bir biçimde kişinin, birey olarak gelişimini de dikkate alan ve bu anlamda kişiye temel bilgi, beceri, davranış ve alışkanlık kazandırmayı da amaç edinen bir yapıya haiz olduğu açıktır. Bu bakımdan; bir kamu hizmeti olan eğitim öğretim hizmetinin yürütülmesinden, gözetim ve denetiminden, eğitim ve öğretim programlarının hazırlanması, uygulanması ve güncellenmesinden asıl olarak Milli Eğitim Bakanlığı sorumludur. Belirli bir program çerçevesinde, örgün eğitim kapsamında bilimsel, sosyal ve kültürel etkinliklerin, idarenin hizmet alanında yine idare tarafından yürütülmesi, Anayasa ve 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun gereğidir. Diğer bir anlatımla; Milli Eğitim Bakanlığının örgün eğitimdeki öğrencilerin eğitim ve öğretimine yönelik politikaları belirleyerek, gereği gibi uygulaması kanuni idare ilkesinin sonucudur.Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, 1739 sayılı Kanunda belirtilen amaçlar doğrultusunda salt akademik anlamda eğitim verilmesini aşan bir biçimde kişinin birey olarak gelişiminin sağlanmasına yönelik eğitim öğretim hizmetinin yürütülmesine ilişkin yetkinin, hukuk devleti ilkesi uyarınca anayasaya, üst hukuk normlarına uygun olarak kullanılması gerekmektedir. Uyuşmazlığa konu Protokolün 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu, Millî Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim Ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği, Diyanet İşleri Başkanlığı Kur’an Eğitim Ve Öğretimine Yönelik Kurslar İle Öğrenci Yurt Ve Pansiyonlar Yönergesi, Millî Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim Ve İlköğretim Kurumları Çocuk Kulüpleri Yönergesi'ne dayanılarak hazırlandığı, Protokolün amacının, okul öncesi eğitimini yaygınlaştırmak ve bu kapsamda okul öncesine kayıtlı 4-6 yaş grubu çocukların değerler eğitimi ve dini eğitim çalışmalarının yapılması olduğu ve 4-6 yaş Okul öncesi öğrencilere yönelik D grubu kurs açılmasının hedeflendiği, protokolde Kur'an Kursları Öğretim Programının, Diyanet İşleri Başkanlığı mevzuatında belirtilen özelliklere sahip ve Milli Eğitim Bakanlığı onaylı "296 saatlik Çocuk Gelişimi" sertifikasına sahip Müftülük personeli olan Kur'an Kursu öğreticileri tarafından uygulanacağının belirtildiği, protokol kapsamında verilecek eğitime öğrencilerin katılımının isteğe bağlı olduğu ve velinin yazılı beyanını gerektiği, söz konusu kursların örgün eğitim saatleri dışında eğitim kurumlarında verilen eğitimi aksatmayacak şekilde uygulanacağı görülmektedir. Bu bağlamda; davaya konu protokol ile örgün eğitim kapsamındaki etkinliklerin, Devletin faaliyet alanı içerisinde, bizzat Diyanet İşleri Başkanlığı mevzuatında belirtilen özelliklere sahip ve Milli Eğitim Bakanlığı onaylı "296 saatlik Çocuk Gelişimi" sertifikasına sahip Müftülük personeli olan Kur'an Kursu öğreticileri eliyle yürütülmesi, eğitim ve öğretim sürecine diğer kurum, kuruluş ve bireylerin katılımını aşar niteliktedir.Bu nedenle, protokol hükümlerinin örgün eğitim bağlamında dayanak hukuksal düzenlemelerin amaç ve kapsamını aştığı, eğitim öğretim hizmetinin yürütülmesine ilişkin yetkinin üst hukuk normlarına uygun olarak kullanılmadığı görülmüştür.Bu itibarla; örgün eğitimdeki öğrencilere yönelik etkinliklerin, Devletin hizmet alanı içerisinde, davaya konu protokolde belirtildiği şekilde, doğrudan diğer kurum, kuruluş ve bireyler tarafından yürütülebileceğinin kabul edilmesinin, eğitim kurumlarını, kanuni idare ilkesine ve genel idare esaslarına aykırı olarak diğer kurum, kuruluş ve bireylerin faaliyet alanına dönüştüreceği gerekçesiyle temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.