Anahtar kelimeler: Kyazim Bayisi Ödeyemediğini Beyaz Süredir Sektöründe Müflis Üreticisi Kefalet Kefaletnamelermüşterek

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Alacak (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ : █████/2025
K.YAZIM TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket, beyaz eşya sektöründe faaliyet gösterdiğini, ..., ..., ... markalarının üreticisi olduğunu, Dava dışı müflis ... Ticaret Limited Şirketinin müvekkili şirketin uzun süredir bayisi olduğunu Ancak, dava dışı şirket borçlarının bir kısmını ödeyemediğini, müvekkili tarafından şirket aleyhine icra takipleri yapıldığını, .... Ticaret Ltd. Şti'nin borçlarını teminat altına almak amacıyla davalı ... tarafından kefaletnameler/müşterek ve müteselsil borç sözleşmeleri düzenlendiğini, davalı ... tarafından düzenlenen kefaletnameler/müşterek ve müteselsil borç sözleşmelerinde her ne kadar müvekkili şirketin unvanı ... Ticaret A.Ş. olarak gösterilmiş olsa da, müvekkili şirketin seneler içerisinde çeşitli unvan değişiklikleri yaptığını ve bugünkü ... San. Ve Tic. A.Ş. unvanını kullanmaya başladığını, Müvekkili şirketin bir milyon TL'den fazla alacağının bulunduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü ile Kefaletnameler/müşterek ve müteselsil borç sözleşmeleri uyarınca 195.000,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 20.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, Yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya tahmil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı müflis .... Limited Şirketinin müvekkilin in bir dönem ortak olduğu ancak daha sonra hisselerini devir ederek ayrıldığı şirket olduğunu ancak, dava dışı şirket borçlarının bir kısmını ödeyememiş olduğundan iflas etmiş olup, Kesinleşen iflas kararı uyarınca Bakırköy .... İflas Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile tasfiyesi devam ettiğini, oluşan bu borçta müvekkilimin hiç bir sorumluluğu bulunmadığını, ayrıca dava dışı müflis şirketin ortağının müvekkiline davacı ile aralarında anlaşmış olduklarını ve davacı şirkete olan borcu kapattıklarını bildirdiğini, bu nedenlerle Davacının itirazın iptali talebinin ve icra-inkar tazminatı talebinin reddini, Davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Huzurda görülen dava kefalet sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Dosyaya █████/2024 tarihinde sunulan bilirkişi ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; İnceleme konusu belgelerdeki imzalar ile ...'ın karşılaştırma belgelerindeki imzaları arasında grafolojik ve grafometrik tanı unsurları açısından saptanan uygunluk ve benzerlikler nedeni ile 18.12.1996 tarihli, 30.000.000.000 (otuz milyar) TL bedelli; 10.06.1997 tarihli, 25.000.000.000 (yirmibeş milyar) TL bedelli; 10.02.1999 tarihli, 40.000.000.000 TL bedelli Kefaletnameler ve 14.04.2000 tarih 100.000.000.000 TL bedelli Müşterek-Müteselsil Borç Sözleşmesinde ...'a atfen atılmış imzaların ...'ın eli ürünü olduğu hususları tespit edilmiştir.
Dosyaya █████/2025 tarihinde sunulan bilirkişi ... ve .... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; Dava konusunun, davacının ticari ilişki kapsamında akdedilen kefalet sözleşmeleri dolayısıyla oluşan 195.000,00 TL alacağının davacıdan tahsili talebinden ibaret olduğu, Davacının 2017, 2018, 2019, 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, Davacının ticari defterlerine göre; dava tarihi itibariyle davacının dava dışı ... Aletleri Hali Mobilya ve Tic. Ltd. Şti. 1.046.434,67 TL alacağının bulunduğu, Dava dışı .... Mobilya ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılamadığı, Somut ihtilafta yazılı bir şekilde akdedilmiş, kefalet miktarı belirtilmiş kefalet sözleşmesi bulunduğu, nitekim, dosyaya mübrez 02.06.2024 Tarihli Bilirkişi Raporu'nda sözleşmelere atılan imzanın davalı eli ürünü olduğu kanaatine varıldığı nazara alındığında şayet Mahkemece, dosyaya mübrez kefalet sözleşmelerinin eski Borçlar Kanunu'na tabi olduğu kanaatine varılırsa geçerli olduğu, Kefalet sözleşmelerinin tarihlerinin 18.12.1996, 10.06.1997, 10.02.1999 olduğu, kefaletin gerçek kişi tarafından verildiği, davalının 15.11.2018 tarihinde temerrüde düşürüldüğünü, dolayısıyla somut ihtilafta kefalet sözleşmelerin geçerli olduğu bu sebeple davalı kefile başvurulabileceği edilebilecekse de ilgili Yargıtay kararlarında hak düşi süre ile ilgili belirtilen hususlar nazara alındığında davalı kefile başvurulup başvurulamayacağı hususunda kararın mahkemeye ait olduğu hususları tespit edilmiştir.
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından davalı ile arasında imzalanan 4 adet kefalet sözleşmesine dayalı olarak huzurda görülen dava açılmıştır. Davalı tarafından söz konusu kefalet sözleşmelerinin altındaki imzaların kendisine ait olmadığı yönünde savunma yapılmış olup mahkememizce imza incelemesine esas olacak evrak asılları celp edilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi ... tarafından yapılan inceleme sonunda düzenlenen █████/2024 tarihli raporda davaya dayanak yapılan kefalet sözleşmelerindeki imzaların davalıya ait olduğu tespit edilmiştir. Tekniğine uygun ve denetime elverişli olarak düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda davaya dayanak yapılan kefalet sözleşmeleri altındaki imzaların davalıya ait olduğu mahkememizce kabul edilmiştir.
TBK'nın 598. maddesinin üçüncü fıkrasında gerçek kişi tarafından verilmiş olan kefaletin sözleşmenin kurulmasından başlayarak 10 yıl geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkacağı düzenlenmiştir. Söz konusu madde hükmü, mülga Borçlar Kanunu'nda düzenlenmemiş olup ilk kez TBK'da düzenlenmiştir. Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 5. maddesinin ikinci fıkrası ile TBK ile hak düşürücü süre veya özel bir zamanaşımı süresi ilk defa öngörülmüş olup da başlangıç tarihi itibarıyla bu süre dolmuşsa, hak sahipleri TBK'nın yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak bir yıllık ek süreden yararlanacağı düzenlenmiştir. Dava konusu kefalet sözleşmeleri █████/1996, █████/1997, █████/1999 ve █████/2000 tarihli olup söz konusu kefalet sözleşmelerinden kaynaklanan kefalet yükümlülüğüne ilişkin 10 yıllık süre TBK'nın yürürlük tarihi olan █████/2012'den önce dolmuştur. TBK'nın yürürlük tarihi itibariyle 10 yıllık süre dolmuş olduğundan davacının dava konusu kefalet sözleşmelerine dayalı olarak 1 yıllık ek süre içinde talepte bulunma hakkı olup █████/2013 tarihinden sonra bu belgelere dayalı olarak kefile başvurması mümkün değildir. Davacı tarafından ek bir yıllık süre dolduktan sonra █████/2019 tarihinde davalı hakkında icra takibi başlatılmış olup huzurda görülen dava da ek bir yıllık süre dolduktan sonra █████/2023 tarihinde açılmıştır. TBK'nın 598. maddesi gereği kefaletin icra takip ve dava tarihi itibariyle kendiliğinden kalktığı anlaşıldığından açılan davanın reddine karar verilmiştir. (Aynı yönde karar için bknz; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E. █████████, K. █████████ sayılı kararı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E. █████████, K. █████████ sayılı kararı) Her ne kadar davacı tarafından davalının aynı zamanda müşterek borçlu olduğu iddia edilmiş ise de davaya dayanak yapılan belgelerin başlıklarının kefaletname olduğu, sözleşme içeriklerinin incelenmesinde taraf iradelerinin kefalet sözleşmesi imzalanması yönünde olduğu anlaşıldığından davacının aksi yöndeki iddiasına mahkememizce itibar edilmemiştir. Huzurda görülen davanın alacak davası olduğu anlaşıldığından davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-AÇILAN DAVANIN TBK'nın 598/3. Maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin dolmuş olması nedeniyle REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından REDDİNE,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 2.714,72-TL'nin davacıya iadesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
8-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
9-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı asil ve vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!