Anahtar kelimeler: Köklü Dünyanın Yazma Lojistik Tecrübeli Sunmuş Taşımacılık Esaskarar Yıllardır Firmanın

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ:
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı firmanın, dünyanın dört bir yanında yıllardır taşımacılık ve lojistik hizmetini vermekte olan köklü ve tecrübeli bir firma olup Türkiye’de de yerel ve uluslararası taşımacılık alanlarında faaliyet göstermeye devam ettiğini, davacı şirketin davalı şirket ile arasında mevcut ticari ilişki kapsamında davalının ürünlerinin taşınması hizmetini verdiğini ve bu kapsamda davalı, fatura ve cari hesap ilişkisi çerçevesinde davacı şirketçe kesilen faturalar doğrultusunda aldığı hizmet karşılığında ödeme yaptığını, davalı tarafın söz konusu faturaları vadesinde ödenmediğini, faturanın ödenmemesi sonucu davacı şirket tarafından davalı ile iletişime geçildiğini, taraflar arasında gerçekleştirilen iyi niyetli şifahi görüşmelerin sonuç vermediğini ve bu kapsamda davalıya, Beyoğlu . Noterliğinin 03.10.2024 tarihli ve ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek vadesinde ödenmeyen fatura bedellerinin toplamı olan 1.450,00-USD’nin ödenmesi talep edildiğini, davalıya gönderilen ihtarname usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini, davalı tarafın bu ihtarnamenin tebliği akabinde de davacı şirkete herhangi bir ödemenin yapılmadığını, ihtarname ve içeriğinde ilişkin olarak da herhangi bir itiraz, çekince vb. ileri sürülmediğini ve neticeten ve söz konusu faturaların ve borcun kabul edildiğini, bunun üzerine davacı şirketçe davalı taraf aleyhine Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından takip başlatıldığını, davalı tarafça bu takibe haksız şekilde itiraz edildiğini ve bu haksız itirazın akabinde icra takibinin durduğu gibi nedenlerle davanın kabulüyle Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptaline ve davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesiyle vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı tarafça verildiği iddia edilen hizmet bedelinin, davalı tarafından ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, icra inkar tazminatına ilişkin olduğu görülmüştür.
Konya Vergi Dairesine ve Bakırköy Vergi Dairesine yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüştür.
Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşması ile dosyanın bilirkişiye gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının 2024 hesap dönemi yevmiye defterlerinin e defter olarak tutulduğu, defter beratlarının zamanında yüklendiği, sahibi lehine veya aleyhine delil teşkil ettiği, davalı ... Tic. A.Ş.'nin 51.073,79TL (1.450,00 USD) borçlu olduğu, tarafların faturaları form BS?BA bildiriminde konu etmedikleri, taraflar arası ticarete konu faturalar ile ilgili teslim belgelerinin ve mail yazışmalarının olduğu görüş ve kanaati bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Dava, iddiaya göre faturalara konu hizmetin verilmiş olmasına rağmen bedelinin ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde ise ticari defterlerin delil olması düzenlenmiş olup; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulaması, belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının, sahibi aleyhine delil olduğu, taraflardan biri tacir olmasa dahi tacir olan diğer tarafın, ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden tarafın iddiasını ispat etmiş sayılacağı öngörülmüştür. Anılan maddede belirtilen koşullar gerçekleşmedikçe ticari defterlerin sahibi yararına delil olma niteliği bulunmayacağı gibi, hükme dayanak teşkil edemeyecektir.
6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi, ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.'' hükmünü içermektedir. Ancak faturanın içeriğine yasal süresi içerisinde itiraz edilmemesi faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesini doğurmakla beraber, tek başına faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin yapılmış olduğu, malın teslim edildiği anlamını taşımaz. Zira karşı tarafça akdi ilişkinin inkar edildiği hallerde, fatura düzenlenmesi ve tebliğ edilen bu faturaya süresinde itiraz edilmemesi tek başına alacağın varlığını göstermez (Bkz. Yargıtay . HD'nin █████/2016 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı ile Yargıtay HGK'nın █████/2021 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı).
" Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." (Y. . HD. ... E. ... K. sayılı ilamı)
Yukarıda belirttilen emsal Yargıtay ilamı ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkememizce taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davalı ticari defterlerini ibraz etmediğinden usulüne uygun tutulmuş davacı ticari defterlerine göre alınan bilirkişi raporu ile davacının davalıdan söz konusu faturalardan kaynaklı alacaklı olduğu, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının dava tarihinde yürürlükte olan HMK'nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerektiği, davacı taraf defterlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen raporda; davacının 2024 hesap dönemi yevmiye defterlerinin e defter olarak tutulduğu, defter beratlarının zamanında yüklendiği, sahibi lehine veya aleyhine delil teşkil ettiği, davalı ... Tic. A.Ş.'nin 51.073,79TL (1.450,00 USD) borçlu olduğu, tarafların faturaları form BS/BA bildiriminde konu etmedikleri, taraflar arası ticarete konu faturalar ile ilgili teslim belgelerinin ve mail yazışmalarının olduğu, bu durumda ticari defter kayıtları ile fatura konusu hizmetin verildiğinin ispatlandığı değerlendirilmiştir.
Asıl alacak belirli ve likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Yabancı para üzerinde yapılan takipler ve açılan itirazın iptali davalarında yargılama giderleri, vekalet ücreti ve kesinlik sınırı dava tarihindeki kur esas alınarak, İcra inkar ve kötü niyet tazminatları ise takip tarihindeki kur esas alınarak belirlenir. Yargıtay . Hukuk Dairesinin istikrarlı bir şekilde kabul ettiği üzere, yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücreti ile nisbi karar ve ilam harcının hesaplanması da gerekmektedir.(Yargıtay . Hukuk Dairesinin 14.12.2022 Tarih ve ... E.- ... K. sayılı; 19.09.2011 Tarih ve ... E. - ... K. Sayılı kararları.
Tüm bu nedenlerle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN KABULÜ İLE,
-Davalının Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibe 1450,00 USD asıl alacak ve asıl alacağı takip tarihinden itibaren kamu bankalarının USD para cinsiyle açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiz oranı ile devam edilmesine,
2-Asıl alacağın takip tarihindeki TL karşılığının %20'sine isabet eden 9.944,10 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.424,94-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 607,63-TL peşin harcın ve 248,61-TL icra harcının mahsubu ile bakiye 2.568,70-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Hazine tarafından karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından karşılanan 427,60-TL başvurma harcı, 607,63-TL peşin harç, 248,61-TL icra harcı, 85,00-TL posta ve tebligat gideri, 3.500,00-TL bilirkişi ücreti gideri ve 60,80-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 4.929,64-TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. █████/2025
Katip Hakim

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!