Anahtar kelimeler: Bam Örnek Yazim Etkili Menfi İzmir Sonuca Özetle Hmknın Gerek

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : █████████
KARAR NO : ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2017 (Dava) - █████/2022 (Karar)
NUMARASI : █████████ Esas - ████████ Karar
DAVA : Menfi Tespit
BAM KARAR TARİHİ : █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2025
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ve █████████ Esas - ████████ Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili hakkında İzmir 4. İcra Müdürlüğünün ██████████ sayılı dosyası ile Örnek 10 Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile █████/2017 tarihinde alacak takibi başlattığını ve müvekkiline ödeme emre gönderdiğini, müvekkilinin takibe konulmuş █████/2016 vadeli 25.000,00-TL bedelli bir adet bononun bedelini farklı tarihlerde davalıya nakit olarak ödediğini ve ödeme makbuzları düzenleyerek davacı müvekkiline verildiğini, davacı müvekkili tarafından takip dayanağı senet bedelinin icra takibi başlatılmadan önce ödendiği halde davalı tarafından bedelsiz kalmış senet bedelinin ikinci kez tahsil etmek üzere icra takibine konu edildiğini, davacı müvekkilinin borcunun bulunmadığını ileri sürerek, davanın kabulü ile müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davacının kendisine ait bir aracın Gürcistan'da bulunduğunu, Gürcistan ülkesinden kendisine yasalara uygun şekilde uygun fiyatta getirebileceğini belirttiğini, davacıya güvenen müvekkilinin, kendisine gerekli ödemeleri yaptığını, aralarında anlaşma yapıldığını, beraber Gürcistan'a gittiklerini, aracın satış işlemlerini başlattıklarını, işlemler başlatıldığında aracı müvekkiline teslim etmediklerini, bunun bazı yasal işlemler olduğunu belirterek müvekkiline aracı Türkiye'de teslim edeceğini söylediğini, bunun üzerine müvekkilinin Türkiye'ye giriş yapıp Rize ilinde aracı teslim almak için 3 gün beklediğini, bu süreçte aracın müvekkiline teslim edilmediğini, davacının müvekkiline sorun çıktığını bu yüzden aracı 1 hafta sonra teslim edeceğini belirttiğini, aradan on gün geçmesine rağmen teslim edilmediğini, bu aracın satış işlemi için ilk önce 10.000 ABD Doları, sonrasında ülke giriş aşaması için 2.000,00 ABD Doları ve 10.180,00-TL ödediğini, ancak araç kendisine teslim edilmediği gibi, Sarp Sınırında işlemlerden yasa dışı olduğu belirtilerek müvekkiline satılan araca Gümrük Muhafaza tarafından el konulduğunu, müvekkili hakkında da Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesi ████████ E sayılı dosya üzerinden ceza davası açıldığını, müvekkili sürekli oyalandığını düşündüğünden davacı ile görüştüğünü ve davacı tarafından 25.10.2016 ve 25.11.2016 vade tarihli senetler düzenleyerek müvekkiline teslim edildiğini, diğer masraf adı altında aldığı ücretleri ödeyeceğini beyan ettiğini, müvekkilinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 25.000,00-TL bedelli senetin ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlattığını, davacının bu senetten ve ayrıca diğer alacaklardan halen müvekkiline borçlu olduğunu savunarak, davanın reddine, davacının kötüniyetli itirazı ve davası nedeniyle % 20 tazminata hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesince; "...Dava konusu ödeme makbuzları üzerinden üzerinde İstanbul ATK Fiziki İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi tarafından düzenlenen █████/2021 tarihli raporda, Para Makbuzlarında atılı imzalar ile ...'un mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların davalı ...'un eli ürünü olduğu tespiti yapıldığından davacının davaya konu bono borcunu davalıya ödeniş olduğu ve bu buna nedeniyle davalıya borcu bulunmadığı..." gerekçesiyle davacının davasının KABULÜNE, İzmir 4. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ E. sayılı dosyasında; davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, takip toplam alacağı 27.786,30 TL nin %20 si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili lehine düzenlenen █████/2016 vade tarihli senedin borcunun davacı tarafından ödenmediğini, müvekkili ile davacı arasında o dönemde sıkça para alışverişi olduğunu, müvekkilinin takibe konu alacağını senet ile ispat ettiğini, buna karşılık davacının senet mahiyetinde ispat vasıtası sunamadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, senet sebebiyle başlatılan icra takibinde borçlu olunmadığına yönelik menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş olup hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
1-Davacı vekili, davaya ve icra takibine konu edilen █████/2016 vadeli 25.000,00-TL bedelli bir adet bononun bedelinin müvekkilince 28.10.2016 tarihinde 4.000,00-TL, 04.11.2016 tarihinde 5.000,00-TL, 11.11.2016 tarihinde 5.000,00-TL, 30.11.2016 tarihinde 4.000,00-TL, 06.12.2016 tarihinde 2.500,00-TL, 14.12.2016 tarihinde 6.000,00-TL olarak ödendiğini, (6.000,00TL'lik ödemenin 4.500,00-TL'sinin 25.20.2016 vadeli senede, 1.500,00TL'sinin takibe konu edilmeyen 25.11.2016 vadeli senede mahsuben ödendiğini) beyan etmiştir.
2-Davalı ise tarafların arasında başkaca borç ilişkilerinin de olduğunu, sadece bu senetlerin borca karşılık alınmadığını, bunun yanı sıra davacının sunduğu ödeme makbuzlarından 14.12.2016 tarihinde 6.000,00-TL olandaki yazı imzaların kendisine ait olmadığını, diğer makbuzlardaki imzaların ise atıldığı vakit yazıların makbuzlarda yer almadığını, yani bu makbuzlardaki yazıların kendisine ait olmadığını savunmuştur.
3-Davacının davaya konu senedin bedelinin takipten önce ödendiğine ilişkin olarak sunduğu söz konusu makbuzlardaki imzaların davalıya ait olduğu alınan ATK raporu ile sabittir. Bu makbuzlardan sadece 06.12.2016 tarihli ve 2.500,00-TL bedelli ödeme makbuzunda davaya konu senet için ödendiğine dair bir ibare olmayıp diğer makbuzların tümünde davaya konu senet için ödendiği yazılıdır. Davacının davalıya hem davaya konu █████/2016 vadeli hem de █████/2016 vadeli iki senet sebebiyle borçlu olduğu davacının 14.12.2016 tarihinde 6.000,00-TL olarak ödenenen bedelin 4.500,00-TL'sinin 25.10.2016 vadeli senede, 1.500,00 TL'sinin takibe konu edilmeyen 25.11.2016 vadeli senede mahsuben ödendiğine ilişkin beyanından anlaşılmaktadır. TBK m. 102 maddesine göre kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur. Bu durumda davacının 6.000,00 TL'lik ödemesinin 4.500,00 TL'sinin de davaya konu senet için yapıldığı konusunda tereddüt yoktur. Ancak davalının taraflar arasında başkaca borç ilişkileri de olduğunu beyan etmesi sebebiyle 06.12.2016 tarihli ve 2.500,00 TL bedelli ödeme makbuzunda davaya konu senet için ödendiğine dair bir ibarenin olmamasına göre davacının 2.500,00 TL yönünden yapılan ödemenin davaya konu senet için yapıldığını ispat edemediği anlaşıldığından bu bedel yönünden davanın reddi yerine yazılı şekilde tümden kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu nedenlerle; yerel mahkeme kararının davalı lehine kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından dairemizce davanın esası hakkında HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıda yazılı şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜNE; İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353-1-b-2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE,
"a-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile İzmir 4. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ E. sayılı dosyasında; davacının davalıya asıl alacak yönünden 22.500,00 TL, işlemiş faiz yönünden ise 2.507,67 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
b-25.007,67 TL'nin %20'si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.708,22-TL harçtan peşin alınan 474,53-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.233,69‬-TLharcın davalıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydına,
d-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı yararına takdir olunan 5.100,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
e-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT uyarınca 2.779,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
f- Davacının yapmış olduğu 31,40-TL dava açma ilk gideri, 259,50-TL tebligat ve posta giderinin kabul/ret oranına göre 260 TL'si ile peşin yatırılan 474,53-TL harç olmak üzere toplamda 734,52 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
g-Davacı ve davalı yanca yatırılan delil ve gider avansından sarf edilmeyen kısmın karar kesinleştiğinden yatıran tarafa iadesine,"
ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,
2-İstinaf İncelemesi Yönünden Harç ve Yargılama Masrafları;
a-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ve karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince davalı tarafa iadesine,
b-Davalı tarafından yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
c-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
ç-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359-(3) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
d-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!