Anahtar kelimeler: Mahsuba Uşak Müebbet Tasarlayarak Müdafi Evli İnceleyen Sayı Süreç Cezasıyla
Ceza Genel Kurulu         ███████ E.  ,  ███████ K.
    "İçtihat Metni"

    KARARI VEREN
    YARGITAY DAİRESİ : 1. Ceza Dairesi
    MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
    SAYISI : 35-43
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    Sanık ...'in tasarlayarak kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 82/1-a, 62, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına, müsadereye, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Uşak 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 25.11.2021 tarihli ve 364-418 sayılı resen istinafa tabi olan hükme yönelik sanık, müdafi ve katılanlar vekilleri tarafından da istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince 01.04.2022 tarih ve 1016-1295 sayı ile istinaf başvurularının esastan reddine, bu kararın da sanık müdafi ve katılan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 12.12.2022 tarih ve 7892-9874 sayı ile; ''...Dosya kapsamına göre; sanık ile tanık ...'ın evli oldukları, aralarındaki geçimsizlik nedeniyle 2020 yılı Ocak ayında ayrı yaşamaya başladıkları, bu süreçten sonra ...'ın sanığın da akrabası olan maktul ile cinsel ilişki boyutuna varan bir gönül ilişkisi kurduğu, olaydan bir süre önce sanığın, maktul ile ...'ın birlikte yaşadığı Uşak iline maktulü öldürmek amacıyla geldiği, olay günü sosyal medya hesaplarından maktulün yerini tespit ettiği, sonrasında, maktul ve ... parkta gezerken karşılarına çıkıp hiçbir şey söylemeden maktulün vücudunun öldürücü bölgelerine tabanca ile ateş ettiği, tabancanın tutukluk yapması üzerine bu kez bıçağını çıkartıp maktulü bıçaklayarak öldürdüğü olayda, maktulden kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturan davranışlar dikkate alınarak, 18 yıl ila 24 yıl arasında ceza verilmesi gerektiğini belirleyen 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinin uygulanması sırasında asgari düzeyde bir indirim yapılarak hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması suretiyle fazla ceza tayini...'' isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
    Uşak 3. Ağır Ceza Mahkemesince 31.01.2023 tarih ve 35-43 sayı ile; ''...Sanıktan gördüğü şiddet üzerine ...'ın evi terk etmesi, yine ...'ın ... ile yaşamaya başladığının sanık ve ailesi tarafından öğrenilmesinden sonra maktulün ailesi ile barışmaya yönelik birtakım görüşmelerin gerçekleşmesi, bu bağlamda ve barışma karşılığında bedel olarak sanık ile tanık ...'in kızının evlendirilmesine karar verilmesi, ancak evlilik gerçekleşmeyince tekrar yapılan görüşmelerde bu defa da bedel olarak altın karşılığında anlaşmaya varılması, hatta ilk talep edilen altın miktarı çok bulununca bunda azaltmaya gidilmiş olunması ve bu her bir görüşmenin sanığın bilgisi ve rızası dahilinde gerçekleşmesi, yine bedel konusunda da sanığın rıza göstermesi, bu görüşmeler boyunca geçen sürecin uzunluğu, aynı şekilde sanığın ...'dan olma çocuklarını yanına alıp memleketine dönmesi ve bu süreçte maktulün ailesinin göndereceği altınları beklemesi, yine son olarak maktulün aile fertlerinin öldürme olayı öncesinde, yukarıda açıklandığı üzere, kendisine birtakım laflar söylediği hususunun soyut nitelikte kalmış olmasına bağlı olarak artık haksız tahrik durumunun ortadan kalktığı ve sanık hakkında uygulanamayacağı değerlendirilmiştir.
    Bu açıklamalara ek olarak; barışma karşılığı 80 altının ödenmemiş olması durumu da atılı suç açısından haksız tahrik hükümlerinin uygulanması sonucunu ortaya koymayacaktır. Öyle ki, artık aradaki uyuşmazlık ...'ın ... ile yaşamaya başlaması ve sanığı terk etmesi durumundan uzaklaşmış ve bu durum karşılığı taraflar arasındaki bedel konusuna ilişkin hale gelmiştir. Bu bağlamda, önce tanık ...'in kızı ile evlenme mevzuu, bu gerçekleşmeyince istenilen ve karşı tarafça çok bulunan ve miktarı düşürülen altın'ın talep edilen tarihte sanığa teslim edilmemiş olması öldürme ya da silahla tehdit suçu açısından haksız tahrik sebebi olarak değerlendirilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
    ...Ayrıca mağdur ...'ın şiddete uğraması nedeni ile aile konutunu terk etmesi, bu olayların geçmişi anlamındaki ...'ın anlatımı, evden ayrılan ...'ın maktulle beraberlik yaşamaya başlaması, maktulün ve ...'ın bebek beklemeleri, sanık ile maktulün fiilen Ocak 2020'den beri ayrı yaşamaları, taraflar arasındaki boşanma davası birlikte değerlendirildiğinde, aile hukuku anlamındaki 'sadakat yükümlülüğü' kurumunun sanık lehine bir tahrik nedeni olamayacağının anlaşılması,
    Aynı şekilde, dosya arasındaki mesaj dökümlerinde görüleceği üzere, maktul ile sanık arasındaki küfür tehdit vb. sözel haksız hareket anlamında da ilk haksız hareketin sanıktan kaynaklı olması, maktulün, eşi ile boşanma aşamasında olan ve eşi olan sanıkla Ocak 2020'den beri ayrı yaşayan maktulden bebek beklemesi, yani maktulün ...' ın doğuracağı çocuğun babası olması hususları da göz önüne alındığında, sanık bakımından haksız tahrik hükümlerinin lehe dikkate alınmasını gerektirecek bir durumun olmadığı...'' gerekçeleriyle bozmaya direnerek önceki hüküm gibi sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
    Direnme kararına konu bu hükmün de sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 16.05.2023 tarihli ve 36618 sayılı "Bozma" istemli tebliğname ile dosya 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesi uyarınca kararına direnilen daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesince 06.12.2023 tarih ve 4352-7580 sayı ile direnme kararının yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    II. UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
    Sanık hakkında mağdur ... ...'e yönelik eylemi nedeniyle silahla tehdit ve 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleri istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmek suretiyle kesinleşmiş olup itirazın kapsamına göre inceleme; sanığın maktule yönelik eylemi nedeniyle nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü ile sınırlı olarak yapılmıştır.
    Özel Daire ile İlk Derece Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık hakkında TCK'nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanma şartlarının bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir.
    III. OLAY VE OLGULAR
    İncelenen dosya kapsamından;
    Kolluk tarafından düzenlenen 01.08.2020 tarihli tutanakta; aynı gün haber merkezini arayan sanığın, on beş gün önce Uşak'a geldiğini, resmi nikahlı eşi olan inceleme dışı mağdur ... ile amcasının oğlu olan maktulün altı aydır birlikte olduklarını, maktulün cep telefonundan canlı yayın yapması üzerine bulundukları yeri tespit ettiğini, ... isimli mesire alanına giderek eşi mağdurun yanındaki maktule üç el ateş ettiğini, tabancanın tutukluk yapması nedeniyle taşıdığı bıçakla maktulün boğazını kestiğini beyan ettiğinin yazılı olduğu,
    07.09.2020 tarihli bilirkişi raporu içeriğine göre; sanık ve maktulün HTS kayıtları ile cep telefonlarından elde edilen tüm verilerin incelendiği, 10 Ocak 2020 tarihinde yaptıkları WhatsApp görüşmelerinin; sanık''Sen gelme ben sizin evinize gelecem ..., sen ne şerefsiz bir insansın benim karımla konuşuyorsun? her bunu kan temizler, aşiret kuralları konuşacak artık'', ''... bu eve gelecek, her şey kapanacak, sen de bu Uşak'ı terk edeceksin yada gerisini sen düşün, babanı da arıyorum şimdi" "ben kanıtladım mı sen bir namus hazırla" babasının evinde olduğunu söyleyen maktul "Git evde 4 tane bekar, ben de 5 erkek var, ister misin? bak Esentepe'deyim evime gitcem, çık gel boşuna konuşmayalım" sanık "Sen ne diye benim eşimle konuşuyorsun, şerefsiz misin lan sen? bir de akraba olacaksın" maktul "Ben ...la konuşmadım git dokümanları çıkar, elinden geleni ardına koyma, aha savcı, aha devlet, aha kanun git çıkar" sanık "hala yalan söylemekten bıkmadın mı ben işi devlete bırakmam" 11 Ocak 2020 tarihinde; sanık "Ortalığı yaygara etme, babamları da ara kimseye birşey demesinler, ben babamları arıyom bana küfür ediyorlar, hakaret ediyorlar, bu konu kapansın, dokümanların çıktığı gün gel ara o zaman, kimsenin adı çıkmasın ben kimseyle görüşmedim, bak ben evime gidemiyom senin yüzünden, ara konuyu kapat sonra kanıtlarını da al gel, benim anlamadığım ... evde mi hastanede mi, benim kafamı allak bullak ettiniz, yaptığın iyi birşey değil" sanık "Ben babana dedim susun doküman ve kamera kayıtları çıkana kadar ben diyeceğimi dedim" maktul "Ne zaman dedin, bak benim ailem ortalığı yaygara etmesin, kimsenin adı çıkmasın" sanık "1 saat önce konuştum, anla dedim herkes sussun doküman çıkana kadar, onu ailene söyle bana değil, kimseye birşey demeyin bu dokümanlar ortaya çıkana kadar" maktul "babamlar söylemez kimseye inşallah, ama sen zırt pırt ararsan senin de adın çıkar benim de boş yere, ama sen bu hareketi yaptın diye babam beni eve almıyor ben eve gidemiyom" sanık "ara beni bi, şu an neredesin?" maktul "Yerimi kimseye söyleyemem, ailem beni arıyo zaten Uşak'ta değilim, bu mesele hallolsun sen dokümanları çıkar benim içim rahatlasın, ben öyle geçeceğim, yoksa babamlar beni vuracak anlamadan dinlemeden" 12 Ocak 2020 tarihinde; maktul "Sen babamlara ... ...'ı kaçırmış mı dedin? Adımı niye çıkarıyon ...?, senin yüzünden ben Uşağa çıkamıyom, elinde kanıt olmadan bana iftira atamazsın, bu ...'ın kaçıncı gidişi? Allah bilir ne zaman çıkacak gelecek yine, yemin ederim ki pislik çıkmasın diye gelmiyim, dokümanları çıkar sonra ailemi ara kime gidersen git, kimse de senin bokuna girmez, sen boş hayaller peşindesin, kendini rezil etmekten başka birşey yapmıyorsun" sanık "Ben kimseyi buna bulaştırmam zaten gereken neyse ben yaparım tamam mı?" 13 Ocak 2020 tarihinde; maktul "Sen daha önce aklın nerdeydi? anca ses kaydı doküman kamera gibi fasa fiso, işlerle uğraşırsın, yeni mi namus bekçisi oldun, senin baban abilerin amcaların kimi öldürmeye geliyor? Kürtçe öyle diyorsun, hadi bu mesajı da göster polise ka...t, ailece ka..sınız olum, sen kimsin lan benim amcaoğlum olacan g..t, git bul karını p..enk" yazdığı sanığın maktule saat 13.30'da "senin ka..lığın şu an bile belli konuştuğun kişiye sahip çık da adamlığını göreyim senin şe..siz, hala inkar ediyorsun, sen bana bir namus borçlusun, tamam mı fazla havlama senin namussuzluğun ortada tamam mı?", "At watsaptan ya..ım, madem öyle at bana watsaptan, ka..t!" yazdığı, sanık "Kim ka..t belli, ben senin gibi şe..siz değilim, havlama bana ordan, her şey ortaya çıktığı zaman konuş ne konuşacaksan, sus yerine otur, adam ol erkek ol biraz, karı gibi si..rim felan deme, benim yerim belli yurdum belli" maktul "sus ka..t oğlu ka..t, bana yeni namus bekçisi olmuş, ... Afyonda si..iyor, o da burda sahip çıkamadı, ancak burdan erkeklik yapıyorsun, ...'ın Allah bilir kaçıncı gidişi bu, yuvarlak gozelden çıkan kafana so..yım, fino kö..ği" sanık "Sen havla ve gör ne olacağını, sabret senden bir namus aldığımda konuş bunu unutma başı boş köpekler hep havlar senin gibi şer...ler de hep ortaya laf atar, şimdi sus konuşma" maktul "Git evde 4 bekar erkek var, seç beğen hangisinin ya..ğı iyiyse onu al kendine p..ç ne namusu, sen zaten ka...sın, o kadına kocalık yapmadın bari çocuklarına babalık yap! Neyin peşindesin?" sanık "Siz bana bir namus vereceksiniz o zaman da bunları sana hatırlatırım, sen adamlığını yap, o zaman böyle böyle yaptım dersin, inkar mı ediyorsun, her şey ortaya çıktığı zaman böyle böyle yaptım dersin, o zaman en büyük ka..t sen olursun", 14 Ocak 2020 tarihinde; maktul "Ne oldu lan, binanın kamera kayıtlarını buldun mu?" sanık "kamera görüntüleri var hastanede, sana gösterdiğim zaman konuş, otur oturduğun yerde mesaj atıp durma" maktul "Ben adım gibi eminim, ... hastanede olduğu gece İzmir'de değildin, g..t korkusuna hastaneye karının yanına gelemedin acaba kim var yanında diye" sanık "Kamera var, devlet var, herşey ortaya çıktığı zaman konuş" maktul "sen o gece gel namus diye tutturduğun kadını kontrol etme, g..t korkusundan kadın elinden gidince namus bekçisi ol, sen böyle devam et canım" 15 Ocak 2020 tarihinde; maktul "Olum madem kamera görüntülerini bulamadın ne diye beni reklam ettin Uşak'a dediği, git karın kimin altındaysa ondan al gel karın benim yanımda değil, şimdi savcılığa gidecem benim adımı çıkarıyorsun.", "Sen adam olsaydın gider karını hastaneden çıkarırdın", sanık "Hele senin bir konuşman kamera görüntün çıksın" maktul "Lan olum sen niye benim adımı çıkarıyon? karınla a..a koduğumun gabağı?", "Lan ben bugün Uşağa gelecektim, babam gelme adın çıkmış seni vuracam dedi bana, sen niye kanıtın yokken ailemi arayıp benden bahsediyorsun?" sanık "Ben babana öyle birşey demedim, sadece ... onu hastaneden çıkarmış dedim, ben kanıtları bekliyom", maktul "Sen adam olsaydın gider karını hastanede kontrol ederdin sendeki yürek de bu kadar" yazdığı, sanığın "senin yerinde olsam herşeyi erkek gibi anlatırdım, sen şimdi ne konuştum, ne de hastaneye gittim diyorsun öyle mi?", maktul "Ben gitmedim kardeşim, elinden geleni ardına koyma, adımı da çıkarma!", sanık "Tek bir görüntün ...la çıksa sana hatırlatırım bu mesajı", maktul "Karın yanımda değil, istediğin görüntüyü çıkar, senin karını kaçıran yok, senin karın senden kaçmış, bu hareketlerin sadece seni batıracak ben bekarım, en fazla adım çıkar kürtler bana kız vermez, ben de türkün birini alırım namusum yaparım" "Sen ve ailen hiçbir şeyin davasını yapamazsınız, savcıya herşeyi anlatıcam, benden şüpheleniyor, kadının yaşı reşit, şu an Allah bilir nerde, benim ailemden berel istiyor, namus istiyor, para istiyor diyecem, bak gör devlet kimin yanında o zaman", sanık "Benim kimseden para istediğim yok, sen böyle inkar et, herşey ortaya çıktığı zaman konuş, tamam mı bana mesaj atıp durma" 16 Ocak 2020 tarihinde maktul "Sen adam olmazsın olum, acaba seni arayan soranlara nasıl cevap veriyorsun karımı kaçırdı diye sende nasıl bir mide var lan reklam yapmışsın reklamm, beni s..ir et, kendi ailenin yüzüne nasıl bakıyorsun, ben senin yerinde olsam bu utançtan kafama sıkarım yemin ederim", sanık "Bu iş sizin çek senet işlerine hırsızlıklarınıza benzemez, herşey ortaya çıktığı zaman konuş ne konuşacaksan", maktul "Millete gidip demişsin onları bi kere yakaladım felan bu lan senin namusun tüküreyim senin şerefine yuh lan, açık açık diyorum al silahını gel vur beni madem ben senin namusunu kirlettiysem öyle her yere telefon açmakla reklam yapmakla namus temizlenmez", sanık "O zaman konuşuruz şimdi havlamana gerek yok, adam ol kendine, herşey ortaya çıktığı zaman konuş", maktul; "Başına belayım ...! git karını bul, allah bilir karın hangi sığınma evinde, yada nerde abooo...", "Sana ne namus veririm ne de başlık parası anca canımı alırsın sen hala doküman tuttur" sanık "Başlık parası da neymiş onu da yeni duyuyorum kendiniz ortaya birşeyler çıkarmayın", maktul "senin ailen reklam etmiş, elinden geleni ardına koyma bence git kafanı toprağa sok, sana namus veren adam doğmadı daha başkası olsa namusunu temizlemişti çoktan, sen anca karı gibi doküman de tuttur", "Benim adımı çıkarmışsınız, nam...sunuz oğlum, karısına sahip çıkamayan adam" 20 Ocak 2020 tarihinde; maktul "Selamın aleyküm ... buldunuz mu ...'ı gel bak bu işi çözelim insan içine çıkamıyorum" yazdığı, sanık "Artık inkar etme", maktul "Sen ...dan belli ki bıkmışsın benim üstüme yamamayı düşünüyorsun", "Sen benim artık düşmanımsın", sanık "Şimdi uzatmanın anlamı yok herşey ortaya çıkana kadar bekleyeceğim" yazdığı,
    Şeklinde olduğu,
    Suç tarihinden geriye dönük son iki ay içerisinde maktulle sanık arasında doğrudan bir telefon görüşmesi olmadığı,
    28.07.2020'de (suç tarihinden üç gün önce) sanık ...'ın maktulün babası ...'i 4892 ile biten cep telefonundan saat 17.45'te aradığı ve aralarında 206 saniyelik bir görüşme gerçekleştiği,
    İnceleme dışı mağdur ...'ın 01.12.2019-16.12.2019 tarihleri ile 19.01.2020-20.01.2020 tarihleri arasında ... Kadın Konukevinde kaldığı,
    18.02.2021 tarihli Uşak İl Sağlık Müdürlüğü yazısında; inceleme dışı mağdurun 09.01.2020 tarihinde intihara teşebbüs etmesi nedeniyle Uşak Üniversitesi Hastanesine giriş yaptırdığının, hasta yakını olarak maktulün imzasının alındığının belirtildiği,
    UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada; inceleme dışı mağdurun nüfus aile kayıt tablosunda, maktulden olduğunu beyan ettiği bebeğin doğum tarihinin 28.10.2020 olduğu,
    Anlaşılmaktadır.
    İnceleme dışı mağdur ... ... kollukta; dokuz yıldır evli olduğu ve üç çocukları bulunan sanık tarafından evlilikleri süresince defalarca darp edildiğini, birçok kez şikâyetçi olduğunu, bu nedenle 2020 yılı Ocak ayında intihara teşebbüs ettiğini, dört sene önce tanıştıkları ve eşinin akrabası olan maktulün her olayda kendisini koruyup kolladığını, hastanede de yanında olduğunu, bu nedenle maktulün yanına gitmeye karar verdiğini, ancak daha sonra eve geri döndüğünü, sanığın kendisini bıçakla tehdit edip "Senin kulaklarını keseceğim" dediğini, polisi aradığını ancak şikâyetçi olmadığını, maktulün "Bu adamdan kurtulman lazım" demesi üzerine Kuşadası'na gittiklerini, ancak bu sefer maktulü düşünerek "Sen ailenle kötü olma" diyerek kadın sığınma evine gittiğini, bu olaylardan sonra aileler arasında tatsızlık çıktığını, maktulün kendisini yalnız bırakmayarak "Evlenmemiz lazım" dediğini, imam nikahı ile evlendiklerini, ilk önce maktulün ailesinin evine gittiğini, ancak ailesinin bunu kabul etmediğini, maktulün yanında olduğunu duyan sanığın ailesinin kendisi için 100 Cumhuriyet altını başlık parası istediğini, görüşmeler sonucu bunun 70'e indiğini, bu altınlar karşılığında sanığın kendisinden boşanmaya razı olacağını duyduğunu, imam nikâhından sonra maktulden hamile kaldığını ve 7 aylık hamile olduğunu, 01.08.2020 tarihinde bayram olması nedeniyle maktulün kendisini ... mesire alanına götürdüğünü, burada sosyal medyadan canlı yayın yaptıktan sonra eve gitmek için kalktıkları sırada yanlarına yaklaşan sanığın tabancasını çıkarttığını ve maktulün kendisine "... kaç!" diye bağırdığını, koşmaya başladığında sanığın maktule tabancayla birkaç kez ateş ettiğini gördüğünü, uzaktan sanığın gittiğini görünce maktulün yanına geldiğini, bir süre sonra gelen ambulansla maktulü hastaneye götürdüklerini,
    Katılanlar ... ve ... kollukta; oğulları olan maktul ile mağdur ...'ın 2020 yılı Ocak ayında kaçtıklarını, bu olay nedeniyle aileler arasında yapılan görüşme sonrasında sanığın ailesinin önce kızlarından birini istediklerini, ancak kendi kızları çok küçük olduğu için bu işe razı olmadıklarını, sonra 150-200 Cumhuriyet altını istediklerini, bununda 70 altına düştüğünü, bayramdan sonra bu bedeli sanığın ailesine vereceklerini, ancak sonra bu olayın meydana geldiğini,
    Tanık ... ...; 2020 yılı Nisan ayından beri sanık ile görüştüğünü ve erkek arkadaşı olduğunu, evlenmeyi düşündüklerini, sanığın eşini kaçıran maktulün sanığa mesaj gönderip "Sen erkek misin, kadının altımda, gel namusunu temizle" şeklinde mesajlar gönderdiğini,
    Tanık ...; oğlu olan sanığın eşi inceleme dışı mağdurun maktul ile kaçması sonrasında maktulün ailesinden 80 Cumhuriyet altını istediklerini,
    İfade etmişlerdir.
    Sanık kollukta; 2012 yılından beri evli oldukları inceleme dışı mağdur ile üç kız çocuklarının olduğunu, psikolojik sorunları olan mağdurun beş-altı kez intihara teşebbüs ettiğini, gururuyla oynadığı için ona bir defa tokat attığını, maktulün ise babasının amcasının oğlu olduğunu, 2020 yılı Ocak ayında İzmir'de inşaatta çalıştığı sırada mağdurun kendisini arayarak hastaneye gideceğini söylediğini, eve gittiğinde daha önce de yaptığı gibi çocukları evde yalnız bırakıp gittiğini öğrendiğini, eve gelen mağdurun kollarında iğne ve serum izleri olduğunu gördüğünü, çocuklar ve kendisi ile ilgilenmediğini söyleyen mağdurun boşanmak istediğini, bunu kabul etmediğinde bağırıp çağırarak eline bir bıçak aldığını, tatsızlık çıkmaması için evden çıkıp İzmir'e gitmek amacıyla terminale gittiğini, terminalde mağduru ve şüphelendiği maktulü telefon ile aradığını, ikisinin de telefonunun meşgul olması nedeniyle konuştuklarını anlayarak eve geri döndüğünü, evin kapısını dinlediğinde mağdurun maktule "... benden boşanmıyor sen gel beni kaçır." dediğini duyduğunu, sinirlenerek kapıya yüklendiği, mağdurun polis çağırması üzerine eve gelen polisler tarafından mağdurun evden götürüldüğünü, öncesinde İzmir'e çalışmaya gittiğinde çocukların bakıcısından sarışın birinin çocuklar evdeyken eve geldiğini duyduğunu, yine İzmir'de çalışırken mağdurun çocukları evde bırakıp gittiğini duyması üzerine geri geldiğini ve sonra öğrendiği kadarıyla maktulün eve gelip mağduru Denizli'ye kadın sığınma evine bıraktığını duyduğunu, aile büyüklerinin araya girerek kendilerini barıştırmak istediklerini, aşiret büyüklerinin töreye göre kendilerinin de onlardan kız alması gerektiğini söylediklerini ancak maktulün kardeşinin küçük olması nedeniyle bu durumu kabul etmediğini, sonra aşiret büyüklerinin bedel olarak 150 altın istediklerini ancak maktulün ailesinin durumunun iyi olmaması nedeniyle 80 altına düşürüldüğünü, ancak onların bunu da ödeyemeyeceklerini söylediklerini, süreç içinde maktulün kardeşi katılan ...'ın kendisini arayıp "Senin istediğin tazminat çok, sen karını paraya satmışsın Uşak'a gel namusunu temizle!" maktulün babasının ise "Biz bu altınları size vermeyeceğiz, eşin oğlumdan 7 aylık hamile, bugüne kadar namusunu temizleyemedin. Elinden geleni ardına koyma, ne yapacaksan gel yap!" diyerek tahrik edici sözler söylediklerini, olaydan önce Uşak'a geldiğini, olay günü maktulün İnstagram hesabından canlı yayın yapması üzerine yerlerini tespit ettiğini, bulundukları parka giderek yanlarına yaklaşarak tabancayı çıkarttığını, "Ne yapıyorsun?" diye bağıran maktule birkaç el ateş ettiğini, tabancanın tutukluk yapması üzerine bıçağını çıkartarak maktule vurduğunu, sonrada boğazını kestiğini,
    Sorguda; konuşmak için yanlarına gittiğini ancak, maktulün elini beline doğru atması nedeniyle silah ya da bıçak çıkaracağını düşünerek ateş ettiğini, maktulün yere düştüğünde küfür ettiğini, bunun üzerine de bıçakla vurduğunu,
    Mahkemede; maktulün önce üzerine gelerek "Senin karını s...im, karın benim yanımda" dediğini, mağdurun oradan uzaklaşması için önce yere ateş ettiğini, maktulün "Senin ananı si...im" demesi üzerine de ateş etmeye başladığını, silah tutukluk yapınca maktulde küfür etmeye devam ettiğinden bıçakla vurmaya devam ettiğini,
    Savunmuştur.
    IV. GEREKÇE
    A. İlgili Mevzuat ve Öğretide Uyuşmazlığa İlişkin Görüşler
    Tahrik kelimesi, sözlüklerde hareket hâlinde olmayan bir şeyi harekete geçirme, kımıldatma, kışkırtma olarak tanımlanmıştır (Türk Dil Kurumu Güncel Sözlüğü, Kubbealtı Lugati).
    İnsanın dış dünyaya yansıyan davranışlarını esas alan ceza hukuku, onun davranışlarında iç dünyasının, o anki ruh hâlinin ve genel psikolojik özelliklerinin önemi bulunduğunu kabul ederek bu psikolojik durumlara belli bir hukuki değer vermektedir. Bu itibarla modern ceza hukuku sadece işlenen suçu değil, suçun işlenmesinde etkili olan nedenleri göz önünde bulundurarak cezalandırma yoluna gitmektedir (Devrim Aydın, Yeni Türk Ceza Kanunu'nda Haksız Tahrik, AÜHFD, 2004, C. 54, s.225).
    Haksız hareketin kişi üzerinde ve onun psikolojik aleminde bir tepki doğuracağını kabul eden modern ceza hukuku, failin bu durumunu değerlendirmekte, cezai sorumluluğunu azaltan bir sebep olarak görmektedir. Failin bu subjektif durumuna önem veren çeşitli ülkelerin ceza kanunlarında, failin cezasında belli oranlarda indirim yapılması esası kabul edilmiştir (M. Muhtar Çağlayan, Yargıtay İçtihatları Işığında Haksız Tahrik üzerine Bir İzah Denemesi, Adalet Dergisi, Ocak –Şubat, 1982, S.1, s.14).
    Bu düşünceden hareketle TCK'nın 29. maddesinde de haksız tahrik; "Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hâllerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir." şeklinde, ceza sorumluluğunu azaltan bir neden olarak hüküm altına alınmıştır.
    Ceza sorumluluğunu azaltan bir neden olarak düzenlenen haksız tahrik, kişinin haksız bir fiilin kendisinde meydana getirdiği hiddet ya da şiddetli elemin etkisi altında suç işlemesi durumunda kusur yeteneğindeki azalmayı ifade etmektedir. Bu hâlde fail, suç işleme yönünde önceden bir karar vermeden, dışarıdan gelen etkinin ruhsal yapısı üzerinde meydana getirdiği karışıklığın neticesi olarak bir suç işlemeye yönelmektedir. Bu yönüyle haksız tahrik, kusurun irade unsuru üzerinde etkili olan nedenlerden biridir. Başka bir anlatımla, haksız tahrik hâlinde failin iradesi üzerinde zayıflama meydana gelmekte, böylece haksız fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altındaki kişinin suç işlemekten kendisini alıkoyma yeteneği önemli ölçüde azalmaktadır.
    Ceza Genel Kurulunun istikrar kazanmış kararları ile öğretide de kabul gören görüşler doğrultusunda haksız tahrik hükmünün uygulanabilmesi için;
    a) Tahriki oluşturan haksız bir fiil bulunmalı,
    b) Fail öfke veya şiddetli elemin etkisi altında kalmalı,
    c) Failin işlediği suç bu ruhsal durumunun tepkisi olmalı,
    d) Haksız tahrik teşkil eden eylem mağdurdan sâdır olmalıdır.
    5237 sayılı TCK'da, 765 sayılı TCK'da yer alan ağır – hafif tahrik ayırımına son verilerek; tahriki oluşturan eylem, somut olayın özelliklerine göre hâkim tarafından değerlendirilip, sanığın iradesine etkisi göz önünde bulundurulmak suretiyle, maddede gösterilen iki sınır arasında belirlenen oranda cezasından indirim yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
    Haksız tahrik hükmünün uygulanabilmesi açısından, failin suçu ilk haksız fiilin doğurduğu öfke veya şiddetli elemin etkisiyle işleyip işlememesi önemlidir. Mağdur ya da ölenden gelen haksız hareketin psikolojik etkisinin devam ettiğinin kabulünde zorunluluk bulunan hâllerde, haksız tahrik hükmünün uygulanması gerekmektedir.
    Ceza Genel Kurulunun çeşitli kararlarında tartışmasız olarak benimsendiği üzere tahrik nedeniyle yapılacak indirim oranı belirlenirken, haksız tahriki oluşturan hareketin işleniş şekli, yeri, niteliği, zamanı, yöresel şartlar ve tahrik eden ile edilenin durumları göz önüne alınıp değerlendirilmesi, eğer haksız hareket bu özellikleri itibarıyla yoğun ve önemli boyutlara ulaşmışsa ancak bu takdirde haksız tahrikin ağır ve şiddetli olduğu kabul edilmelidir.
    B. Uyuşmazlığa Dair Hukuki Nitelendirme
    Özel Daire ile İlk Derece Mahkemesi arasında eylemin oluşu ve kabulüyle suçun nitelendirilmesinde tartışma bulunmayan olayda; 2015 yılından beri Uşak ilinde ikamet eden sanık ile inceleme dışı mağdur ...'ın evli oldukları ve aralarında son yıllarda aile içi şiddete varan sorunların bulunduğu, bu nedenle mağdurun 01.12.2019-16.12.2019 tarihleri arasında kadın sığınma evinde kaldığı, 09.01.2020 tarihinde de çok sayıda ilaç alarak intihara teşebbüs ettiği, bu süreçte sanığın akrabası olan maktulün hasta yakını olarak mağdurun yanında kaldığı, mağdurun sanığa boşanmak istediğini söylemesi nedeniyle aralarında tartışma çıktığı, sanığın bıçakla mağdurun üzerine yürümesi üzerine mağdurun "Polise haber vereceğim" dediği ve polis gelmeden evden çıkan sanığın şehirden ayrılmak için terminale gittiği, burada önce mağduru sonra da mağdur ile aralarında bir ilişki olduğundan şüphelendiği maktulü cep telefonu ile aradığı, her ikisinin de telefonunun meşgul olduğunu görmesi üzerine eve geri döndüğü, maktul ile mağdurun telefondaki konuşmalarını kapıdan dinlediğinde, mağdurun maktule "Boşanmayı kabul etmiyor gel beni kaçır." dediğini duyduğu, keza mağdurun bu olaydan hemen sonra maktulün kendisine telefonda "Bu adamdan kurtulman lazım" dediğini ifade ettiği, sanığın eve kapıyı zorlayarak girmesi üzerine gelen polislerin mağduru evden alıp götürdükleri, sanığın aynı gün çocukları alıp Ağrı’ya anne ve babasının yanına götürdüğü, evi boşaltarak eşyaları sattığı ve Uşak’ı terk ettiği, sanığın bu olaydan sonra 14.01.2020 tarihinde şiddetli geçimsizlik sebebiyle Uşak 2. Aile Mahkemesinde boşanma davası açtığı, mağdurun ise maktul ... ile buluşarak önce Kuşadası’na gittikleri, sonra Uşak’a döndükleri, maktulün ailesinin bu işe onay vermemesi nedeniyle mağdurun kadın sığınma evine 19.01.2020 tarihinde giriş yaptığı, hemen ertesi gün sığınma evinden çıkarak tekrar maktul ile buluştuğu, akabinde imam nikahı kıydıkları, mağdurun bu sırada hamile kaldığının nüfus kayıtlarıyla doğrulandığı, sanıkla maktulün en son 23.01.2020 tarihine kadar cep telefonuyla ve Whatsapp üzerinden mesajla iletişim hâlinde oldukları, ancak sanığın henüz resmi nikahlı eşi mağdurun maktulle birlikte olduklarından haberi olmadığı, telefon mesajlarında maktulden şüphelendiğini ve ailesine de bu durumu söyleyeceğini yazdığı, maktulün ise mağdur ile olan birlikteliğini inkar ettiği ve sanığı aşağılayıcı sözler kullandığı, en son 23.01.2020 tarihli mesajlarda mağdur ile samimi fotoğraflarını göstermesi üzerine sanıkla maktul arasındaki iletişimin sonlandığı, olaydan her iki tarafın ailesinin haberdar olduğu, maktulün Uşak'taki babası ile sanığın Ağrı'daki akrabalarının aracılar vasıtasıyla görüşmeye başladıkları, sanığın ailesinin önce maktulün ailesinden namus karşılığı bir kız istedikleri, ancak maktulün kardeşi ve amcasının kızının da yaşı küçük olması nedeniyle bu işin olmaması üzerine sanığın ailesinin maktulün ailesinden önce 150 altın, sonra da 80 altın civarı bir bedel istedikleri, bu sefer maktulün ailesinin parayı ödeyemeyeceklerini söyledikleri, maktulün kardeşi ...'ın sanığa "Sen karını paraya satmışsın, Uşak'a gel, namusunu temizle!" dediği, bu süreçte sanığın boşanma davası bitmeden 2020 yılı Mayıs ayında mağdurun maktulden hamile kaldığını öğrendiği ve maktulü öldürmeyi kafasına koyup eşi ile maktulün oturdukları yeri araştırmaya başladığı, suç tarihinden üç gün önce maktulün babasının sanığa "Eşin oğlumdan 7 aylık hamile, bu güne kadar namusunu temizleyemedin, bir de altın mı istiyorsun? Elinden geleni ardına koyma, ne yapacaksan gel yap!" dediği, suç tarihinde ise maktulle mağdurun sosyal medyadan yaptıkları canlı yayını izleyen sanığın, maktul ile mağdurun yerlerini tespit ederek maktulü öldürdüğü anlaşılmaktadır.
    Sanıkla mağdur arasındaki boşanma davası sürecinde devam eden eşler arasındaki fiili ayrılık sürecinin sadakat yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı, sanığın öncesinde mağdura şiddet uygulamasının maktule yönelik bir haksız hareket olmadığı, vuku bulan bu fiili ayrılık öncesinde akrabası olmasına rağmen sanığın eşi mağdur ile duygusal bir yakınlığı olan ve sonra sanığın eşi mağduru kadın sığınma evinden alarak birlikte yaşamaya başlayan, hatta boşanmasını beklemeden cinsel ilişkiye girerek mağduru hamile bırakan maktulün bu davranışlarının sanığa karşı haksızlık içerdiği, hatta bu süreçte maktulün sanığa aşağılayıcı mesajlar gönderdiği, maktulün babası ve ailesinin bu görüşmeler sırasında sanığın psikolojisini bozacak ve tahrik edecek boyutta sarf ettiği cümlelerin sanığın öfkesini daha da artırdığı, en sonunda mağdurun maktulden hamile kaldığını öğrenen sanığın üzerindeki psikolojik baskının daha da artmasıyla maktulü öldürme kararı aldığı, kendisini sosyal medyadan takip ettiğini bilen maktulün, hamile bıraktığı sanığın resmi nikahlı eşi mağdur ile canlı yayın yaptığının anlaşılması karşısında; sanığın tasarlayarak kasten öldürme suçunu maktulden kaynaklı haksız davranışların üzerinde yarattığı ve giderek artan öfkeyle şiddetli elemin etkisi altında işlediği, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde asgari oranda haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiği kabul edilmelidir.
    Bu itibarla, İlk Derece Mahkemesinin direnme kararına konu mahkûmiyet hükmünün gerekçesinin isabetli olmadığına, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün asgari oranda haksız tahrik indirimi uygulanmaması isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir.
    Çoğunluk görüşüne katılmayan yedi Ceza Genel Kurulu Üyesi; haksız tahrik indiriminin şartlarının oluşmadığı ve direnme kararının isabetli olduğu düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır.
    V. KARAR
    Açıklanan nedenlerle;
    1- Uşak 3. Ağır Ceza Mahkemesince kurulan 31.03.2023 tarihli ve 35-43 sayılı direnme kararına konu mahkûmiyet hükmünün, gerekçesinin İSABETLİ OLMADIĞINA ve sanık hakkında TCK'nın 29. maddesi uyarınca asgari oranda haksız tahrik indirimi uygulanmaması isabetsizliğinden BOZULMASINA,
    2- Dosyanın, gereği için mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.01.2025 tarihli birinci müzakerede karar için yeterli çoğunluk sağlanamadığından, 12.02.2025 tarihli ikinci müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!