Anahtar kelimeler: Yerdeki Geçit Mahallesi İlamına İii Kesinlik Kararıyla Şartı Eksiklikleri Uyularak
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    SAYISI : ███████ E., ████████ K.
    Mahkemece bozma ilâmına uyularak verilen karar davacı ... ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacılar; ................, .......... Mahallesi 287, 310 ve 311 parsel sayılı taşınmazlar yararına, davalılara ait aynı yerdeki 307, 308 ve 309 parsel sayılı taşınmazlar üzerinden geçit hakkı kurulmasını istemişlerdir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    Mahkemenin 19.03.2014 tarihli ve ███████ E. - ███████ K. sayılı kararıyla; "... ...............Mahallesi 287-310 ve 311 parsel sayılı taşınmazlar lehine ve davalılara ait aynı yerdeki 308 ve 309 parsel sayılı taşınmazlar üzerinden geçit hakkı kurulmasına..." karar verilmiştir.
    IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 16.10.2017 tarihli ve █████████ E. - █████████ K. sayılı kararıyla;"...Dosya arasındaki tapu kayıtlarına göre; üzerinden geçit hakkı kurulan 308 parsel sayılı taşınmazın, tapuda "orman" vasfıyla Hazine adına kayıtlı olup kamu malı olduğu, kamu malı olan bir yerin, kişinin özel istifadesine terk edilmesinin olanaklı olmayıp geçit hakkı kurulan yer kamu malı niteliğinde ise kamu yararı ile kişi yararının çatışması durumunda kamu yararına üstünlük tanınması gerekeceği, bu nitelikteki bir yer üzerinden geçit hakkı kurulmasına olanak olmadığı, yani kısaca belirtmek gerekirse, orman üzerinden geçit kurulamayacağı, açıklanan nedenlerle mahkemece, öncelikle çevredeki genel yolları gösterir şekilde geniş ölçekli pafta örneği getirtilerek Dairemizin yukarıda açıklanan ilkeleri doğrultusunda genel yola kesintisiz şekilde ulaşımı sağlayacak tüm alternatifler belirlenerek en uygun alternatif üzerinden geçit tesisine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
    B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Temyiz İncelemesine Konu Karar
    Mahkemenin 15.12.2021 tarih ve ███████ E. - ████████ K. sayılı kararı ile; "...Bu tür davalarda uygulanan "fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi" gereğince öncelikle yüz ölçümü daha büyük olan parseller üzerinden geçit kurulmasının tercih edilmesi gerektiği, fen bilirkişisi raporunda yer alan "8" numaralı alternatif güzergahın iki adet taşınmaz üzerinden geçtiği, bu taşınmazların birisinin geçit hakkı talep eden davacı ... ...'e ait olup yüz ölçümünün de diğer taşınmazlara göre nispeten büyük olması, alternatif güzergahın geçtiği diğer taşınmazından geçen kısmın nispeten kısa olması ve taşınmaz maliki dahili davalı ...'un güzergah üzerinde zirai ya da inşai muhtesatının bulunmaması hususları birlikte nazara alındığında "8" numaralı güzergahın en uygun alternatif olduğu..." gerekçesiyle davanın kabulüne; ...Mahallesi 112 ada 287, 310 ve 311 parsel sayılı taşınmazlar lehine, fen bilirkişi raporunda "8" nolu alternatif güzergah olarak gösterilen;
    *...Mahallesi 112 ada 286 parsel sayılı taşınmaz aleyhine fen bilirkişi raporuna ekli krokide 286 parsel sayılı taşınmaz içinden geçen ve mavi renkle (286C) kodu ile gösterilen 488,51 m²'lik kısımda,
    *...Mahallesi 112 ada 287 parsel sayılı taşınmaz aleyhine, fen bilirkişi raporuna ekli krokide 287 parsel sayılı taşınmaz içinden geçen ve turuncu renkle (287C) kodu ile gösterilen 298,67 m²'lik kısımda ve (287B) kodu ile gösterilen 857,58 m²'lik kısımda,
    *...Mahallesi 112 ada 287 parsel sayılı taşınmaz aleyhine, fen bilirkişi raporuna ekli krokide 287 parsel sayılı taşınmaz içinden geçen ve yeşil renkle (287A) kodu ile gösterilen 177,59 m²'lik kısımda geçit irtifakı tesisine, irtifakın tapuya tesciline, karar kesinleştiğinde "8" numaralı alternatif bedeli olarak vezneye yatırılan 9.112,00-TL'nin 2.443,00-TL'sinin 112 ada 286 parsel sayılı taşınmazın malikine, 6.669,00-TL'sinin 112 ada 287 parsel sayılı taşınmazın malikine verilmesine, karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    1.Davacı ...: Dava dilekçesinde belirtilen 307 ve 308 parsel sayılı taşınmazlar üzerinden geçit hakkı kurulması istendiği halde mahkemece 286 ve 287 parsel sayılı taşınmazlar üzerinden geçit hakkı kurulduğunu, oysa 287 parsel üzerinde geçit verilen yerde evinin ve bahçesinin olduğunu, özetle 307 ve 308 parsel sayılı taşınmazlar üzerinden geçit hakkı kurulması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
    2. Davalı Hazine vekili: Davanın Hazine yönünden reddedildiği halde bu hususun hükümde açıkça belirtilmemiş olması sebebiyle müvekkili lehine vekâlet ücreti takdir edilmediğini, niteliği gereği geçit istemli davaların kabulü ve reddi halinde yargılama giderleri ile harçların davacı üzerinde bırakılması gerekirse de bu davalarda davanın reddi durumunda ayrıca davalı taraf kendisini vekille temsil ettirmiş ise davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
    C. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık, Türk Medeni Kanunu'nun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
    1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Bu tür davalar ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi nedeniyle zorunlu olarak açılmaktadır. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir.
    Türk Medeni Kanunu'nun 747/2. maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı, taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit ihtiyacının nedeni, taşınmazın niteliği ile bu ihtiyacın nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan "fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi" dikkatten kaçırılmamalıdır.
    Uygun güzergah saptanırken önemle üzerinde durulması gereken diğer bir yön ise, aleyhine geçit kurulan taşınmaz veya taşınmazlar bölünerek kullanım şekli ve bütünlüğünün bozulmamasıdır. Şayet başka türlü geçit tesisi mümkün değilse bunun gerekçesi kararda açıkça gösterilmelidir.
    Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak özellikle tarım alanlarında, nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Bu genişliği aşan bir yol verilmesinin zorunlu olduğu hallerde, gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir.
    Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel, taşınmazın niteliği gözetilerek uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kıstaslar esas alınarak belirlenmelidir. Bu bedel de hükümden önce depo ettirilmelidir. Hemen belirtmek gerekir ki, bedelin belirlenmesinden sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş veya bedel tespitinden sonra yörede taşınmazın değerini artıracak değişiklikler meydana gelmiş olabilir. Bu gibi durumlarda, mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olmamak ve diğer tarafın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak olası davranışlarını önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır.
    Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanunu'nun 748/3 ve 1012. maddesi ile yeni Tapu Sicil Tüzüğü'nün “İrtifak hakları ve taşınmaz yükünün tescili” başlıklı 30. maddesi gereğince kütük sayfasında ayrılan özel sütununa tesciline karar verilmelidir.
    Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır.
    3.Dosya kapsamındaki, hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 16.10.2017 tarihli ve █████████ E. - █████████ K. sayılı kararında; 112 ada 308 parsel sayılı taşınmazın, her ne kadar tapuda "orman" vasfıyla Hazine adına kayıtlı olup kamu malı olduğu anlaşıldığından bahisle bu parsel aleyhine geçit irtifakı kurulmasının mümkün olmadığı belirtilmişse de, anılan 16.10.2017 tarihli bozma ilâmından sonra 24.04.2018 tarihinde tapu kayıtlarında yapılan cins değişikliği işlemiyle 307 ve 308 parsel sayılı taşınmazların "orman" vasıfları kaldırılarak "tarla" vasfıyla Hazine adına tapuya tescil edildikleri dosya kapsamında yer alan tapu kayıtlarının incelenmesinden anlaşılmıştır. Bu haliyle başlangıçta; yukarıda belirtilen orman vasıflı taşınmazlar üzerinden geçit irtifakı tesisi mümkün değil iken, yapılan cins değişikliği sonucunda irtifak tesis edilebilmesi mümkün hale gelmiştir. O hâlde; parsellerin kaydında yapılan cins değişikliğiyle birlikte yukarıda açıklanan hususlar ve ilkeler de dikkate alınmak suretiyle yeniden en uygun güzergahın tespiti ve sonrasında geçit irtifakı kurulması gerektiğinden, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş bu sebeple hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
    Kabule göre de; 05.07.2013 tarihli fen bilirkişisi raporunda, 287 parselde geçit irtifakı tesis edilecek güzergahın geçeceği yerde ev ve tuvalet olduğu belirtildiği halde, denetime elverişli olacak şekilde ev ve tuvalet yerinin ekli krokilerde gösterilmediği görülmüştür. Bu yerden geçit irtifakı tesisinin gerekmesi halinde, ev ve tuvaletin geçit irtifakı güzergahının üzerinde bulunup bulunmadığının belirlenmesi, bulunması halinde buna rağmen ev ve tuvaletin olduğu yerden geçit irtifakı kurulacaksa geçit bedeline ev ve tuvaletin de değeri eklenmek suretiyle toplam irtifak bedelinin tespiti gerektiği halde bu hususa dikkat edilmemiş olması da doğru görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Yukarıda açıklanan sebeplerle;
    Davacı vekilinin ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA,
    Peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine,
    Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
    Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
    30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!