Anahtar kelimeler: İleti Sesli Alenen Görüntülü Lirası Görüşü Adalet Başvuran Ankara İstemi
4. Ceza Dairesi █████████ E. , █████████ K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : ████████ D. İşSUÇ : HakaretİNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulüKANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulmasıSesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile alenen hakaret suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/3-a, 125/4, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 7.080,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Ankara 45. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2023 tarihli ve 2023/7 esas, ████████ sayılı kararına karşı sanık müdafii tarafından yapılan itirazın kabulüne ve anılan kararın kaldırılmasına ilişkin Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesinin █████/2023 tarihli ve ████████ değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.02.2025 gün ve ██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;"Her ne kadar mercii Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesince, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinde düzenlenen hakaret suçunun basit yargılama usulüne tabi suçlardan olduğu, basit yargılama usulü uygulanmadığı, sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanması gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak itirazın kabulü ile itiraz konusu kararın kaldırılmasına karar verilmiş ise de;5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/1. maddesinde yer alan, “(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir” şeklindeki,5237 sayılı Kanun'un 125/1. maddesinde yer alan, "Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ... veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.", aynı Kanun'un 125/4. maddesindeki "Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır." şeklindeki düzenlemeler ile,Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun █████/2017 tarihli ve 2014/4-757 esas, ████████ karar sayılı ilâmında, “...5237 sayılı TCK'nın 125. maddesinin dördüncü fıkrasında hakaret suçunun alenen işlenmesi, bu suçun nitelikli bir şekli olarak kabul edilmiştir. Bu fıkraya ilişkin madde gerekçesinde, aleniyet için aranan temel ölçüt, fiilin, gerçekleştiği koşullar itibarıyla belirli olmayan ve birden fazla kişiler tarafından algılanabilir olması şeklinde belirtilmiştir. Hakaret suçunun, belirsiz sayıdaki kişiler tarafından işitilebilecek, görülebilecek ve algılanabilecek bir ortamda veya çok sayıda kişinin öğrenmesini sağlayacak herhangi bir araçla işlenmesi halinde, aleniyet vardır. Aleniyetin varlığı için, çok sayıda insanın hakareti öğrenmesinin olanaklı olması yeterlidir; söylenenlerin fiilen duyulması şart değildir. Aleniyet halinde, mağdur, hakaretin az sayıda kişi önünde gerçekleşmesine oranla, daha fazla rencide olacağı için, bu nitelikli hâl kabul edilmiştir. (Nur Centel, Hamide Zafer, Özlem Çakmut, Kişilere Karşı İşlenen Suçlar, Beta Yayınevi, 3. Baskı, 2016, s. 235)..." şeklindeki karar brlikte değerlendirildiğinde;Hakaret suçunun alenen işlenmesi durumunun suçun nitelikli hali olduğu ve bu durumda öngörülen cezanın altıda bir oranında artırılacağı cihetle, sanığın alenen hakaret suçuna ilişkin cezanın üst sınırının 2 yıldan fazla hapis cezasını gerektireceği ve bu nedenle 5271 sayılı Kanun'un 251/1. maddesi uyarınca bu suç yönünden basit yargılama usulünün uygulanamayacağı gözetilmeden, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir."Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesinin 1. fıkrasında; "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." düzenlemesi göz önüne alındığında, sanık hakkında hakaret suçundan yargılama yapılarak, hakaret eyleminin aleni ortamda gerçekleştirilmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 125/4 maddesinin uygulanmış olması karşısında, suçun kanun maddesinde öngörülen cezasının üst sınırının 2 yılı aştığı ve 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesinde düzenlenen basit yargılama usulünün uygulanamayacağı gözetilmeden, itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2. Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 04.12.2023 tarihli ████████ D.İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309.maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2025 tarihinde karar verildi.
Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!