Anahtar kelimeler: Konmadığı Niyeti Satımdan Faturadan İlişkiden Başlattığı Yan Alınamadığı Yazim Olumlu

T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C.ANKARA12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RDAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2023KARAR TARİHİ : █████/2024KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2024 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin, davacı yan ile arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan alacağı olduğu, davalı şirket tarafından ödenmeyen faturadan ötürü icra takibi başlattığı, yapılan itiraz ile takibin durdurulduğu, arabuluculuk başvurusundan da olumlu sonuç alınamadığı, davalının itirazında haklı olduğunu gösterir herhangi bir gerekçe ya da borcun ödendiğine dair bir delil ortaya konmadığı, ödeme niyeti bulunmayan davalıya alacakları için İhtiyati Haciz talep ettikleri, ayrıca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, bu nedenle, davanın kabulüne, ... .... .... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, davalının mal, hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir mahiyetinde İhtiyati Haciz konulmasına, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. istemiştir. CEVAP : Davalı davaya karşı herhangi bir cevap vermemiştir.DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ... ........ esas sayılı takip dosyası, davacının ticari defter ve belgeleri ile tarafların Ba-Bs formları, takipte dava konusu fatura, bilirkişi raporu, dava dosyasında bulunan diğer deliller.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davacı alacaklının fatura alacağının tahsili amacı ile başlattığı ... .... .... esas sayılı ilamsız icra takibine davalı borçlunun yaptığı itirazın iptali ve istemine ilişkindir.İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.Bu hükümler çerçevesinde dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı alacaklının 8.024,00 TL asıl alacağın tahsili amacı ile ... .... .... esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya █████/2014 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nun 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde █████/2014 tarihinde icra dairesine başvurarak, herhangi bir borçlarının olmadığı beyanla icra takibine itiraz ettiği, İİK'nun 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde █████/2023 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir.Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2013 yılında davacı tarafından yapılan motor rektifiyesi ve malzemesine ait faturanın ödenmemiş olmasına dayalı olduğu, davacı firmanın ticari ilişkinin oluştuğu tarihlerde işletme defteri tuttuğu, davaya konu faturanın 2013 yılında defterin gelir sayfasına işlendiği, işletme defterinin kullanımı gereği fatura tutarının ödenip ödenmediği konusunun belirlenemediği, firmada tutulan bir kasa defteri bulunmadığı, tahsilat veya davalı taraf tediye makbuzuna rastlanmadığı, banka ekstrasının olmadığı müşahede edildiğinden, ödeme hususuna açıklık kazandırılamadığı, davalı tarafa yapılan tebligatın adres değişikliği nedeniyle yerine ulaşmaması sebebiyle, karşı inceleme yapılamadığından, davalı firma tarafından Gelir İdaresi Başkanlığına beyanda bulunulan Ba Formuna dayalı olarak davacı tarafından düzenlenen faturanın alınmış olduğu tespit edilmesine rağmen, ticari defterleri ve dayanak belgelerine ulaşılamamış olduğundan, ödenip ödenmediği konusu aydınlatılamadığı, mahkemece, davacı firmanın düzenlediği fatura karşılığını alamadığı kanaati edinilmesi halinde davacı alacağının, icra takibine konu edilen 8.024,00 TL Asıl Alacak ve 724,14 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.724,14 TL olduğu belirtilmiştir.Faturaya tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde (mücerret) itiraz edilmemiş olması hâli, sadece o faturanın -miktar ve fiyat yönünden- münderecatını kabul anlamını taşır, yoksa o faturada yazılı malın alıcıya mutlaka, daha önce teslim edilmiş olduğu anlamına gelmez; satıcının faturada yazılı malı alıcıya veya kanuni temsilcisine teslim ettiğini ayrıca ispat etmesi zorunludur. Kısaca, ticari işletmeye ilişkin olarak ve belli faaliyetlerde bulunma hâlinde tacirler tarafından o faaliyetle ilgili olan karşı taraf adına düzenlenmesi gereken ticari bir belge niteliğindeki fatura, sözleşmenin yapılması ile ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir... Faturayı alan kişi 8 gün içinde faturaya itiraz etmezse, faturanın dayandığı temel borç ilişkisinin bulunmadığının faturayı alan kişi tarafından ispat edilmesi gerekir. Ancak, faturayı alan kişi, öngörülen süre içinde faturaya ve bununla birlikte temel borç ilişkisine de itiraz ederse, genel hükümler çerçevesinde ispat yükü faturayı düzenleyen tacire ait olacaktır. Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir (Yargıtay HGK'nun █████/2019 tarih ve ███████-823 esas, ████████ karar sayılı kararı).TTK'nun 21/2. maddesi "Bir faturayı alan kimse aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde münderecatı hakkında bir itirazda bulunmamışsa münderecatını kabul etmiş sayılır" şeklinde düzenlenmiş olup, buna göre fatura tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz ise de ticari defterlere kaydedilmiş olması malın teslim alındığı ve içeriğinin kabul edildiğine karine teşkil eder. Yine aynı madde uyarınca, faturanın içeriğine Kanunda öngörülen süre içerisinde itiraz edilebilir (Yargıtay HGK'nun █████/2019 tarih ve █████████ esas, ████████ karar sayılı kararı).Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████/2023 tarih ve █████████ esas, █████████ karar sayılı kararında "davalının takip konusu faturaları ticari defterlerine kaydettiği, BA formu ile Vergi Dairesine bildirdiği, faturaların ticari defterlere kayıt edilmesinin malın teslimi anlamına geldiği, davacının ticari kayıtlarına göre fatura tutarı kadar alacaklı olduğunun anlaşıldığı, faturaya süresinde itiraz etmeyen ve ticari defterine kaydeden davalının artık faturaya konu malı teslim aldığının kabulü gerektiği, malı teslim aldığı kabul edilen davalının ise teslimin gerçekleşmediğini ya da satış bedelini ödediğini kesin deliller ile ispatlayamadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesince asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun bulunduğu" belirtilmiştir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin █████/2023 tarih ve █████████ esas, █████████ karar sayılı kararında, faturanın süresinden sonra iade edildiği, davalının kayıtlarında bedelinin ödendiğine ilişkin bir kaydın yer almadığı, davalı taraf hizmeti almadığını iddia etmekte ise de süresi içerisinde faturaya itiraz etmediği, artık mal veya hizmetin teslim edilmediğin ispat yükünün davalıda olduğu ve bu faturanın ödendiğinin davalı tarafından ispatı gerekir ise de herhangi bir ödeme belgesinin sunulmadığı, davalının iddiasınının ispatlanamadığı belirtilmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, █████/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre takip ve dava konusu faturanın tarafların ticari defter ve belgelerine ne şekilde işlendiği tespit edilememiş ise de, aynı raporda faturanın davalı firma tarafından Gelir İdaresi Başkanlığına beyanda bulunulan Ba Formunda yer aldığı, bu durumda yukarıda açıklandığı üzere faturada yazılı malın teslim alındığı ve içeriğinin doğru olduğu yönündeki karinenin davacı lehine olduğu, karinenin aksinin ve bedelinin ödendiğinin davalı tarafından ispat edilemediği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın kabulü ile, davalı borçlunun (kapatılan) ...19. İcra Müdürlüğünün █████████ esas (yeni ...4. Genel İcra Müdürlüğünün ██████████ esas) sayılı icra takibine yaptığı █████/2014 tarihli İTİRAZININ İPTALİ ile takibin 8.024,00 TL asıl alacak ve 724,14 TL işlemiş faizi yönünden DEVAMINA, takipten sonra asıl alacağa yasal faiz uygulanmasına,2-İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca davalı borçlunun itirazının haksız olduğu anlaşıldığından, alacağın borçlu tarafından bilinebilir ve hesaplanabilir olduğu da gözetilerek iki tarafın durumuna ve davanın tahammülüne göre, itirazının iptaline karar verilen takibe konu asıl alacak miktarı olan 8.024,00 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 1.604,80 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Kabul edilen 8.748,14 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 597,59 TL karar ve ilam harcından 269,85 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 327,74 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvuru harcı, 269,85 TL peşin harç olmak üzere toplam 539,70 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacının karşıladığı 482,75 TL tebligat gideri, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.982,75 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 8.748,14 TL üzerinden takdir edilen 8.748,14 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, dava değeri itibarı ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2024 ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır