Anahtar kelimeler: Kaçağı Usûlüne Yoklama Askeri Gümüşhane Adalet Görüşü Kalmak Başvuran İstemi
7. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI : ████████ E., ████████ K.
    SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık
    İNCELEME KONUSU
    KARAR : Mahkûmiyet
    KANUN YARARINA
    BOZMA YOLUNA
    BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
    Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.11.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yoklama kaçağı kalmak suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 63/1-a, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62., 58. ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/3. maddeleri uyarınca 1 ay 12 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin 30.12.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
    Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 05.05.2025 tarihli ve 94660652-105-29-4057-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.05.2025 tarihli ve KYB - ██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
    I. İSTEM
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.05.2025 tarihli ve KYB - ██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;
    “Dosya kapsamına göre,
    1-1632 sayılı Kanun'un 63. maddesinde düzenlenmiş olan yoklama kaçağı/bakaya/saklı suçlarının oluşabilmesi için, öncelikle yükümlülerin kabahat teşkil eden eylemlerine ilişkin kesinleşmiş bir idari para cezasının bulunması gerekmektedir.
    Somut olayda, Gümüşhane Askerlik Şubesi tarafından düzenlenen 29.08.2022 tarihli ve 2022-816 Karar sayılı idari para cezasının sanığa tebliğ edildiğine dair 16.09.2022 tarihli tebligat parçasında; adresin muhatabın bilinen en son adresi olduğu ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine göre tebliğ edilmesine dair not yer almakta ise de tebligat içeriğinde "Gösterilen adrese gidildi. Muhattap adreste tanınmıyor. AKS'de kaydı bulunduğundan TK'nın 21/2 maddesi uygulanarak evrak mahalle muhtarına bırakıldı. 2 nolu haber kağıdı bina kapısına yapıştırıldı." şeklindeki açıklamanın yer almasına karşın, 7201 sayılı Kanun'un 10/2. maddesinde maddesinde “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres, bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bilâ tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata anılan Kanun'un 23/1-8. ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği cihetle, doğrudan 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan tebligatın usulsüz olduğu, dolayısıyla geçerli bir tebligattan ve idari para cezasının usulüne uygun kesinleşmesinden bahsedilemeyeceği ve 1632 sayılı Kanun'un 63/1. maddesinde düzenlenen yoklama kaçağı suçunun yasal unsurları itibarıyla oluşmayacağı anlaşılmakla beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesinde,
    Kabule göre de;
    2- Sanığın mahkûmiyetine esas yoklama kaçağı kalmak suçundan hüküm kurulurken 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 63/1 ve 5237 sayılı Kanun’un 62/1. maddeleri uyarınca belirlenen 2 ay hapis cezasından, 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi gereğince 1/4 oranında indirim yapılması sonucu 1 ay 7 gün hapis cezası yerine, 1 ay 12 gün hapis cezasına hükmolunmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
    II. GEREKÇE
    Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesinde yer alan "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
    III. KARAR
    1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
    2. Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.11.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
    3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeni sanığın cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden ve yüklenen suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı anlaşıldığından; sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223/2-a maddesi uyarınca her iki suçtan BERAATİNE,
    4. Bozma nedenine göre kanun yararına bozma ihbarnamesinde yer alan (2) istem yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!