Anahtar kelimeler: Dayanır Kuralının Yanlış Edenin Görüşü Nedenine Neticesinde Edilebilir Mahkûmiyet Sayisi
2. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

    SAYISI: █████████ E., ████████ K.
    SUÇ : Hırsızlık
    HÜKÜM: Mahkûmiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
    İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen kararın; 7165 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafîinin temyiz isteminin; sanığın soruşturma aşamasında etkin pişmanlık gösterdiğine, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanması gerektiğine, alt sınırdan uzaklaşılmasının hatalı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
    Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
    Soruşturma aşamasında katılana ait çalınan eşyalardan bir kısmının sanığın yer göstermesi sonucu bulunarak katılana teslim edildiği, katılanın bozmadan sonraki 13.12.2022 tarihli celsede, iade edilmeyen ve bozuk iade edilen bir kısım eşyasına karşılık ödenmeyen 200,00 TL'lik zararının bulunduğunu ve bu zararın ödenmemesi hâlinde sanığın etkin pişmanlıktan yararlanmasını istemediğini, bu zararı giderilirse şikâyetinden vazgeçeceğini bildirmesinden sonra, verilen sürede söz konusu zararın sanık tarafından ödendiğine dair 20.01.2023 tarihli banka dekontunun dosyaya sunulduğunun anlaşılması karşısında; katılana, soruşturma aşamasında gerçekleşen kısmi iade nedeniyle ceza indirimine muvafakati olup olmadığı sorulduktan sonra; muvafakatinin bulunması hâlinde sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/1-4. maddeleri uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
    Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafîinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeple Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!