Anahtar kelimeler: Anneannesi Tenkisi Oğluna Bağışlama Ölümünden Öğrenildiğini Ölmüş Devrettiğini Amacının Muris
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    SAYISI : ████████ E., ████████ K.
    Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü
    I. DAVA
    Davacılar vekili dava dilekçesinde; 13.06.2012 tarihinde ölmüş olan müvekkillerinin muris anneannesi ...’nin maliki olduğu 271 ada 17 parsel sayılı taşınmazını ölümünden 2 ay önce davalı oğluna 10.04.2012 tarihinde satış suretiyle devrettiğini, ancak asıl amacının bağışlama olduğunu, işlemin çok sonra öğrenildiğini ve yapılan işlemle müvekkillerinin saklı paylarına tecavüz edildiğini ileri sürerek saklı paylarının tenkisi ile satış işlemi olan 10.04.2012 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın şu anda dava dışı ... adına kayıtlı olduğunu, bu nedenle taşınmazın müvekkili ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, davacının iddialarının yersiz olduğunu ve davanın öncelikle husumet yokluğundan reddedilmesinin gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
    III. MAHKEME KARARI
    Gerede Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.02.2014 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı karında;“...davacının tenkis davası açtığı, fakat daha önceden satış yapılan ...’un davaya dahil edilmediği, ayrıca 20.12.2013 tarihinde kat irtifaklarının oluştuğu...” gerekçesiyle davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
    IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 14.06.2016 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararında; “...mirasbırakanın yaptığı işlemle saklı payı zedeleme kastının olup olmadığı yönünde araştırmanın yapılmadığı, çekişme konusu taşınmazın mirasbırakan tarafından davalıya temlikine ilişkin resmi senet ve tevhit sonrası oluşan bağımsız bölümlere ilişkin bilgi ve belgelerin getirtilmediği, tevhitten sonra hangi bağımsız bölümlerin davalıya isabet ettiği ve davalıya isabet eden bağımsız bölümlerin üçüncü kişilere temlik edilip edilmediğinin incelenmediği...” gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
    B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    Gerede Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.03.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında; "...her ne kadar davalının itirazında 271 ada 17 parselin satışının saklı paya ihlali niteliğinde olmadığını savunmuş ise de söz konusu satış işleminin muvazaalı satış olduğu, bedel ödemesinin ispatlanamadığı, murisin paraya ihtiyacının olmaması ile tanık beyanlarından satış işleminin usulüne uygun şekilde yapılmadığı dikkate alındığında söz konusu parselin tenkis hesabına dahil edilmesinin gerektiği, bu doğrultuda yapılan hesaplamada saklı pay ihlalinin davacılar tarafından talep edilebileceği, yapılan incelemede saklı pay ihlalinin söz konusu olduğu, davacıların miras ve saklı pay hisselerinin aynı olduğu..." gerekçesiyle davanın kabulü ile "her bir davacı için ayrı ayrı 70.983,46 TL'nin yani toplamda 140.967,00 TL olmak üzere davalının tercih tarihi olan 02.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine" karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davalı vekili,
    1. Davacıların 271 ada 16 parsel sayılı taşınmazdaki hisselerini müvekkiline 18.000,00 TL’ye sattığını,
    2. Davacıların eldeki davayı sadece 271 ada 17 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak açtığını,
    3.271 ada 16 parsel sayılı taşınmazın tenkis hesabına dâhil edilmesinin taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğunu,
    4. Davacılara önceden saklı paylarının verildiğini,
    5. Murisle onun ölünceye kadar ilgilenenin müvekkili olduğunu,
    6. Dava dışı ...’un davaya dâhil edilmesinin gerektiğini,
    7. Bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu,
    8. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık, tenkis istemine ilişkindir.
    Dava dilekçesinde davacı tarafın muris... adına kayıtlı olan 271 ada 17 parsel sayılı taşınmazı dava konusu ettiği anlaşılmış ve tenkis hesabının bu parsel yönünden yapılması talep edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesi "Taleple bağlılık ilkesi"ni düzenlemiş olup söz konusu hükmün 1. fıkrası, "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." şeklindedir. Hal böyleyken; mahkemece murise ait olmayan ve dava konusu edilmeyen 271 ada 16 parsel sayılı taşınmazın da tenkis hesabına dâhil edildiği görülmüş olup sonuç itibariyle mahkemece verilen hükmün yukarıda ifade edilen taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğu anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeple;
    Temyiz olunan mahkemesi kararının BOZULMASINA,
    Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
    Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
    Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
    30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!