Anahtar kelimeler: Sincan Alıkonulması Batı Kaçırılması Reşit Süreç Kasıtlı Dosyayı Hukukî İlişki

KARARI VERENYARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza DairesiMAHKEMESİ :Asliye CezaSAYISI : 210-401I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 104/1, 43/1 ve 62, 53. maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan ise aynı Kanun'un 234/3, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi gereğince hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Sincan (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 26.12.2013 tarihli ve 1124-1352 sayılı kararın kesinleşmesinden sonra sanığın süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine dosyayı ele alan Ankara Batı 7. Asliye Ceza Mahkemesince açıklanan 24.06.2016 tarihli ve 418-591 sayılı hükümlerin, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesince 28.01.2021 tarih ve 10547-681 sayı ile; "Sanığın eylemlerinin suç tarihi itibarıyla lehe sayılıp 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı TCK’nın 104/1. maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki ile 234/3. maddesinde yer alan çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarını oluşturup, öngörülen cezaların üst sınırlarının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkumiyet hükümleri kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nın 251. maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanunun geçici 5. maddesinin 1/c bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve ███████ Esas-███████ sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan 'kovuşturma evresine geçilmiş' ibaresinin, aynı bentte yer alan 'basit yargılama usulü” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan Ankara Batı 7. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan TCK'nın 104/1, 43/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan ise aynı Kanun'un 234/3, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin 29.04.2021 tarihli ve 172-328 sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 17.02.2022 tarih ve 25223-1372 sayı ile; "Mahkemece bozma öncesi gerçekleştirilen yargılama sonucunda verilen ilk mahkumiyet kararlarının temyiz incelemesinde 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nın 251. maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemenin ardından 7188 sayılı Kanunun geçici 5. maddesinin 1/c bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve ███████ Esas-███████ sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan 'kovuşturma evresine geçilmiş' ibaresinin, aynı bentte yer alan 'basit yargılama usulü' yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğundan bahisle kararın bozulması üzerine söz konusu ilama uyan mahkemece esasen ceza miktarı itibarıyla sanığın lehine olan basit yargılama usulünün tatbiki suretiyle hükümler kurulması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.Ankara Batı 7. Asliye Ceza Mahkemesi ise 31.05.2022 tarih ve 210-401 sayı ile; "... dosya kapsamı, suçun niteliği ve delil durumu dikkate alındığında basit yargılama usulünün uygulanmasına takdiren yer olmadığına karar verilerek dosya yeni esasla yeniden ele alındı. Yargıtay 14. Ceza Dairesinin bozma kararının hükümden sonra yürürlüğe giren usul kanunundaki değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda yeniden değerlendirme yapmak üzere esası incelenmeksizin bozulmasına karar verildiği, Mahkememizce bu kararın lehe kanun değerlendirilmesi yapılması amacıyla usul ve yasaya uygun olduğu kabul edilerek uyulmasına karar verildiği, basit yargılama usulünün usuli bir işlem olup uygulanmamış olmasına rağmen kazanılmış hak teşkil etmeyeceği" gerekçesiyle bozmaya direnerek önceki hükümler gibi sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir.Bu hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.11.2022 tarihli ve 117592 sayılı bozma istekli tebliğnamesi ile dosya CMK'nın 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesince 25.05.2023 tarih ve 14480-3549 sayı ile direnme kararı yerinde görülmeyerek Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.II. UYUŞMAZLIK KONUSU Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa isnat edilen reşit olmayanla cinsel ilişki ile çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçları bakımından CMK'nın 251. maddesine 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesiyle eklenen basit yargılama usulüne ilişkin düzenlemenin lehe olduğundan bahisle sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanmasının zorunlu olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.III. GEREKÇEA. Uyuşmazlık Konusuna İlişkin AçıklamalarAyrıntıları, CGK'nın 15.02.2023 tarih 2022/2-456, ███████ sayılı ilamında açıklandığı üzere; Anayasa’nın 141. maddesinin dördüncü fıkrasında 'Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.' denilmek suretiyle davaların makul bir süre içinde bitirilmesi gerekliliği açıkça ifade edilmiştir. Bu nedenle devlet, yargılamaların gereksiz yere uzamasını engelleyecek etkin çareler oluşturmak zorundadır (AYM, E.2013/4, K.███████, 28/2/2013). Toplumdaki uyuşmazlıkların en kısa sürede, en az masrafla, en etkili ve tarafları tatmin eder bir biçimde sonuçlandırmak için alternatif çözüm yöntemlerinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması, adil yargılanma hakkı ihlal edilmeksizin basit ve hızlı yargılama usullerinin geliştirilmesi yönünde ihdas edilmiş bir yöntem olarak basit yargılama usulü, genel hükümlere göre yürütülen soruşturma neticesinde düzenlenen iddianamenin asliye ceza mahkemesi tarafından kabul edilmesinden sonra, CMK'nın 175. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma günü belirlenmesinden önce ve sanığın üzerine atılı suçun kanunda öngörülen yaptırımının adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi durumunda mahkemenin takdirine bağlı olarak uygulanan, uygulanması hâlinde mahkemece iddianamenin sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmelerinin istendiği, aynı zamanda mahkemenin bu süre içerisinde toplanması gereken belgeleri, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep ettiği, neticesinde mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, TCK’nın 61. maddesi dikkate alınmak suretiyle CMK’nın 223. maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilen ve sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi hâlinde sonuç cezadan dörtte bir oranında indirim yapılan alternatif bir çözüm yöntemidir.Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir (CMK'nın 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 251/1. maddesi). 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile bir geçiş hükmü olarak yeniden düzenlenen CMK'nın geçici 5. maddesi ile de basit yargılama usulünün, diğer şartların da oluşması hâlinde hangi aşamadaki davalara uygulanacağı belirlenmiştir. Buna göre CMK'nın geçici 5/1. maddesinin (d) bendi; "1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." şeklinde iken, "kovuşturma aşamasına geçilmiş" ibaresi, Anayasa Mahkemesinin; 25.06.2020 tarihli ve 16-33 sayılı kararıyla, Resmî Gazete'de yayımlandığı 19.08.2020 tarihinden itibaren, "hükme bağlanmış" ibaresi ise 14.01.2021 tarihli ve 81-4 sayılı kararıyla Resmî Gazete'de yayımlandığı 16.03.2021 tarihinden itibaren iptal edilerek madde metninden çıkartılmış olmakla son hali itibariyle, "1/1/2020 tarihi itibarıyla kesinleşmiş dosyalarda basit yargılama usulü uygulanmaz.".Düzenlendiği kanun ve genel olarak muhtevası itibarıyla bir muhakeme normu olduğunda kuşku bulunmamakla birlikte, uygulanması durumunda TCK'nın 61. maddesi dikkate alınmak suretiyle, mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirileceğinden, kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilip veya hapis cezası ertelenebileceğinden, keza hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceğinden (CMK madde 251/3,4) normun, maddi ceza hukukuna dair unsurlar barındırması da birlikte değerlendirildiğinde, CMK'nın 251. maddesinin karma bir mahiyet arzettiği de söylenebilir.CMK’nın 251. maddesinde belirtilen adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlardan olsa da yargılamanın asliye ceza mahkemeleri haricindeki diğer mahkemelerde yapılması durumunda basit yargılama usulü uygulanamayacaktır.Basit yargılama usulünün uygulanmasını tercih etmek mahkemenin takdirindedir. Kanun koyucu, her somut olayda duruşma açılmasının gerekip gerekmediğini gözetemeyeceği için duruşma gerekliliğine dair tercihi isabetli olarak hâkime bırakmıştır. Bu kapsamda, mahkemece basit yargılama usulünün tercih edilmesinden sonra gerekli görülmesi hâlinde hüküm verilinceye kadar her aşamada bu usulden vazgeçilmesine ve duruşma açılarak genel hükümler uyarınca yargılamaya devam edilmesine de imkân tanınmıştır (İsmail Şahin, Ceza Muhakemesinde Basit Yargılama, Doktora Tezi, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Anabilim Dalı, Ankara 2022, s. 98-99).B. Hukuki DeğerlendirmeCMK'nın 251. maddesinde düzenlenen basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmamasına münhasıran "Asliye ceza mahkemesince", iddianamenin kabulünden sonra nev ve miktarı aynı normla belirlenen cezaları gerektiren suçlarla sınırlı olarak, ilgili, yeterli ve özgün gerekçeler gösterilmek suretiyle karar verilebileceği (CMK madde 251/1) nazara alındığında, müsnet reşit olmayanla cinsel ilişki ve çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarından sanık hakkında Ankara Batı 7. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ esasına kayden görülen davanın, gerekçelerine de yer verilip genel muhakeme kuralları uygulanarak hükme bağlanmasında hukuka aykırılık bulunmadığından direnme gerekçesinin isabetli olduğunun kabulü gerekir.IV. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Ankara Batı 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2022 tarihli ve 210-401 sayılı hükümlerindeki, basit yargılama usulünün uygulanmamasına ilişkin direnme gerekçesinin İSABETLİ OLDUĞUNA, 2- Dosyanın, esasının incelenmesi için Yargıtay 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.