Anahtar kelimeler: Satındevir Faktöring Finansman İştigal Finansal Davalıborçluların Satılması Kiralama Krediler Borçluya

T.C.
İSTANBUL6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2025 Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ... A.Ş.’nin iştigal konusu, ‘Bankaların, katılım bankalarının ve diğer mali kurumların alacakları ile diğer varlıkların satın(devir) alınması ve satılması’ faaliyeti olduğunu, ayrıca ...'nun iştiraki olduğunu, ... A.Ş. ile ... arasında tanzim olunan kredi sözleşmeleri ile dava dışı borçluya krediler kullandırıldığını, davalı da işbu kredi sözleşmelerinde müşterek müteselsil borçlu ve kefil konumunda olduğunu, davalı/borçluların sözleşmeden kaynaklanan borçlarını ifa etmemesi üzerine, kredi hesabı ... 2. Noterliği'nin .. tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi kat edilmiş olup böylelikle alacağın tamamının muaccel hale getirildiğini, faiz oranına itiraza ilişkin olarak; dava konusu kredi, ticari kredi olup faiz oranının taraflar arasında serbestçe kararlaştırılabileceğinin sabit olduğunu, işbu sebeple takip talebinde belirtilen faiz oranında herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, davalı, icra dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde İstanbul icra müdürlüğünün yetkisine itiraz ettiğini beyan ettiğini, ancak taraflar arasındaki uyuşmazlık ticari kaynaklı olduğunu, davalı akdi ilişkiye dair herhangi bir itirazda bulunmadığını, aksine itiraz dilekçesinde taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunu ikrar ettiğini, bu kapsamda HMK madde 10'da düzenlenen genel yetki kuralının yanında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 89/1 inci maddesinde (mülga BK’nın 73/1 inci maddesi); para borçlarının alacaklının yerleşim yerinde (ikametgâhında) ödeneceği düzenlendiğini, buna göre, para borçlarında, borcun ifa edileceği başka bir anlatımla para borcunun ödeneceği yer alacaklının ikamet ettiği yer olduğunu, bu kapsamda müvekkil şirket adresi ... olduğundan İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, hal böyle iken davalının yetki itirazlarına itibar edilemeyeceğinin açık olduğunu, davalı-borçlu; likit ve genel kredi sözleşmeleri, ihtarname ile sabit olan borcunu haklı bir sebebi olmaksızın ödemeyerek icra takibi yapılmasına sebep olduğunu, takibe konu borcun ödendiğine, ertelendiğine veya başka bir nedenle ortadan kalktığına dair bir belge sunmaksızın da afakî bir şekilde borca itiraz ettiğini, bu durumda ekteki belge ve kayıtlar karşısında, davalı-borçlunun itirazlarında haksız ve kötü niyetli olduğu, bu itirazın takibi sürüncemede bırakmak maksadı ile yapıldığının açık olduğunu, bu nedenlerle davalı-borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP : Dosyamızda taraf teşkili henüz sağlanmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali ile İİK 67/2.maddesi uyarınca icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ve ... Karar numaralı kararı ile dosyanın Finans Mahkemeleri sıfatı ile incelenmek üzere İstanbul 6, 7, 8 ve 9 Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi olunması için gönderildiği tespit edilmiştir.... 2. İcra Dairesi ... esas sayılı takip dosyası kapsamından; davalılar hakkında toplam 37.954,66-TL alacak yönünden ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu ve fakat davalı tarafından yasal süresi içinde vaki itirazı sonucu, icra takibinin İ.İ.K.nun 62. maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır. İcra takibine vaki itirazın davacı tarafa tebliği durumu ve dava tarihine nazaran da, bu itirazın iptali davasının İİK.nun 67. maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı da tespit olunmuştur.Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile resen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.Dosya kapsamından, kredi kullandıran ... A.Ş.nin ... tarihli ...sayılı Bakanlar Kurulu kararı çerçevesinde, Bankalar Kanunu'nun 14. Maddesinin 3. Fıkrası doğrultusunda ...'ye devredildiği, ... tarafından alacağın, 27.03.2006 tarihinde ... A.Ş’ye devrettiğini, ... A.Ş.'nin, 06.03.2017 tarihinde müvekkil şirket ... A.Ş. ile birleşmesine karar verilmiştir. █████/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun görev ve yetkiye ilişkin 142. maddesinde; "Fon, fon bankaları ve faaliyet izni kaldırılan bankaların iflas ve tasfiye idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına asliye ticaret mahkemesince bakılır. O yerde birden fazla Asliye Ticaret Mahkemesi bulunması halinde, bu davalar (1) ve (2) numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülür." hükmü mevcuttur. Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin ... tarihli ve ... sayılı fınans davalarına bakacak mahkemelerin belirlenmesine ilişkin kararında da ... tarihli ve ... sayılı Bankacılık Kanunu'nun 142. maddesi müstesna tutulmuştur. Bu özel yasa düzenlemesi nedeniyle eldeki davada (1) ve (2) numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla, mahkememizin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan davanın görev yönünden usulden reddine karar vermek gerekmiş bu kapsamda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-5411 Sayılı Bankacılık Kanunun 142/1. maddesi gereğince mahkememizin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,2-Karar kesinleştiğinde ve süresi içerisinde talep halinde dosyanın görevli İstanbul 1, 2 Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine,3-HMK'nın 331. maddesi uyarınca harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde talep üzerine harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti konusunda mahkememizce karar oluşturulmasına,4-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde yetkili mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunulmaması halinde, davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi. █████/2025Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*