Anahtar kelimeler: Haberde Milletvekili Aşıldığını Basın İfadeler Saldırıya Özgürlüğü Kişilik Anadolu Uğradığını
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

    SAYISI : ████████ Esas - ████████ Karar
    İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
    TARİH : 09.10.2018
    SAYISI : ████████ Esas ████████ Karar
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin .................... Dönem ................. Milletvekili olduğunu, 19.09.2015 tarihinde www.sondevir.com.tr'de yapılan gerçek dışı haberde geçen söz ve ifadeler nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 13. maddesine göre davalıların zarardan birlikte sorumlu olduklarını belirterek 50.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile kararın yayınlanması talep edilmiştir.
    II. CEVAP
    Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, yazı işleri müdürü olan müvekkili ..............'e husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu haberin Milliyet Gazetesi'nden alıntı yapılarak yayınlandığını, basın özgürlüğü sınırları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber talep edilen manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; siyasetle uğraşan kişilerin
    kendilerine yönelik sert, ağır hatta incitici eleştirilere dahi katlanmaları gerektiği, siyasi bir kişilik olan davacının da sert eleştirilere katlanması gerektiği, dava konusu yayının basın ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğu, davacının kişilik haklarına saldırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu yayının güncel olduğu; basının haber verme, toplumun haber alma hakkı kapsamında kaldığı, davacının kişilik hakkına bir saldırı bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine dair kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili hakkında yapılan haberin hiçbir araştırma yapılmadan gerçek dışı olarak kaleme alındığını, kasıtlı olarak müvekkilinin kişilik haklarına zarar vermek amacı ile hareket edildiğini, basın etiğine aykırı hareket edildiğini, suç itham edildiğini, kişilik haklarına ağır saldırı nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık; 19.09.2015 tarihinde www.sondevir.com.tr'de yapılan haber nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve kararın yayınlanması talebine ilişkindir.
    Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; dava konusu haberin güncel ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığının, yayının toplumun bilgi edinme ve basının haber verme hakkı kapsamında kaldığının, habere yönelik toplumsal ilginin bulunduğunun, özle biçim arasındaki dengenin korunduğunun; basının, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğunun, o anda var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulamayacağının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 22 Nisan 2013 tarihli ve ████████ başvuru numaralı kararında “İfade özgürlüğünün, demokratik bir toplumun vazgeçilmez esasını ve bu toplumun gelişiminin ve her bireyin kendini gerçekleştirmesinin temel koşulunu oluşturduğunu, 10. maddenin 2. fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız ya da farklı olan “bilgi” ya da “düşünceler” için değil ama ayrıca hoşa gitmeyen, sarsıcı ya da rahatsız edici olanlar için de geçerli olduğunu, bunların, “demokratik toplumun” onlarsız olamayacağı çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereği olduğunu, 10. maddede açıklandığı gibi bu özgürlüğe yapılan sınırlamaların her halde dar yorumlanması gerektiğini ve herhangi bir sınırlama gereksiniminin ikna edici bir biçimde ortaya koyulması gerektiğinin...” ifade edildiğinin, haberde geçen söz ve ifadelerin, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
    Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    16.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!