Anahtar kelimeler: İiddianin Monte Takıldığına Satılarak Tamirat Aylar Borçludavalı Satımdan Yedek Tamir

T.C.

ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.İDDİANIN ÖZETİ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil tarafından, davalı yana ait ticari araca tamir ve tadilat yapıldığını, tamir için gerekli yedek parçalar satılarak araca monte edildiğini, buna ilişkin ... tarihli, ... nolu ... TL bedelli fatura ve ... tarihli, ... nolu ... TL bedelli fatura düzenlendiğini ve davalı yana usulünce verildiğini, bu faturanın yanı sıra, davalıya ait ticari araca, faturada belirtilen yedek parçaların takıldığına ve tamirat yapıldığına dair iş emri ve tanıklarının olduğunu, borçlu/davalı üzerinden aylar geçmesine rağmen borcunun tamamını ödemediğini ancak faturaya dayalı borca karşı kısmi ödemede bulunduğunu, borçlunun cebri icra dışında gönüllü ve iradi olarak müvekkile kısmi ödeme yapmış olması müvekkil ile arasındaki borç ilişkisinin ikrar vasfını taşıdığını, arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamadığını, fatura alacağından kalan bakiye miktar üzerinden davalı/borçlu aleyhine Antalya Genel İcra Dairesi .../... E. Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, borçlu/davalı tarafından ödeme emrine itiraz edildiğini, takibin durduğunu, davanın kabulüne, Antalya Genel İcra Dairesi .../... E. Sayılı dosyasına yapılan takibe, borca, faize ve ferilerine yönelik itirazın iptaline, itiraz edilen tüm alacak, faiz ve ferileri yönünden takibin devamına, haksız ve kötü niyetle itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. SAVUNMANIN ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusunun ticari iş olmayıp davanın tarafları da tacir olmadığını, davanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gerektiğinden görevsizlik kararı verilmesini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, faturaların müvekkiline usulüne uygun tebliğ edilmediğini, fatura içeriğinde belirtilen malların müvekkiline teslim edilmediğini, söz konusu hizmetin verilmediğini, söz konusu faturada müvekkiline ait herhangi bir imzanın bulunmadığını, satış bedelinin miktarı itibariyle, teslim savunmasının 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 288.maddesi (HMK 200) uyarınca yazılı delille kanıtlaması zorunluluğunun bulunduğunu, müvekkilinin davacı yandan 2022 yılının ağustos ayında sadece tamirat ve onarım hizmeti aldığını, herhangi bir şekilde davacı yandan mal almadığını, taraflar arasından mal alım - satım ilişkisi hiçbir surette kurulmadığını, davacının malzeme satışı yapan bir tacir olmadığını, satış faaliyeti olsa da hangi ürünün satılmış olduğunun davacı tarafça ispatlanması gerektiğini, davacı yanın 2022 ağustos ayında müvekkile yapılan tamirat ve onarım için fatura düzenlemediğini, müvekkilinin onarım bedelini davacı yanın şahsi banka hesabına gönderdiğini, bahse konu ödemelerin ... tarihli, ... nolu ... TL bedelli fatura ve ... tarihli, ... nolu ... TL nin gerçek dışı ve dayanaksız faturalar ile herhangi bir ilgisi bulunmadığını, müvekkilinin aracının tamir ve bakım işi 2022 yılının ağustos ayında gerçekleştirildiğini, fakat davacı tarafından dosyaya sunulan ... nolu ... TL bedelli fatura ve ... nolu ... bedelli faturaların düzenlenme tarihi ... tarih olduğunu, bu durum da yapılan tamirat ve onarım işlemlerinin fatura edilen malzemeler ile yapılmadığını, malzemelerin onarım işlemleri yapıldıktan sonra temin edildiğini gösterdiğini, müvekkilin aracına 2022'nin ağustos ayında yapılan tamirat ve onarım ayıplı ve eksik olduğu için bahse konu tarihinden sonra müvekkilinin davacı yan ile herhangi bir hukuki ilişki kurmadığını, müvekkilinin 2022 ağustos ayında aracını davacıya tamir-onarım için teslim ettiğini, araç tamir-onarım için davacı yana teslim edildiğinden itibaren uzun süre geçmesine rağmen davacı yan tarafından müvekkile herhangi bir bilgilendirme yapılmadığını, bir türlü müvekkilinin aracında ki arızanın gerçek nedenini tespit edilemediğini, deneme yanılma yolu ile tamamen davacının deneyimsiz, tecrübesiz ve özensizliği nedeni ile birkaç değişik metotla tamamen gereksiz ve hatalı şekilde aracın söküldüğünü, birden fazla kez deneme yanılma yolu ile bir takım işlemler yapıldığını ve tamamen davacının hatasından, tecrübesizliği ve deneyimsizliği nedeni ile arızayı tespit edememesi nedeni ile müvekkilin hasarının ve dolayısı ile ortaya çıkacak servis bedelinin aşırı şekilde artmasına neden olunduğunu, bu işlemler yapılırken müvekkilden izin alınmadığını, izin alındığında da yapılan işlemlerin ... TL'lik kararlaştırılan tutarın içinde olduğunun söylendiğini, faturaların davacı tarafından iş yapıldıktan sonra kötü niyetli olarak düzenlendiğini, faturaların davaya konu edilemeyeceğini; aynı zamanda faturaya istinaden müvekkilin borçlu olduğuna dair ispat külfetinin davacı tarafa geçtiğini usul ve yasaya aykırı kötü niyetli davanın ilk olarak usulden sonrasında esastan reddine, kötü niyetli olduğu açıkça görülen davacının % 20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesini talep etmiştir.
III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Davalının 2022 yılı BA formları ilgili vergi dairesinden celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Davalının esnaf tacir araştırmasına ilişkin müzekkereler dosya arasına alınmıştır.
Antalya Genel İcra Dairesi .../... E. Sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilen evraklarının incelenmesinde; Davacı alacıklı tarafından davalı borçlu aleyhine 2 adet fatura alacağı toplamı ... TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde icra takibine, borca, faize, takibe faiz oranına, faturalara, takip dayanağı belgelere ve borcun tüm ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Alınan ... tarihli bilirkişi heyet raporunda sonuç olarak;
1- Davacı tarafından fatura alacaklarına karşılık davalı aleyhine ... tarihinde Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... Sayılı dosyası ile toplam ... TL üzerinden icra takibi başlatıldığı,
2- Takibe konu edilen faturaların ... tarihli ... TL ve ... tarihli ... lik faturalar olduğu ... tarihli ... TL'lik faturanın ... TL'lik bakiyesinin takibe konu edildiği diğer faturanın ise tüm bedelinin takibe konu edildiği,
3- Davacının ibraz edilen 2022 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olduğu,
4-Davacının ticari defter kayıtlarına göre ... itibari ile davacının davalıdan ... TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu takibin ise ... TL fatura bedelleri üzerinden açıldığı ... TL'lik bakiye içerisinde davacının takibe konu ettiği fatura bedellerinin de olduğu,
5- Davalının ibraz edilen 2022 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olduğu,
6-Davalının ticari defter kayıtlarına göre ... tarihinde davalının davacıdan ... TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, davacının takibe konu ettiği faturaların davalının kayıtlarında olmadığı ancak davalının e arşiv fatura sisteminin incelemesinde davacının düzenlediği takibe konu faturaların e arşiv fatura sisteminde kayıtlı olduğu faturalara herhangi bir itiraz yapılmadığı sadece faturaların ticari defterlere işlenmediği,
'7-Davalıya ait ... plakalı ve ... plakalı araçlara ait davacı tarafından düzenlenen takip konusu faturalar ile imzasız iş emirlerinde tespit edilen hasar ve onarımlar esas alınarak; söz konusu iş emirlerine istinaden düzenlendiği anlaşılan faturalardaki parça ve işçilikler incelenip, parça kataloglarındaki parça kodlarına göre tespitler yapıldığı, araçların iş emirlerinde bahsedilen hasar ve arızaları tarafımdan görülmemiş, dolayısıyla yukarıdaki değerlendirmede piyasa rayiç değerleri tespit edilen parça ve malzemelerin değiştirildiği kabul edilmiş, bu doğrultuda hesaplama yapıldığı,
8-Parça katalog listelerinden yapılan araştırmalarda, ... tarihli iş emrinde belirtilen parça kodlarının ... tarih ... numaralı faturada belirtilen parça ve sarf malzemelere uygun olduğu, parça değerlerinin fatura tarihi itibariyle serbest piyasa rayiçlerinde olduğu,
9-Parça katalog listelerinden yapılan araştırmalarda, ... tarihli iş emrinde belirtilen parça kodlarının ... tarih ... numaralı faturada belirtilen parça ve sarf malzemelere uygun olduğu, parça değerlerinin fatura tarihi itibariyle serbest piyasa rayiçlerinde olduğu,
10- Davalının aracını davacıya tamir-onarım için teslim ettiği ancak yapılacak işler ile ilgili ... TL'ye anlaşıldığını belirtmiş olması yani ticari ilişkiyi reddetmediği ve davalının e-arşiv fatura sistemine faturaların gönderildiği ancak davalıca faturalara herhangi bir itirazda bulunmadan sadece ticari defterlerine kaydedilmediği değerlendirildiğinde takdiri sayın mahkemenize ait olmak üzere davacının talep ettiği faturalardaki işleri yaptığı kabul edilecek olunursa teknik bilirkişice tespit edilen değerler dikkate alınarak davacının ... TL(... TL'lik faturanın bakiyesi)*... TL-... TL alacaklı olacağı hesaplarımış olup davalının ... TL davacı adına ...'a yaptığı ödemenin bu bakiyeden düşülüp düşülmeyeceğinin takdirinin ise sayın mahkemenize ait olduğu,
11- Mahkemece davacının alacaklı olacağı kanaatine varılacak olunur ise davacı yanın takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 2 maddesine göre avans faizi talep edebileceği kanaat ve sonucuna varıldığı bildirilmiştir.
Makine mühendisi bilirkişiden alınan ... tarihli ek raporda sonuç olarak;
a) ... plakalı, ... marka, ... model, ... şasi numaralı araç ile ilgili ... adına düzenlenmiş ... tarihli İş Emri ve bu iş emrine göre düzenlenmiş ... tarih, ... numaralı ... TL. tutarlı e-Arşiv Fatura bedelinin, ... tarihli iş emri tarihi itibariyle serbest piyasa rayiçlerine göre KDV dahil ... TL. olduğu,
b) ... plakalı, ... marka, ... model, ... şasi numaralı araç ile ilgili ... adına düzenlenmiş ... tarihli İş Emri ve ... tarihli iş emrine göre düzenlenmiş ... tarih, ... numaralı ... TL. tutarlı e-Arşiv Fatura bedelinin, ... ve ... tarihli iş emirleri tarihi itibariyle serbest piyasa rayiçlerine göre KDV dahil ... TL. Olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Davalı Şirket Yetkilisi ... Yeminli Beyanında:" ... Yetkilisi olarak ...'a ait ticari araçlara takılmak üzere 2022 yılının nisan ayı , 2022 yılının mayıs ayı ve 2022 yılının eylül ayı içerisinde tamir için gerekli yedek parçalar sattım. Ben ... 10-15 senedir tanır ve iş yaparım. Bu yüzden ilgili satışı yapılan yedek parçalarla ilgili faturaları 2022 yılı kasım ayında düzenledim. 2022 yılı Kasım ayında düzenlenen fatura yedek parçaların 2022 yılının Nisan, Mayıs ve Eylül aylarındaki fiyatları baz alınarak düzenlenmiştir. Kasım ayı fiyatları değildir. ...'un dava dilekçesi ekinde sunulan iş emirlerinde herhangi bir imzası yoktur. İş emirleri düzenlenirken ...' un imzasını almadık. Kendisi araca yapılan tüm işlemlerde araç başındaydı. Bu yüzden araca takılacak parçaları tek taraflı tespit etmedim. Haberi vardı. Aracın başında bulunduğundan yazılı onayına gerek görmedim. Araç teslim edildiğinde de yıllardan beri süre gelen tanışıklığımız nazara alınarak herhangi bir teslim tutanağı düzenlemedik. Belirttiğim hususların gereğe uygun olduğuna, hiç bir şey saklamadığıma, namusum,şerefim, kutsal saydığım tüm inanç ve değerler üzerine yemin ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı Şirket Yetkisi ... İsticvaben Beyanında; " ... tarihli ... TL ve ... tarihli ... TL bedelli " ..." açıklamalı banka havalesi işlemlerinin dava konusu işle hiçbir ilgisi yoktur. Bu iş benim tarafımdan elden verilen borç tutarlarının banka yoluyla tarafımıza ödenmesinden ibarettir dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
IV.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ:
Dava ticari nitelikte hizmet ilişkisinden kaynaklandığı iddia olunan borcun, tahsili için başlatılan icra takibine vaki davalı itirazının iptali davasıdır.
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi; davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenledir ki mahkeme itirazın iptali davasında; tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Şu açıklamalardan anlaşıldığı üzere; itirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan (İİK.m.67/1); alacaklı, alacağının varlığını HMK'ya göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Burada borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Antalya Genel İcra Dairesi .../... E. Sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilen evraklarının incelenmesinde; Davacı alacaklı tarafından ... tarihli, ... numaralı ... TL bedelli fatura ve ... tarihli, ... numaralı ... TL bedelli iki faturadan ... numaralı ... TL bedelli faturanın tamamı, ... numaralı ... TL bedelli faturanın bakiyesi olan ...-TL olmak üzere toplamı ... TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde icra takibine, borca, faize, takibe faiz oranına, faturalara, takip dayanağı belgelere ve borcun tüm ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu, davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Borcun vaki olup olmadığına dair yapılan değerlendirme;
Taraflar arasındaki uyuşmazlık icra takibine konu faturalardan davalının borçlu olup olmadığı noktasındadır. Taraflar iddia ve savunmalarını ticari defterlere dayandırmış olup, Mahkememizce davalı şirkete ticari defterlerinin ibrazı için TTK 83. ve HMK 220-222 ihtarlı davetiye çıkartılmış, tebliğ edilmiş, her iki tarafın da ticari defterlerini ibraz ettiği tespit edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Yine 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi (3. Fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere eklenen cümlele uyarınca) diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; tarafların mali müşavir bilirkişi aracılığı ile incelenen ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı şirketin
davalı tarafa mal ve hizmet satılması şeklinde taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu belirlenmiştir. Tarafların defterlerinin farklı kayıtlar içerdiği, icra takibine konu ... numaralı ... TL bedelli fatura ve ... tarihli, ... numaralı ... TL bedelli iki faturaların davacı ticari ticari defterinde davalı adına borç kaydedildiği fakat davalı yanın ticari defterlerine işllenmediği fakat e-fatura sisteminde kayıtlı olduğu, son halde davacının icra takibine konu faturalardan önceki ödemelerle bakiye ...-TL alacağının kayıtlı olduğu, davalı yanın defterlerine göre ise davacıdan ...-TL alacağının kayıtlı olduğu belirlenmiştir.
Fatura düzenleyenin imzasını taşıyan bir tür yazılı belgedir. Senet niteliğinde olup olmadığı tartışmalıdır. Çünkü bir belgenin senet olarak nitelendirilebilmesi için borç altına giren kişinin imzasının bulunması, bir borç ikrarı taşıması gereklidir. Oysa faturalarla bir başkası aleyhine borç yaratılmış olmaktadır. Faturaya itiraz edilmemesi sonucu kabul edilmiş sayılan fatura içeriğinden ne anlaşılması gerektiği hususu, Yargıtay kararlarıyla belirlenmiştir. Faturaya itiraz etmeyen kişi, öncelikle faturada yer alan miktara ilişkin hususları kabul etmiş sayılmaktadır. Faturada sadece sözleşmenin ifası aşamasına dair yer alması olağan sayılan satılan malın cinsi veya yapılan işin adedi, türü, bedeli gibi hususların var olduğu kabul edilmektedir. Dolayısıyla faturaya itiraz edilmemesiyle kabul edilmiş sayılan içerik bunlarla sınırlıdır. Faturaya itiraz etmeyen kişi, bu hususların dışında faturada belirtilen malı teslim aldığını, hizmetten yararlandığını ya da işin yapıldığını da kabul etmiş olmaz. Bu durumda, malın teslim edildiğini veya hizmetin görüldüğünü ispat etmek faturayı düzenleyen tacire düşmektedir. Bu konunun ispatı ise sevk irsaliyesi, irsaliyeli fatura, teslim makbuzu, BA-BS formlarıyla mümkündür. Somut olayda, davalı yanı ticari defterlerinde kaydettiğği ...-TL lik faturadan daha fazla ödeme yapması ve buna ek olarak ...-TL'nin daha davacı şirket yetkilisinin banka hesabına gönderildiğinin savunulması karşısında, davacı yanca davalıya yalnızca rutin bakım ve onarım hizmeti değil, dava konusu faturalara esas tamirat hizmetlerinin verildiği, faturaların davalının BA formlarında yer alması ve faturalara itiraz edilmemesi (e-fatura sisteminde kayıtlı olmasına rağmen deftere kaydedilmemesi ile) ile ispat olunmuştur. Bu hususta beyanları alınan davalı şirket yetkilisinin yemin ve isticvap beyanlarına göre, baz alınan 2022 nisan, mayıs ve eylül fiyatlarına göre ... numaralı ... TL bedelli faturanın serbest piyasa rayicine göre ...-TL olabileceği ve ... tarihli, ... numaralı ... TL bedelli faturanın serbest piyasa rayicine göre ...-TL olabileceği, davacının icra takibinde ... fatura bedelinin tamamının talep etmesi ile ...-TL ve ... faturanın ...-TL'sinin tahsil edildiği kabulüyle ...-TL bakiye talep edilmekle, tahsil edilen bedelin ...-TL'den mahsubu ile ...-TL talep edilebileceği kanaati ile davacının toplam ...-TL alacağı olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İİK’nun 67/2. madde hükmündeki düzenlemeye göre, borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına; alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötüniyetli olması halinde ise istem varsa, borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir.
Alacağın likid olmasından, borçlunun borcun miktarını tereddütsüz bir şekilde bilmesi ya da belirleyebilecek durumda olması anlaşılır. Somut olayda, ava konusu alacak temelini miktarı muayyen faturalar oluştursa da faturaların içeriklerinin ve dava konusu itirazın haklılık nispeti, konusunda uzman bilirkişi marifeti ile saptanması ile boçlunun borcun miktarını tereddütsüz şekilde bilmesi ya da belirleyebilmesi beklenemeyeceğinden, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABUL/KISMEN REDDİ ile; Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı icra takibine vaki davalı itirazının kısmen iptali ile takibin ... TL asıl alacak bedeli üzerinden devamına,
2-Asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı yasanın 2. Maddesi uyarınca avans faizi uygulanmasına,
3-Davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
4-Alınması gerekli ... TL harçtan alınan ... TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin, ... TL başvuru harcı olmak üzere toplam ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Kabul edilen miktar yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Red edilen miktar yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan ... TL bilirkişi ücreti, ... TL tebligat-posta-müzekkere masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davada kabul ve red oranına göre hesaplandığında ... TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ... TL sinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9- Davalı tarafından yapılan ... TL bilirkişi ücreti yargılama giderinin davada kabul ve red oranına göre hesaplandığında ... TL sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ... TL sinin davalı üzerinde bırakılmasına,
10- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin ... TL sinin davalıdan, bakiye ... TL sinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
11-Yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın, HMY’nin 333/1. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra, re’sen ilgilisine geri verilmesine, gider avansı tarifesi’nin 5. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise ödemenin elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise artan kısmın masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri aracılığıyla adreste ödemeli olarak ilgilisine gönderilmesine,
Dair, Davacı vekili ile Davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!