Anahtar kelimeler: Projede Sakarya Kocaeli Tapusunun Ederken Parselde İsimli Kesinlik Verileceğine Şartı

MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Kocaeli 1. Tüketici MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacı ile davalı şirket arasında 24.08.2021 tarihinde ... isimli projede ... Ada ... Parselde kayıtlı ... numaralı bağımsız bölümün 940.000,00 TL bedelle, bedelin 24.08.2022 tarihine kadar ödenmesi halinde dairenin tapusunun verileceğine dair sözleşme imzalandığını, 450.000,00 TL ödendiğini, ödemeler devam ederken davalı şirket tarafından, yapılan ödemelerin iade edildiğini, davalı fiırma yetkilisi tarafından davacıya, sözleşme gereğince ödemesi gereken toplam bedelin ödenmediğinden ödediği paranın iade edildiğinin söylendiğini, sözleşmenin haksız ve kötü niyetli olarak fesh edildiğini ileri sürerek, uğradığı zarar ve cezai şart olmak üzere fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; davacı tarafından sunulan fotokopi belgede şirketin kaşesinin olmadığını, belgenin şirket ile ilgisinin bulunmadığını ve şirketi bağlamadığını, şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, dekontlara konu paralar davalı şirkete değil, dava dışı ...'na gönderildiğini, davalı şirketin kendi adına banka hesapları olan tüzel kişiliği haiz bir şirket olup, dava dışı ...'nın davacı ile kendi aralarında yapmış oldukları borç-alacak ilişkisinin müvekkil şirketi bağlamadığını, dava dışı ...'na havale edilen paranın dekontta açıklandığı üzere borç ödemesi olduğu, daire alımına ilişkin olmadığı, mesajlaşmalara ilişkin ekran görüntüsünün müvekkil şirket ile ilgisinin olmadığını, delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın öncelikle pasif husumet yokluğundan reddini, aksi durumda haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın esastan reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ... Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından gönderilen müzekkere cevabına göre, dava dışı ...'nın sözleşme tarihinde davalı şirketi münferiden temsile yetkili olmadığı, diğer şirket temsilcileri ile birlikte müştereken temsile yetkili olduğu, dolayısıyla dava dışı ...'nın davalı şirket adına tek başına hareket edemeyeceği, davacı tarafça dosyaya sunulan sözleşme örneğinde herhangi bir imzanın da bulunmadığı, bunun yanında davacı tarafça davalı şirkete herhangi bir ödeme de yapılmadığı, dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan dekontlara göre dava dışı ...'na ödemelerin yapıldığının sabit olduğu, davacı tarafça davalı şirkete husumet yöneltilmeyeceği gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;davacı tarafından hesabına paraların yatırıldığı ...'nın sözleşme tarihinde davalı şirketi münferiden temsile yetkili olmadığı, diğer şirket temsilcileri ile birlikte müştereken temsile yetkili olduğu, sözleşme örneğinde herhangi bir imzanın da bulunmadığı, davalı şirkete herhangi bir ödeme de yapılmadığı, mahkemece davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen kararın yerinde görüldüğü gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; müvekkili tarafından sözleşme gereğince 450 bin TL ödeme yapıldığını, müvekkili tarafından yapılan ödemeler yapılmaya devam ederken ve sözleşme ile taahhüt edilen toplam 940 bin TL tutarındaki ödemenin son tarihinin 24.08.2022 olmasına rağmen davalı şirket tarafından müvekkilinin yapmış olduğu ödemelerin iade edildiğini, davalı firma yetkilisi ... ile yapılan görüşmede, sözleşme gereğince ödenmesi gereken toplam bedelin ödemediğinden davacının ödediği paranın iade edildiğinin söylendiğini, davacının doktor olduğunu şirketle konut alımından başka bir ilişkinin bulunmasının mümkün olmadığını, delil olarak şirketin ticari defterlerine dayandıklarını ancak defterlerin ibrazından kaçınıldığını, davalı şirket yetkilisi ... ile yapılan ve dosyaya sunulan Watsap yazışmalarında ne yaptıysam olmadı iptal ettiler dediğini, şirketin sözleşmeden haberinin olduğunun açık olduğunu, sözleşmenin kötü niyetle iptal edildiğini, dekontlara nakit alınan borç diye yazılmasını şirket yetkilisi ...'nın istediğini, bu hususun Watsap yazışmalarında görüldüğünü, davacının sözleşmeyi ve ödemeyi yaptığı davalı şirketin yönetim kurulu üyesi 'nın satıma ilişkin yetkisinin olup olmadığını bilemeyeceğini, davacının iyiniyetinin korunması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, konut alım sözleşmesinin feshi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle, davacı tarafından yapılan ödemenin dava dışı ... hesabına elden alınan para için borç ödemesi açıklamasıyla gönderildiğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.