Anahtar kelimeler: Esentepe Okul Planında Bakanlar Adıyaman Köy Alanında Kişiliğine Resmî Gaziantep

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adıyaman 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... Mahallesi 200 parsel sayılı taşınmazın imar planında okul alanında kaldığını, dava konusu taşınmazın mülkiyetinin Esentepe Köy Tüzel Kişiliğine ait iken 15.05.2004 tarih 25463 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 14.05.2004 tarih ve 5873 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile ................. Belediyesi sınırları içerisinde alınmasının uygun görülmesine istinaden dava konusu taşınmazın müvekkili İdareye veya Millî Eğitim Bakanlığına herhangi bir bildirimde bulunmadan re'sen ..............Belediyesine devredildiğini, 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu'nun 65. maddesinde "Okullar için tahsisi veya satın alma veya kamulaştırma yolu ile sağlanan topraklarla bu topraklar üzerinde yapılacak bina veya tesisler bulundukları yerlere göre köy veya özel idareler adına tescil ettirilir." düzenlemesi gereğince dava konusu taşınmazın davalı ... Belediyesi adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın davalı Belediyeye devrinin 5393 sayılı Belediye Kanununun11. maddesi gereğince yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "...dava konusu edilen taşınmazın bulunduğu köyün tüzel kişiliğinin kaldırılması nedeniyle 5393 sayılı Kanunun 11. maddesine göre köyün mal ve hakları ilgili Belediye Başkanlığı adına tescil edilmiş ise de 222 sayılı '' İlköğretim ve Eğitim Kanunu'' nun 65. maddesinde, okullar için tahsisi, satışı, kamulaştırması yapılan okulların altındaki topraklar ile üstündeki bina ve tesislerin mülkiyetinin köy veya özel idareler adına tescil edileceğinin yazılı olduğu, iki kanunun çatışması halinde özel nitelikteki kanunun uygulanması gerektiği, nitekim 222 sayılı kanunun 5393 sayılı kanuna göre dava konusu edilen taşınmazdaki okul için daha özel nitelikteki kanun olması nedeniyle açılan davada 222 sayılı kanunun öncelikle uygulanması gerektiği, ayrıca dava konusu okul için herhangi bir imar değişikliğinin yapılıp yapılmadığı dolayısıyla imar planına yönelik herhangi bir dava açılıp açılmadığı araştırıldığında Adıyaman Belediye Başkanlığının 06.10.2020 tarih 21369 sayılı yazı ve ekinden de görüleceği üzere okula yönelik imar değişikliğinin yapılmadığı,... lokasyon sahalarına yönelik imar uygulamasının yapıldığı, ilgili köyün tüzel kişiliği kaldırılmış olsa da okul ve okulun altındaki taşınmazın mülkiyetinin İl Özel İdaresine ait olduğu" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFHükmün davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;1.5393 sayılı Kanunun 11. maddesine aykırı karar verildiğini,2.Bölgede okul ihtiyacının bulunmadığını, imar planı ile okul alanlarına yenilerinin eklendiğini,3.İmar planı değişikliği ile dava konusu yerin taziye evi hâline getirildiğini,4.Yargılama sırasında tamamlama harcı yatırılmadığından aleyhe nispi vekâlet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanununa dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Yapılan inceleme sonucunda temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.