Anahtar kelimeler: Erzurum Cismani Mesuliyet Çarpması Bünyesinde Vefat Küçük Poliçesi Sürücüsü Ölüm

T.C.
ERZURUMBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2022 (Karar)NUMARASI : ████████ Esas, ████████ KararDAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın maddi tazminat yönünden kabulüne, manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacılar vekili, davalı Şirket bünyesinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı, ...'nın sürücüsü bulunduğu ...Plakalı aracın müvekkilinin mirasçısı ve çocukları olan ...'ye çarpması sonucu küçük çocuğun vefat ettiğini, bu kazada savcılık soruşturması başlatıldığını ve davalı taraf suçlu bulunarak cezalandırıldığını, müteveffanın yaşı itibariyle küçük olduğunu herhangi bir mesleği bulunmadığını, müvekkillerinin kazadan dolayı sigorta şirketine müracaat edildiğini, bir kısım ödeme yapıldığını, fakat eksik ödeme yapıldığını, eksik ödeme için arabuluculuk için toplanlı yapıldığını fakat taleplerinin yerine getirilmediğini, sigorta şirketinin her defasında oyaladığını ve ödeme yapmaktan kaçındığını, bu elim olay nedeniyle müvekkillerinin çocukların kaybetmenin üzüntüsünü üzerlerinden atamadığını, bu nedenlerle müteveffanın desteğinden yoksun kalan müvekkili ... için şimdilik 100-TL, Maddi Tazminat ile ... için şimdilik 100-TL, Maddi Tazminat olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen olay tarihinden işletilecek faizi ile tahsiline (sigorta yönünden poliçe limiti ile sınırlı olarak) müvekkili ... için 30.000-TL manevi tazminat, ... için 30.000-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek faiziyle birlikte sigorla şirketi dışındaki davalılardan tahsiline ücret-i vekalet ve yargılama giderlerinin (arabuluculuk toplantısı katılmayan sigorta şirketinin ayrıca sorumluluğu dikkate alınarak) davalılardan tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı ...ve ... vekili, Erzurum .. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 2018/... Esas ve 2018/...Karar sayılı dosyasında bulunan █████/2017 tarihli kaza tespit tutanağına göre; sürücü ...'nın herhangi bir kusuru olmadığını, müteveffa ...'nin ise ışıklı işaret veya yetkili kişilerin bulunmadığı geçitlerede yaklaşan aracın uzaklık ve hızını göz önünde bulundurmadığı veya göz önünde bulundurduğu halde uygun zamanda geçmemek kuralını ihlal ettiği mütalaa edildiğini, ayrıca yine aynı dosyada mevcut olan İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin █████/2018 tarihli raporunda olayın gerçekleşmesinde, müteveffa ...'nin, yolun karşı tarafa geçişi esnasında mahal şartları kaale alması, gelen ve iyice yaklaşan araçları kontrol etmesi, geçiş için emniyetli ortamın oluşmasını beklemesi, yakın mesafede olan ve emniyetle duramayacak kadar yaklaşmış bulunan aracın geçişini müteakip, yolun müsait olduğu bir zamanda kontrollü şekilde karşı tarafa geçmesi gerekirken, belirtilen hususlara riayet etmeyip, kendi can güvenliğini tehlikeye atarak karşı yöne geçmek üzere ani ve kontrolsüz bir şekilde kaplamaya girdiği ve şüpheli sürücü idaresindeki otomobilin çarpmasıyla kazaya sebebiyet verdiğini, davranış faktörlerinin sonuç üzerinde asli derecede etken olduğu mütalaa edildiğini, ayrıca yine olay olduğu sırada müteveffanın 2-3 yaşlarında olduğunu, dedesinin koruma ve gözetimi altında olduğunu, dedesi ... de ifadesinde müteveffa ...'nın bir anda yola atladığını ve müvekkilinin kullandığı araca çarptığını beyan ettiğini, dolayısıyla söz konusu olayda müvekkili ...'nın herhangi bir kusuru olmadığını, müvekkilinin kaza yaptığını dahi etraftakilerin “dur aracının altında çocuk var" demesi sonucu fark ettiğini, müvekkilinin herhangi bir kusuru olmadığını, ... Sigorta tarafından davacı tarafa ödeme yapıldığını, müvekkil ..., kazaya karışan ...plakalı aracın %50 payına sahip olduğunu, müvekkili malik ...'in her ne kadar kanun gereği sürücü ile birlikte müteselsil sorumlu olsa da, bu sorumluluk kusur mevcut ise söz konusu olabileceğini, somut olayda müvekkili sürücü ...'nın herhangi bir kusuru olmadığından, malik müvekkili ...'in de kusurlu yada kusursuz sorumluluğunun söz konusu olmadığını bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın ayrı ayrı müvekkiller yönünden reddine karar verilmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı sigorta şirketi vekili, bilindiği gibi sigorta şirketlerinin, meydana gelen hasar ödemeleri için sigortalının takip etmesi gereken bir takım işlemleri yapılması gerektiğini, bu işlemlere istinaden yapılan değerlendirmelerden sonra ödemeler gerçekleştirildiğini, davacı tarafından yapılan başvuruda defalarca istenmesine rağmen taraflarına gerekli olan belgelerin sunulmadığını, yine bu belgelerin tarafların teslim edildiğine ilişkin bir posta kağıdının mahkeme dosyasına sunulmadığını, ayrıca özellikle ödemeye ilişkin hiçbir iban numarasının bildirilmediğini, davanın açılmasına bizzat davacının kendisinin neden olduğu, poliçe özel ve genel şartlarına açık ve net bir aykırılık olduğu bu neden ile açılan davanın haksız olduğunu, davanın açılmasına sebep olduğu gibi ilgili kasko sigortası genel ve özel şartlarına aykırılık nedenleri ile haksız olduğunu, bu nedenlerle haksız ve yersiz olarak açılan davanın reddine, yargılama gideri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :İlk Derece Mahkemesince, " Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davası olduğundan, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin ██████████ Esas █████████ Karar 11.10.2021 tarihli ilamı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ██████████ Esas █████████ Karar 11.03.2021 tarihli ilamı doğrultusunda aktüerya raporu TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak düzenlettirilmiştir. Dava konusu kazanın meydana gelmesinde tarafların kusuru yönünden yapılan değerlendirmede, davalı sürücü ...'nın gündüz vakti meskun mahalde, pazar yerinin yanından geçerken yola gereken dikkatini vermediği ve sol tarafından yola giren yayaya çarptığı anlaşıldığından %20 oranında kusurlu bulunduğu, yaya ...'nin trafiğin yoğun olduğu yola aniden çıkarak ilk geçiş hakkını vermediği aracın kendisine çarpması sonucu %80 oranında kusurlu olduğu yönündeki adli tıp raporu Mahkememizce isabetli bulunmuş ve hükme esas alınmıştır.Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen kusuru raporu ve aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınarak davacıların maddi tazminat davalarının kabulü ile; ... için 74.901,13 TL ve ... için 46.466,99 TL olmak üzere toplam 121.368,12 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, davalı sigorta şirketi yönünden █████/2019 tarihinden, diğer davalılar yönünden █████/2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir. Manevi tazminat talepleri yönünden, davacıların desteğinin yaşı, meydana gelen kazadaki kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacıların desteklerini kaybetmeleri nedeniyle çektiği acı ve duymuş olduğu üzüntünün boyutu, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve davacıların uğradığı manevi zarar göz önüne alınarak ve davalının kusur durumu nedeniyle hakkaniyet ölçüsünde oranlama yapılarak davacıların manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile; ... için 10.000,00 TL ve ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL'nin █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ...ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazla istemin reddine, karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle " 1-Davacıların maddi tazminat davalarının kabulü ile; ... için 74.901,13 TL ve ... için 46.466,99 TL olmak üzere toplam 121.368,12 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, davalı sigorta şirketi yönünden █████/2019 tarihinden, diğer davalılar yönünden █████/2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 2-Davacıların manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile; ... için 10.000,00 TL ve ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL'nin █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ...ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazla istemin reddine, " şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müteveffanın davaya konu kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığını, hatalı hesaplama yapıldığını, maddi tazminat yönünden müvekkillerinin gerçek zararının tespit edilmediğini, manevi tazminat miktarının da düşük olduğunu, reddedilen manevi tazminat kısmı yönünden karşı vekalet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu savunarak mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur. Davalı sigorta şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacı tarafından yapılan müvekkili şirkete başvuruda gerekli olan belgelerin sunulmadığını, ödemeye ilişkin iban numarasının bildirilmediğini, davanın açılmasına davacının kendisinin neden olduğunu, poliçe özel ve genel şartlarına çık ve net bir aykırılık olduğunu, bu nedenle açılan davanın haksız olduğunu, dosyada bulunan raporların usul ve yasaya aykırı olduğunu, raporlar arasındaki faklılığın teknik faizden ve hesapla yönetimden, muhtemel yaşam süresinden, işlemiş dönem hesabına esas gelirden, evlilik varsayımından, destek paylarından ve yetiştirme giderinden kaynaklandığının tespit edilmesi yönö ile raporların eksik olduğunu savunarak mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Somut olayda, 08.06.2017 tarihinde sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ...plakalı minibüs ile seyir halindeyken karşıya geçmekte olan 2015 doğumlu yaya ...'ye çarpmasıyla ölümle sonuçlanan dava konusu kaza meydana gelmiş, kaza nedeniyle davacılar maddi ve manevi tazminat talep etmiş, mahkemece davacıların maddi tazminat davalarının kabulü ile; ... için 74.901,13 TL ve ... için 46.466,99 TL olmak üzere toplam 121.368,12 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, davalı sigorta şirketi yönünden █████/2019 tarihinden, diğer davalılar yönünden █████/2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davacıların manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile; ... için 10.000,00 TL ve ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL'nin █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ...ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazla istemin reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Maddi tazminat talebi yönünden istinaf sebeplerinin incelemesinde; Haksız fiilden kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatına bağlı zarar taleplerinde mahkemece gerçek zararın belirlenmesi gerekmektedir. Destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında, destek payları doğru belirlenerek, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış/sağlayacak olduğu yardımın miktarı doğru şekilde hesaplanmalıdır. Ayrıca her baba ve annenin çocuğunu belli bir yaşa kadar büyütmek, yetiştirmek ödevi olup çocuğun ölümü nedeni ile artık yapılması gerekmeyecek yetiştirme giderlerinin belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatından düşülmesi gerekmektedir. Hükme konu edilen tazminatta yetiştirme giderleri düşülmediğinden davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının kabulüne karar verilmiştir. Manevi tazminat talebi yönünden istinaf sebeplerinin incelemesinde; Türk Borçlar Kanunu'nun 56'ıncı maddesine göre “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” Türk Medeni Kanunun 4. maddesine göre “Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir.” Manevi tazminat davası, kişilik haklarına yapılan haksız saldırı dolayısıyla, kişideki ruhsal çöküntüyü ortadan kaldırma, duyduğu manevi acıların dindirilmesi, yeniden yaşama sevinci kazanması, utanç duygusundan sıyrılması, duyulan elem ve acının unutulması gibi sonuçlar doğurmaya yönelik açılan davadır.6098 sayılı TBK m. 56 hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözönünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK █████/2004, ██████-370)Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, B.K.’nun 47.(6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56.) maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nın 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Somut olayda davacıların dava konusu olay nedeniyle üzülmemiş, acı ve elem duymamış olması mümkün değildir. Bu nedenle davacılar açısından manevi tazminat talep etme şartlarının oluştuğu görülmekle, M.K'nın 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüş olup, bu hüküm doğrultusunda da yapılan değerlendirmede mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarı bir miktar az bulunmuş, davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmiştir. HMK.'nun 353/1-a-6. maddesinde "...Mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması" bölge adliye mahkemesince başvuruya konu kararın esası incelemeden kaldırılmasına karar verilmesi gereken haller arasında sayılmıştır. Somut olayda, yukarıda ayrıntılı biçimde izah edilen yargılamadaki eksiklikler uyuşmazlığın esasının çözümü için olmazsa olmaz niteliktedir.Mahkemece yapılan yargılama sırasında uyuşmazlığın esasının çözümü için olmazsa olmaz nitelikte delillerin usulüne uygun biçimde toplanılıp değerlendirilmediği, toplanılan bir kısım delillerin hükme esas alınamayacak derecede yetersiz olduğu, tarafların iddia ve savunmalarının karar gerekçesinde değerlendirilmediği anlaşılmakla; HMK'nin 353/1-a-6. maddesi uyarınca davanın esası incelenmeksizin kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekili ve davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf isteminin ayrı ayrı KABULÜ ile, yerel mahkeme kararının, HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf peşin karar harcının başvuruda bulunan taraflara iadesine,4-İstinaf başvurusu aşamasında yapılan yargılama giderlerinin mahkemesince verilecek nihai kararla hüküm altına alınmasına,5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,6-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,7-Gerekçeli kararın tebliği, teminat ve harç iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere █████/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.