Anahtar kelimeler: Yazma Satımdan Sunmuş Esaskarar Ttknun Başlattığını Kötüniyetli Katip Konya Görüşme

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO: HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinden özetle; Öncelikle, 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi uyarınca bir dava şartı olarak öngörülen zorunlu arabulucuya başvurulduğunu, görüşme sonucunda anlaşılamadığını, müvekkilinin alacağı dolayısıyla davalı aleyhine Konya . İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalı tarafın haksız ve kötüniyetli olarak bu takibe itiraz ettiğini ve takip durdurulduğunu, haksız olarak yapılan itirazın iptali ile birlikte takibin devamını talep ettiklerini, müvekkilinin davalı şirkete 2*55 KW Sürücülü ... Panosu sattığını, müvekkilinin davalı arasındaki ticaretten kaynaklanan ve ilgili icra takibine konu 26.12.2023 tarihli ... numaralı 309.312,00-TL bedelli faturayı tanzim ettiğini, davalı tarafça bu faturalar kabul edilmiş olmasına rağmen yalnızca 06.02.2024 tarihinde "... Nolu Fatura Ödemesi" açıklaması ile 100.000,00-TL ödeme gerçekleştirdiğini, ancak müvekkil tarafça icra takibine konu edilmesiyle kötü niyetli olarak yalnızca takibi durdurmak ve yaşanan enflasyonda müvekkilinin alacağını ne kadar geciktirebilirse o kadar kar düşüncesi ile kalan bakiye 209.312,00-TL hiç bir şekilde ödenmediğini, karşı tarafın bu fatura bedellerini ödemediği gibi haksız ve kötüniyetli bir şekilde takibe itiraz etmiş ve takip durduğunu, davalı tarafın faturaları aldığını kabul ettiğini ve herhangi bir itirazda da bulunmadığını, dolayısıyla borcun sabit olduğunu, davalının yapmış olduğu itiraz haksız ve kötüniyetli olduğunu, hal böyle iken davalı tarafından yapılmış olan itirazın sırf alacağı sürüncemede bırakmak kastı ile yapıldığı açık ve net olduğunu, ayrıca müvekkilinin söz konusu satış bedelinin ödenmesi konusunda davalı şirketten defalarca talepte bulunmasına rağmen bu taleplere herhangi bir karşılık bulamadığını, bu haklı talebe yanıt vermeyen davalı, müvekkilinin ekonomik olarak zor duruma soktuğunu, ödeme yükümlülüğüne aykırı hareket eden davalı/borçlu kötü niyetli olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, bu vesile ile yedinde bulunan malları kaçırma ihtimali de muhtemel olduğunu, tüm bu nedenlerle öncelikle ihtiyati haciz taleplerinin kabulü ile, davalı tarafın dava miktarına yetecek miktarda menkul ve gayrimenkul malları üzerine haciz koyulabilmesi için teminatsız olarak İhtiyati haciz kararı verilmesine, haklı davalarının kabulü ile davalının Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali ve faizi ile birlikte takibin devamına, davalı aleyhine toplam alacak miktarı üzerinden hesaplanacak alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalı itirazı kötüniyetli olması halinde %20'den az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Müvekkili şirket ve davalı şirket arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, bu ticari ilişkiye istinaden müvekkili şirketin davacı tarafa belirli dönemlerde banka kanalı ile ve kıymetli evraklarla ödemeler yaptığını, bütün bu ödemeler müvekkili şirketin ticari defterinde mevcut olduğunu, incelenmesi halinde müvekkilinin davacıya borcunun olmadığı açıklığa kavuşacağını, müvekkilinin davacıya Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında alacağın temelini teşkil eden faturaya istinaden borcu bulunmadığını, davacının yüksek bedelli fatura düzenleyip, müvekkil şirketin aleyhine icra takibine girişmesi ve haksız kazanç sağlamaya çalışması kötü niyetin varlığını açıkça ortaya koyduğunu, tüm bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, davacı taraf aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLER, DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibine yahut yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Konya . İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası Uyap üzerinden alınarak dosya kapsamına kazandırılmıştır. Davacının yerleşim yerindeki Ticaret Sicili Müdürlüğüne, davacının yerleşim yerindeki Esnaf Ve Sanatkârlar Odaları Birliği Esnaf Ve Sanatkâr Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacının kendi adına tacir veya esnaf kaydının olup olmadığı sorulmuş ilgili kayıtlar dosya kapsamına kazandırılmıştır. Davacının yerleşim yerindeki Vergi Dairesine müzekkere yazılarak tarafların vergi mükellefi olup olmadığının bildirilmesi, vergi mükellefi ise bilanço usulüne göre mi yoksa götürü usulde mi vergi mükellefi olduğu hususunda araştırma yapılması ve ve ayrıca davacının 2023 yılında vermiş olduğu gelir beyannamesi suretinin ve eklerinin gönderilmesi istenilmiş, ilgili kayıtlar dosya kapsamına kazandırılmıştır. Mahkememizce aldırılan SMMM bilirkişisinin █████/2024 tarihli bilirkişi raporundan özetle; Davacı tarafın 2023 yılı ticari defteri incelenmiş olup defter beyan sistemine tabi mükellef olduğu, davacıya kesilmiş olan 2 adet fatura olduğu ve kayıtlara alındığı görüldüğünü, davalı tarafın 2023 ve 2024 yılı ticari defterleri incelenmiş olup e-defter mükellefi olduğu, açılış ve kapanış beratlarının zamanında onaylandığı görüldüğü, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, defter kayıtların kendi içinde tutarlı olduğu, davalının 2023 ve 2024 defter incelemesi muavin dökümüne göre dönem sonu davacıya ait borç bakiyesi 209.312,00 TL olduğu, davacının talebinin de 209.312,00 TL olduğu rapor edilmiştir. Dava, davaya konu faturadan kaynaklı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde ise ticari defterlerin delil olması düzenlenmiş olup; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulaması, belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının, sahibi aleyhine delil olduğu, taraflardan biri tacir olmasa dahi tacir olan diğer tarafın, ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden tarafın iddiasını ispat etmiş sayılacağı öngörülmüştür. Anılan maddede belirtilen koşullar gerçekleşmedikçe ticari defterlerin sahibi yararına delil olma niteliği bulunmayacağı gibi, hükme dayanak teşkil edemeyecektir. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi, ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.'' hükmünü içermektedir. Ancak faturanın içeriğine yasal süresi içerisinde itiraz edilmemesi faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesini doğurmakla beraber, tek başına faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin yapılmış olduğu, malın teslim edildiği anlamını taşımaz. Zira karşı tarafça akdi ilişkinin inkar edildiği hallerde, fatura düzenlenmesi ve tebliğ edilen bu faturaya süresinde itiraz edilmemesi tek başına alacağın varlığını göstermez (Bkz. Yargıtay . HD'nin █████/2016 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı ile Yargıtay HGK'nın █████/2021 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı).Yukarıda belirttilen emsal Yargıtay ilamı ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkememizce taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup, yapılan incelemede; Davacı tarafın 2023 yılı ticari defteri incelenmiş olup defter beyan sistemine tabi mükellef olduğu, davacıya kesilmiş olan 2 adet fatura olduğu ve kayıtlara alındığı görüldüğü, davalı tarafın 2023 ve 2024 yılı ticari defterleri incelenmiş olup e-defter mükellefi olduğu, açılış ve kapanış beratlarının zamanında onaylandığı görüldüğü, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, defter kayıtların kendi içinde tutarlı olduğu, davalının 2023 ve 2024 defter incelemesi muavin dökümüne göre dönem sonu davacıya ait borç bakiyesinin 209.312,00 TL olduğu, davacının talebinin de 209.312,00 TL olduğu, yalnızca asıl alacak yönünden takibin devamı için dava açıldığı, harcının da bu bedel üzerinden yatırıldığı değerlendirilmekle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın KABULÜ İLE;-Davalının Konya . İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile; takibin 209.312,00TL asıl alacak ve takipten itibaren işlemiş faizi ile birlikte aynen devamına,2-Kabul edilen miktarın %20'si olan 41.862,40-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 14.298,10-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 2.516,62-TL peşin harç, 1.057,91-TL icra harcının mahsubu ile bakiye 10.723,57-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Hazine tarafından karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından karşılanan 427,60-TL başvurma harcı, 2.516,62-TL peşin harç, 1.057,91-TL icra harcı, 104,00-TL posta ve tebligat gideri, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 60,80-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 7.166,93-TL'nin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 33.489,92- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine, 7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. █████/2025Katip Hakim