Anahtar kelimeler: Ayılı Adalet Görüşü Başvuran İstemi Hakaret Cezalandırılmasına Yararına Sayisi Başsavcılığının
4. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI : ████████ E., █████████ K.
    SUÇ : Hakaret
    SUÇ TARİHLERİ : 03.03.2021
    İNCELEME KONUSU KARARLAR: Mahkumiyet
    KANUN YARARINA BOZMA
    YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
    Hakaret suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/3-a maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2023 tarihli ve ████████ esas, █████████ sayılı kararlarının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.01.2025 gün ve █████████ ayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
    I. İSTEM
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
    “ Dosya kapsamına göre, sanığın duruşmaya davet edilmesine ve duruşmaya gelmediği takdirde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 252/2. maddesi gereğince yokluğunda karar verileceğine ilişkin şerhli davetiyenin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi gereğince 22.02.2023 tarihinde tebliğ edildiği, tebligat mazbatasında, komşusundan sorularak sanığın işte olduğunun öğrenilmesini takiben, beyanda bulunan ve haber bırakılan komşu ismi tespit edilmeksizin, isim ve imzadan imtina ettiği belirtilerek tebliğ işlemi tamamlandığı anlaşılmakta ise de;
    Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 19.09.2018 tarihli ve ██████████ esas, █████████ karar sayılı ve 3. Hukuk Dairesinin 11.02.2019 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilâmlarında belirtildiği üzere, beyanda bulunan komşunun açık kimliğinin tebliğ mazbatasında gösterilmediği durumda, tebliğ memurunun gerçekten muhatabın adresine gittiği fakat bulamadığı hususunun belgelenmediği, yapılan işlemin tebliğ memurunun soyut beyanından ibaret kaldığı ve tebligattan haberdar edilen kişi sadece imzadan imtina etme hakkına sahip olup, isim vermekten imtina edemeyeceğinden bu haliyle sanığa yapılan tebliğin usulsüz olduğu cihetle, sanığın savunma hakkının kısıtlanarak yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.”
    Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
    II. GEREKÇE
    7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesi" Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.
    (Ek fıkra: 11.01.2011-6099/3 md.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.
    Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir."
    Aynı Kanun'un 21. maddesi "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. (1)" şeklinde düzenlenmiştir.
    Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Basit yargılama usulü uygulanarak verilen karara sanığın itiraz etmesi üzerine genel hükümlere göre yargılama geçildiği, sanığın duruşmaya davet edilmesine ve duruşmaya gelmediği takdirde 5271 sayılı Kanun'un 251/2. maddesi gereğince yokluğunda karar verileceğine ilişkin 22.02.2023 tarihli tebligat evrakının sanığın dosyada gösterdiği adreste " tevziat saatlerinde kimse olmadığından muhatabın dışarı gittiğini aynı binada isim ve imzadan imtina eden komşu tarafından beyan edilmesi üzerine tebliğ evrakı ilgili mahalle muhtarına teslim edilerek tebliğ adresine 2 nolu haber kağıdı yapıştırılıp isim ve imzadan imtina eden komşuya haber verilmiştir" şerhi konularak, tebliğ mazbatasının tebliğ memuru ve ilgili muhtar tarafından imzalandığı, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararında da belirtilen açıklamalara göre isim ve imzadan imtina eden komşuya haber verilmesi ibaresinin bulunması halinde tebligatın geçerli olduğu, somut olayda da isim ve imzadan imtina eden aynı binada ikamet eden komşuya haber verildiğinin anlaşılması karşısında, tebligatın usule uygun olduğu görülmekle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
    III. KARAR
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
    Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!